ÖZET
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94'e göre izinsiz veya mazeretsiz olarak görevini kesintisiz 10 gün terk eden memur, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.
- 657 sayılı Kanun'un 94. maddesine göre müstafi sayılma için izinsiz veya mazeretsiz terk ile bu terkin kesintisiz 10 gün sürmesi birlikte gerekir.
- Müstafi sayılma işlemine karşı iptal davası, 2577 sayılı İYUK madde 7 uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde açılır.
- Danıştay 12. Daire'ye göre 10 günün hangi günler olduğu ve mazeretin bulunmadığı idarece somut delillerle ortaya konulmalıdır.
- Danıştay 12. Daire'ye göre hafta sonları göreve gelinmeyen günlerin arasına düşüyorsa 10 günlük süreye dahildir; işlem onuncu günün bitiminde kurulur.
İçindekiler
- 1. Çekilmiş Sayılma Tebliğ Edildiyse 60 Gün İçinde İlk 5 Adım
- 2. Müstafi (Çekilmiş) Sayılma Nedir? Madde 94 Hangi Hâllerde Uygulanır?
- 2.1. Müstafi Sayılma Kanunda «Çekilme İsteğinde Bulunulmuş Sayılır» Diye Geçer: Madde 94'ün Lafzı
- 2.2. Çekilmiş Sayılma İçin İki Şart: İzinsiz veya Mazeretsiz Terk ve Kesintisiz 10 Gün
- 2.3. Müstafi Sayılma ile İstifa (Çekilme) Arasındaki Fark: Memurun İradesine Bakılmaz
- 2.4. Madde 94 Dışındaki Çekilmiş Sayılma Hâlleri: Madde 108/F, 79 ve 63
- 2.5. Öğretim Elemanları, Aday Memurlar ve Sözleşmeli Personelde Çekilmiş Sayılma
- 3. Müstafi Sayılma İptal Davasında Süre, Mahkeme ve Yürütmenin Durdurulması
- 3.1. Çekilmiş Sayılma İşlemine Karşı Dava Açma Süresi Kaç Gündür?
- 3.2. Çekilmiş Sayılma İşleminde İdareye Başvuru Zorunlu mu? Süreyi Durdurur mu? (İYUK m. 10-11)
- 3.3. Çekilmiş Sayılma Davası Hangi İdare Mahkemesinde Açılır? (İYUK m. 33)
- 3.4. Çekilmiş Sayılma İşleminin Yürütmesinin Durdurulması (YD) Nasıl İstenir?
- 3.5. Çekilmiş Sayılma Davasında İstinaf, Temyiz, Harç ve Avukatlık Ücreti
- 4. 10 Gün Devamsızlık Hesabı: Hafta Sonu, Tatil ve Çekilmiş Sayılma Tarihi
- 4.1. Hafta Sonu ve Resmî Tatil Günleri 10 Günlük Devamsızlığa Dahil mi?
- 4.2. Araya Bayram, İzin Günü veya Vardiya Girerse Devamsızlık Kesintisiz Sayılır mı?
- 4.3. Devamsızlığın İlk Günü Hafta Sonuna Rastlarsa 10 Gün Nereden Başlar?
- 4.4. Çekilmiş Sayılma İşlemi Hangi Tarihte Kurulur? Onuncu Günün Bitiminden Önce İşlem Yapılamaz
- 5. Raporluyken Müstafi Sayılma: Usulsüz Rapor, Hakem Hastane ve Bildirim
- 5.1. Rapor Aldıysanız Devamsızlık Mazeretli Sayılır mı? Rapor Süresi ve Hastalık İzni (Madde 105)
- 5.2. Mahal Dışından veya Serbest Hekimden Alınan Raporla Devamsızlık Mazeret mi?
- 5.3. Usulsüz Rapor Bulunan Memura Çekilmiş Sayılma Öncesi Yazılı Bildirim Şartı
- 5.4. Rapor Sahte, Fenne Aykırı veya Şüpheli Çıkarsa Çekilmiş Sayılma Hukuka Uygun Olur mu?
- 5.5. Uzun Süreli Hastalıkta Hastalık İzni ve Aylıksız İzin Hakkı Varken Çekilmiş Sayılma
- 5.6. Ruhsal Hastalık, Engellilik ve Yurt Dışı Raporda Devamsızlık Mazereti
- 6. Hangi Mazeretler Çekilmiş Sayılmayı Önler? İzin, Tutukluluk ve Yurt Dışı
- 6.1. İzin Dilekçesi Verip İşe Gitmemek Çekilmiş Sayılma Sebebi mi? (Ret Tebliği)
- 6.2. Eş veya Yakının Hastalığı, Aile Mazereti ve Şiddet Mağduru Olma Devamsızlığı Mazur Kılar mı?
- 6.3. Gözaltı, Tutukluluk ve Hapis Cezası Devamsızlığı Mazeretli Yapar mı?
- 6.4. Yurt Dışına İzinsiz Çıkma, Karantina ve Salgın İdari İzni: Çekilmiş Sayılma Mazereti mi?
- 6.5. Olağanüstü Hâlde Görevi Bırakma (Madde 96) Çekilmiş Sayılmayı Değiştirir mi?
- 7. Müstafi Sayılma Bir Yaptırım mıdır? Çıkarma Cezasından Farkı
- 7.1. Müstafi Sayılma Neden Disiplin Cezası Sayılmaz? Madde 94 ile Madde 125 Arasındaki Fark
- 7.2. 10 Günden Kısa veya Aralıklı Devamsızlıkta Disiplin Cezası Ne Zaman Verilir?
- 7.3. Çekilmiş Sayılanın Yeniden Atanması ve Madde 97 Bekleme Süresi Bu Davanın Konusu mu?
- 7.4. Çekilmiş Sayılma ve Mecburi Hizmet Borcu Ayrı Bir Davanın Konusudur
- 8. Devamsızlığın İspatı: Tutanak, Kamera Kaydı ve Görev Yerine Bildirim
- 8.1. Devamsızlık Tutanağı Zorunlu mu? Günlük ve Toplu Tutanaklar
- 8.2. Tutanaksız Kamera Kaydıyla Geriye Dönük Devamsızlık Tespiti Geçerli mi?
- 8.3. Devamsızlık Hangi Delillerle Kanıtlanır? İmza Kartonu, Mesai Çizelgesi ve Manyetik Kart
- 8.4. Geçici Görevlendirme veya Atama Sonrası Görev Yerine Gelmemek Çekilmiş Sayılma Sebebi mi?
- 8.5. Yurt Dışındaki Memura Devamsızlık Çağrısı ve Bildirim (Tebligat Kanunu m. 25)
- 9. Çekilmiş Sayılma İptal Edilirse Göreve Dönüş, Maaş ve Özlük Hakları
- 10. Müstafi Sayılma Davalarında Emsal Danıştay ve İstinaf Kararları
- 11. Müstafi Sayılma İptal Dilekçesinde Bulunması Gerekenler ve Örnek
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut durumunuz için dosyanız incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Müstafi sayılma, izinsiz veya kurumunca kabul edilen mazereti olmaksızın görevini kesintisiz 10 gün terk eden memurun, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılması anlamına gelir. Müstafi sayılma iptal davası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94 uyarınca memuriyeti sona erdirilen memurun bu işlemin iptali için idare mahkemesinde açtığı davadır. Kanuni dayanak madde 94'tür; memurluğun çekilmeyle sona ermesi ise aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenir.
Bu konuda arama yapanların çoğu önce müstafi sayılma nedir sorusunun cevabını arar. Tanım ve şartlar, müstafi sayılma işleminin iptali davasının da temelidir: davada idarenin madde 94'ün iki şartını somut delillerle ortaya koyup koymadığı denetlenir. Halk arasında 10 gün işe gelmeyen memurun müstafi sayıldığı söylenir; bu durumda idare, madde 94 uyarınca bir müstafi sayılma işlemi kurar; bu işlem idari işlemdir ve iptal davasına konu olur.
| Konu | Temel kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci şart | Görevin izinsiz veya kurumca kabul edilen mazeret olmaksızın terk edilmesi | 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, fıkra 1 |
| İkinci şart | Terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi | 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, fıkra 1 |
| Yazılı müracaat | Aranmaz | 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, fıkra 1 |
| Sonuç | Memurluk sona erer | 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 98, fıkra 1, bent c |
| Dava süresi | Yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün | 2577 sayılı İYUK madde 7 |
| Mazeret ve ispat | 10 günün hangi günler olduğu ve mazeretin yokluğu idarece somut delillerle ortaya konulur | Danıştay 12. Daire, E. 2021/5565, K. 2022/405, 10.02.2022 |
| Yürütmenin durdurulması | Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz; telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık birlikte aranır | İYUK madde 27, fıkra 1 ve 2 |
| İptal sonrası | İdare gecikmeksizin işlem tesis eder; süre kararın tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez | İYUK madde 28, fıkra 1 |
1. Çekilmiş Sayılma Tebliğ Edildiyse 60 Gün İçinde İlk 5 Adım
Müstafi sayılma işlemi size yazılı olarak bildirildiyse dava açma süresi bildirimi izleyen günden başlar ve 60 gündür. Bu süre içinde şu beş adımı sırasıyla tamamlayın.
- İşlemin tarihini ve size tebliğ edildiği günü belgeleyin; 60 günlük dava süresini tebliği izleyen günden itibaren hesaplayın.
- Devamsızlık tutanağını (memurun göreve gelmediğini mesai arkadaşları veya amirlerince tarih ve saat belirtilerek kayda geçiren belgeyi) isteyin ve idarenin göreve gelmediğiniz saydığı günleri takvimde işaretleyin; idare, 10 günün hangi günler olduğunu somut delillerle göstermek zorundadır.
- Mazeret belgelerinizi toplayın: hastalık raporu, izin dilekçesi ve izin talebinin reddinin size hangi tarihte tebliğ edildiğini gösteren belge. Raporunuz usule aykırı bulunduysa bu durumun size yazılı olarak bildirilip bildirilmediğini kontrol edin.
- Dilerseniz dava açmadan önce üst makama başvurun; bu başvuru zorunlu değildir, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
- Dava dilekçesinde mazeretinizi, gün sayımındaki hatayı ve idarenin ispat eksikliğini gösterin; dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmadığından yürütmenin durdurulmasını da isteyin.
İptal kararı verilirse idare, kararın gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
2. Müstafi (Çekilmiş) Sayılma Nedir? Madde 94 Hangi Hâllerde Uygulanır?
Müstafi sayılma, 657 sayılı Kanun madde 94, fıkra 1 uyarınca görevin izinsiz veya kabul edilen mazeret olmaksızın kesintisiz 10 gün terk edilmesi hâlinde çekilme isteğinde bulunulmuş sayılmasıdır. Sonuç, memurluğun sona ermesidir. Kanun aynı sonucu aylıksız izinden dönmeme, yurt dışından dönmeme ve nakil sonrası yeni göreve başlamama hâllerine de bağlar.
2.1. Müstafi Sayılma Kanunda «Çekilme İsteğinde Bulunulmuş Sayılır» Diye Geçer: Madde 94'ün Lafzı
Kanun metninde müstafi sözcüğü geçmez. Madde 94, memurun belirli bir davranışını «çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır» diye niteler; müstafi sayılma bu sonucun uygulamada ve halk arasında kullanılan adıdır. Hükmün ilgili cümlesi şöyledir:
“Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, fıkra 1
Madde 94'ün birinci fıkrasının ilk cümlesi, kamu görevlisinin bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat ederek kendi isteğiyle çekilmesini, yani istifayı düzenler. İkinci cümle ise yazılı bir başvuru olmadan, izinsiz ya da mazeretsiz terke kanunun çekilme sonucunu bağlar. Mezuniyetsiz sözcüğü izinsiz anlamına gelir. Madde 98'in birinci fıkrasının (c) bendi memurluğun «memurluktan çekilmesi» hâlinde sona ereceğini düzenler; müstafi sayılma da memurluğu bu yoldan sona erdirir.
Müstafi sayılma, şartların gerçekleşmesiyle kendiliğinden işlem hâline gelmez; şartların gerçekleştiğini tespit eden idare bir işlem kurar. Bu işlemi genellikle atamaya yetkili makam yapar ve memurun çekilme isteğinde bulunmuş sayıldığını memura yazıyla bildirir. İptal davasının konusu da bu işlemdir.
2.2. Çekilmiş Sayılma İçin İki Şart: İzinsiz veya Mazeretsiz Terk ve Kesintisiz 10 Gün
Müstafi sayılma için iki şart birlikte gerçekleşmelidir: görevin izinsiz ya da kurumca kabul edilen bir mazeret olmaksızın terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün sürmesi. Danıştay 12. Daire'ye göre memurun kamu görevi ile ilişiğini kesen ve çok önemli sonuçlar doğuran müstafi sayılma işleminin hukuka uygun kabul edilebilmesi için madde 94'teki koşullara tamamen uygun kurulması gerekir.
Birinci şart, terkin hem izinsiz hem de mazeretsiz olmasıdır. Kanun bu iki unsuru ayrı ayrı arar: izin almadan görevden ayrılmak tek başına yetmez, memurun kurumunca kabul edilebilecek bir mazeretinin de bulunmaması gerekir. Hastalık raporu, izin talebinin henüz reddedilmemiş ya da reddin tebliğ edilmemiş olması gibi durumlar bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini doğrudan etkiler.
İkinci şart, terkin kesintisiz 10 gün devam etmesidir. Göreve gelinmeyen günlerin toplamı 10'u geçse bile terk aralıksız sürmemişse madde 94 uygulanmaz. Danıştay 12. Daire'nin onadığı Bursa 3. İdare Mahkemesi kararına göre, davacının işe gelmediği sabit olsa da terk kesintisiz devam etmediğinden müstafi sayılma işlemi hukuka uygun değildir (E. 2016/8793, K. 2017/226, 08.02.2017).
İki şartın ispatı idareye düşer: memurun en az 10 gün kesintisiz göreve devam etmediği, bu 10 günün hangi günler olduğu ve izni ya da kabul edilebilecek mazeretinin bulunmadığı "hiç bir şüpheye yer vermeyecek bir açıklıkla, somut delillere dayalı olarak" ortaya konulmalıdır (Danıştay 12. Daire, E. 2021/5565, K. 2022/405, 10.02.2022).
2.3. Müstafi Sayılma ile İstifa (Çekilme) Arasındaki Fark: Memurun İradesine Bakılmaz
Müstafi sayılmada memurun açık bir çekilme iradesi aranmaz; kanun, izinsiz veya mazeretsiz ve kesintisiz 10 günlük terke çekilme sonucunu yazılı müracaat şartı aramadan bağlar. İstifada ise memur bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat ederek çekilme isteğini bildirir; isteğin kabul edilmesine ya da yerine atanan kişinin göreve gelmesine kadar görevini sürdürür (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, fıkra 1 ve 2).
Bu fark iptal davasında belirleyicidir: müstafi sayılma işleminin iptali davasında memurun ne istediği değil, kanuni iki şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ve idarenin bunları ispatlayıp ispatlamadığı denetlenir. İstifa dilekçesinin verilmesi ve olağan çekilme usulü ayrı bir konudur.
2.4. Madde 94 Dışındaki Çekilmiş Sayılma Hâlleri: Madde 108/F, 79 ve 63
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108, 79 ve 63. maddeleri de belirli hâllerde memurun çekilmiş sayılacağını düzenler. Bu hâllerde aranan davranış ve süre müstafi sayılmadaki şartlardan farklıdır; işleme karşı dava açarken idarenin hangi maddeye dayandığını kontrol edin.
- Madde 108, bent F: aylıksız izin süresinin bitiminde ya da mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyen memur, memuriyetten çekilmiş sayılır.
- Madde 79, fıkra 4: bilgilerini artırmak için yabancı memlekete gönderilenlerden sürelerinin bitiminde görevlerine başlamayanlar çekilmiş sayılır; bunlar aylık ve yol giderleri dahil kendileri için kurumca yapılan bütün masrafları iki kat ödemek zorundadır.
- Madde 63, fıkra 2: başka yerdeki bir göreve atanıp yol süresi sonunda yeni görevine başlamayana 10 günlük bir süre daha verilebilir; belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebep olmaksızın bu süre sonunda da işe başlamayan memur, memuriyetten çekilmiş sayılır.
Madde 94 belirli bir süre boyunca görevin terk edilmesine bağlanırken, madde 108 ve madde 63 belirli bir sürenin sonunda göreve dönmemeyi ya da başlamamayı esas alır. Bu nedenle gün hesabı her maddede o maddenin kendi süresine göre yapılır.
2.5. Öğretim Elemanları, Aday Memurlar ve Sözleşmeli Personelde Çekilmiş Sayılma
Öğretim elemanlarında madde 94'ün uygulanması konusunda kararlar aynı yönde değildir. Danıştay 8. Daire ile Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi koşulları varsa madde 94'ün uygulanabileceğini kabul etmiştir (E. 2019/3579, K. 2021/3527; E. 2019/2627, K. 2020/2010); Danıştay 8. Daire 09.10.2025 tarihli kararında ise yükseköğretim mevzuatının öğretim elemanlarının devamsızlığı için çekilmiş sayılma öngörmediğini, bu hâlin disiplin hukuku kapsamında yaptırıma bağlandığını belirtti (E. 2023/4290, K. 2025/7490).
Aile hekimi sözleşmesinin özürsüz ve kesintisiz on gün görev başında bulunulmaması nedeniyle sona erdirilmesi kendi sözleşme düzenlemesine dayanır; Cumhuriyet savcısının müstafi sayılmasına ilişkin karar ise Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi tarafından verilmiştir (Danıştay 5. Daire, E. 2021/65, K. 2021/2358).
3. Müstafi Sayılma İptal Davasında Süre, Mahkeme ve Yürütmenin Durdurulması
Müstafi sayılma işlemine karşı iptal davası, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesinde açılır. Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz; işlemin uygulanmasını durdurmak için yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemeniz gerekir.
3.1. Çekilmiş Sayılma İşlemine Karşı Dava Açma Süresi Kaç Gündür?
Müstafi sayılma işlemine karşı dava açma süresi 60 gündür. İYUK madde 7'ye göre özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve idari uyuşmazlıklarda süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (İYUK madde 8).
Örneğin, müstafi sayılma işlemi size 03.03.2025 Pazartesi günü tebliğ edildiyse 60 günlük süre 04.03.2025 tarihinde işlemeye başlar ve 02.05.2025 Cuma günü biter; son gün tatile rastlasaydı süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzardı.
3.2. Çekilmiş Sayılma İşleminde İdareye Başvuru Zorunlu mu? Süreyi Durdurur mu? (İYUK m. 10-11)
Müstafi sayılma işlemine karşı dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu değildir. İYUK madde 11'e göre isterseniz işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan, dava açma süresi içinde isteyebilirsiniz; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır; süre baştan başlamaz.
İYUK madde 10 ise idari davaya konu olabilecek bir işlemin yapılması için idareye başvuruyu düzenler; burada da otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3.3. Çekilmiş Sayılma Davası Hangi İdare Mahkemesinde Açılır? (İYUK m. 33)
Müstafi sayılma davasında görevli yargı yeri idare mahkemesidir. İYUK madde 33'ün ikinci fıkrasına göre görevine son verilen, emekli edilen ya da görevden uzaklaştırılan kamu görevlisinin açacağı davada, son görev yeri idare mahkemesi yetkilidir.
Kanun metni müstafi sayılma işlemini bu fıkrada adıyla anmaz. Müstafi sayılma memurun görevle ilişiğini keser; buna karşılık madde 33'ün üçüncü fıkrası, görevle ilişkiyi kesmeyen disiplin cezalarında ve ilerleme, yükselme, sicil ve intibak gibi özlük ve parasal haklara ilişkin davalarda ilgilinin görevli bulunduğu yerdeki idare mahkemesini yetkili kılar. Dilekçeyi hazırlarken son görev yaptığınız yeri ve işlemi kuran idareyi açıkça yazın.
3.4. Çekilmiş Sayılma İşleminin Yürütmesinin Durdurulması (YD) Nasıl İstenir?
Yürütmenin durdurulması (YD), mahkemenin dava sürerken idari işlemin uygulanmasını durdurmasıdır. İYUK madde 27'nin birinci fıkrasına göre dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz; müstafi sayılma işleminin uygulanmasının durdurulmasını mahkemeden ayrıca istemeniz gerekir.
Anayasa madde 125 ile İYUK madde 27'nin ikinci fıkrası, YD kararı için iki şartı birlikte arar: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Madde 27'nin ikinci fıkrasına göre kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz; müstafi sayılma işlemi bu sayımda adıyla anılmaz. YD kararına karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.
3.5. Çekilmiş Sayılma Davasında İstinaf, Temyiz, Harç ve Avukatlık Ücreti
İdare mahkemesinin müstafi sayılma davasında verdiği karara karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; ancak konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ile tam yargı davalarında verilen kararlar kesindir, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz (İYUK madde 45, fıkra 1). Bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederse kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir; gerekçesini doğru bulmadığı ama sonucu hukuka uygun kararda gerekçeyi değiştirerek başvuruyu reddeder.
Temyiz incelemesinde karar, İYUK madde 49'daki nedenlerden biri bulunursa bozulur; bölge idare mahkemesi bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir (İYUK madde 50, fıkra 3). Harç ve avukatlık ücreti tutarları güncel tarifelere göre belirlenir; dava açmadan önce yürürlükteki tarifeyi kontrol edin.
4. 10 Gün Devamsızlık Hesabı: Hafta Sonu, Tatil ve Çekilmiş Sayılma Tarihi
Danıştay kararlarına göre hafta sonları 10 günlük kesintisiz devamsızlık süresine dahildir; müstafi sayılma işlemi ise onuncu günün bitimi itibarıyla kurulur. Devamsızlık hafta sonu ya da resmî tatil gününden başlatılamaz; araya bayram gibi resmî tatil günlerinin girmesi kesintisizliği ortadan kaldırabilir.
Günleri sayarken üç noktaya bakın: devamsızlığın ilk günü, araya giren bayram, izin veya vardiya günleri ve işlemin hangi tarihten itibaren kurulduğu. Bu üç noktadan birindeki hata, müstafi sayılma işleminin iptali için doğrudan dayanak olabilir.
4.1. Hafta Sonu ve Resmî Tatil Günleri 10 Günlük Devamsızlığa Dahil mi?
Hafta sonu günleri 10 günlük kesintisiz devamsızlık süresine dahildir. Danıştay 12. Daire, 06.06.2016-17.06.2016 arasında göreve gelmediği sabit olan Kur'an kursu öğreticisi hakkında, hafta sonlarının süreye dahil olduğunu, aksi takdirde 10 gün şartının hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini belirterek işlemi iptal eden ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2019/4671, K. 2023/3497, 14.06.2023).
Danıştay 8. Daire (E. 2019/3579, K. 2021/3527) ve Danıştay 16. Daire (E. 2015/9334, K. 2015/500) de hafta sonlarının süreye dahil olduğunu kabul etmiştir; hafta sonları sayıma katılmazsa kesintisiz 10 günlük devamsızlık fiilen gerçekleşemez.
Kararların lafzı hafta sonları bakımından açıktır. Araya bayram gibi resmî dinlenme günlerinin girmesi ise olayın özellikleriyle birlikte değerlendirilir ve kesintisizlik şartını ortadan kaldırabilir.
4.2. Araya Bayram, İzin Günü veya Vardiya Girerse Devamsızlık Kesintisiz Sayılır mı?
Araya bayram ya da vardiya izni girmesi, şu iki kararda kesintisizlik şartının oluşmadığı sonucuna götürdü. Danıştay 12. Daire, göreve gelinmediği kabul edilen 12.06.2018-22.06.2018 aralığında 14 Haziran'ın Ramazan Bayramı arefesi, 15-17 Haziran'ın bayram günleri olduğunu ve bu aralıkta davacının muayene randevularının bulunduğunu belirterek, 10 gün süreyle kesintisizlik şartının oluşmadığına hükmetti (Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877, 19.02.2025).
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, aylık nöbet çizelgesine göre vardiya izninde olan infaz ve koruma memurunun rapor sonrasında bu izin günlerinde göreve gelmemesini hayatın olağan akışına uygun buldu; vardiya izinli olduğu iki gün dışında kesintisiz göreve gelmeyen memurun terki 10 gün kesintisiz devam etmediğinden başvuruyu kabul etti (E. 2018/39, K. 2018/3424, 17.12.2018).
Kendi olayınızda devamsızlık tutanaklarını nöbet ve vardiya çizelgeleriyle, izin onaylarıyla ve resmî gün takvimiyle karşılaştırın. İzinli ya da vardiya istirahatinde olduğunuz günler tutanağa devamsızlık olarak geçirilmişse kesintisizlik tartışmaya açılır.
4.3. Devamsızlığın İlk Günü Hafta Sonuna Rastlarsa 10 Gün Nereden Başlar?
Devamsızlığın ilk günü hafta sonuna rastlıyorsa 10 günlük süre o günden başlatılamaz. Danıştay 16. Daire, göreve gelmemeye başladığı günün idarece 28.07.2012 Cumartesi olarak kabul edildiği olayda, on günlük sürenin hafta sonu ve resmî tatil günlerinden itibaren başlatılamayacağını, memurun hastaneye başvurduğu 07.08.2012 tarihine kadar sürenin dolmadığını belirterek davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında isabet görmedi (Danıştay 16. Daire, E. 2015/12024, K. 2015/2512, 08.05.2015). Daire bu sonuca oyçokluğuyla ulaştı.
Hafta sonunun süreye dahil olması ile süreyi başlatamaması farklı durumlardır. 14.06.2023 tarihli Danıştay 12. Daire kararında 11 ve 12 Haziran hafta sonu, göreve gelinmeyen iş günlerinin arasında kaldığı için süreye katıldı; 08.05.2015 tarihli Danıştay 16. Daire kararında ise devamsızlık doğrudan bir cumartesiden başlatıldığı için bu başlangıç kabul görmedi.
Örneğin, son mesai gününüz 07.03.2025 Cuma ise ve 10.03.2025 Pazartesi gününden itibaren göreve gelmediyseniz idare devamsızlığı 08.03.2025 Cumartesi gününden başlatamaz; 10.03.2025 tarihinde başlayan kesintisiz devamsızlıkta onuncu gün 19.03.2025 olur ve araya giren 15-16 Mart hafta sonu bu sayıma dahildir.
4.4. Çekilmiş Sayılma İşlemi Hangi Tarihte Kurulur? Onuncu Günün Bitiminden Önce İşlem Yapılamaz
Müstafi sayılma işlemi, kesintisiz devamsızlığın onuncu gününün bitimi itibarıyla kurulur; devamsızlığın ilk gününden itibaren kurulan işlem bu yönüyle hukuka uygun değildir. Danıştay 12. Daire, 30.10.2020 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmeyen memur hakkında idarenin göreve gelinmeyen birinci gün itibarıyla görevden çekilmiş sayma kararı verdiğini, bu tarih itibarıyla şartları oluşmayan işlemin hukuka uygun olmadığını belirtti (Danıştay 12. Daire, E. 2023/3520, K. 2025/490, 04.02.2025).
Danıştay 12. Daire bu olayda kesintisiz 10 günlük terkin izinsiz ve mazeretsiz gerçekleştiğini açık kabul etti; işlemi iptal eden bölge idare mahkemesi kararını ise gerekçesini değiştirerek onadı. Sonuç, işlem tarihinin tek başına iptal sebebi olabileceğini gösterir.
İşlemdeki tarihlerle mahkemenin incelediği tarihlerin de örtüşmesi gerekir: Danıştay 12. Daire 19.02.2025 tarihli kararında, idarenin işlemi 22.06.2018 itibarıyla kurduğunu, mahkemenin ise farklı bir tarih aralığını incelediğini belirtti. Dilekçenizde işlemin hangi tarihten itibaren kurulduğunu ve bu tarihin onuncu günün bitiminden önce olup olmadığını ayrıca gösterin.
5. Raporluyken Müstafi Sayılma: Usulsüz Rapor, Hakem Hastane ve Bildirim
Danıştay 12. Daire, fenne aykırı olduğu yolunda bir tespit bulunmayan raporun alındığı dönemde memurun raporlu, dolayısıyla mazeretli olduğunu kabul etmiştir (Danıştay 12. Daire, E. 2021/5165, K. 2025/779, 13.02.2025). İdare raporu usulsüz bulursa durumu size yazılı olarak bildirmek zorundadır; göreve gelme yükümlülüğünüz bildirimin yapıldığı günü izleyen gün başlar. Raporun fenne aykırılığından tereddüt edilirse hastalık izni kullanıyor sayılırsınız ve hakem hastaneye sevk edilirsiniz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94, müstafi sayılmayı izinsiz ya da mazeretsiz görev terkine ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesine bağlar. Müstafi sayılma, bu iki şart gerçekleştiğinde yazılı müracaat şartı aranmaksızın memurun çekilme isteğinde bulunmuş sayılmasıdır.
Raporların usulü, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğin hükümleri, Danıştay kararlarının aktardığı ve olayların yaşandığı döneme ilişkin lafızla anılır; yönetmeliğin güncel metnini işleme itiraz etmeden önce ayrıca kontrol etmeniz gerekir. Danıştay bu hükümleri, raporun memuriyet mahalli dışından alınması ve raporun Yönetmelik'te belirlenen usul ve esaslara uygun bulunmaması durumlarında uygulamıştır.
5.1. Rapor Aldıysanız Devamsızlık Mazeretli Sayılır mı? Rapor Süresi ve Hastalık İzni (Madde 105)
Raporlarda belirtilen süreler kadar hastalık izni kullanması gereken memurun hastalık izin süresi kadar göreve gelmediği günler için hukuken kabul edilebilir mazeret bulunduğu kabul edilir; ancak rapor usule aykırıysa ve bu durum memura yazılı bildirildiği hâlde memur görevine başlamamışsa izinsiz ve özürsüz terk etmiş sayılır. Danıştay 12. Daire, rapor süreleri kadar hastalık izni kullanması gereken memurun göreve gelmediği günler için hukuken kabul edilebilir mazeret bulunduğunu belirterek, askerlik hizmetine sevk edilecek memurun rahatsızlığının 10 günlük rapordan sonra da sürdüğünü gösteren hastane yazısı bulunan olayda kararın müstafi sayılmaya ilişkin kısmını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2016/7553, K. 2018/1522, 11.04.2018).
657 sayılı Kanun'un 105. maddesi, aylık ve özlük hakları korunarak, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklarda onsekiz aya, diğer hastalıklarda oniki aya kadar hastalık izni verilmesini öngörür. Yataklı tedavi kurumunda yatarak geçirilen süreler de bu hesaba katılır. Azami süre kadar izin kullanan memur, işe başlayabilmek için iyileştiğine dair raporu ibraz etmek zorundadır.
İşleme esas alınan günlerde raporlu olan memur hakkında idare, sonraki bir devamsızlığı gerekçe göstererek aynı işlemi ayakta tutamaz; idare sonraki günler için ayrı işlem kurabilir (Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545, 30.03.2022).
5.2. Mahal Dışından veya Serbest Hekimden Alınan Raporla Devamsızlık Mazeret mi?
Memuriyet mahalli dışından alınan rapor usule aykırı sayılabilir; ancak Danıştay 12. Daire, fenne aykırı olduğu tespit edilmeyen böyle bir rapor süresince memurun raporlu, dolayısıyla mazeretli olduğunu kabul etti. Kararın aktardığı, olay dönemine ilişkin yönetmelik hükmü şöyledir:
“Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.”
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5165, K. 2025/779, 13.02.2025
Olayda polis memurunun yirmi günlük istirahat raporu 02.07.2018'de sona ermiş, kontrol muayenesinde aynı tanıyla 30 günlük yeni rapor verilmişti; idare bu raporu görev mahalli dışından alındığı için usule aykırı saymıştı. Danıştay 12. Daire, raporun fenne aykırı olduğu yolunda bir tespit bulunmadığını belirterek idarenin temyiz istemini reddetti ve iptal sonucunu farklı gerekçeyle onadı.
Acil durumda alınan rapor da istisna kapsamındadır: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, acil yatış ve ameliyat sonrasında Aydın'daki bir hastaneden alınan heyet raporunu "acil vakalar hariç" istisnası nedeniyle geçerli sayıp işlemi iptal etti ve maaş ile özlük haklarının ödenmesine hükmetti (E. 2020/628, K. 2020/828, 25.06.2020).
Serbest hekimden alınan raporda da sonuç, usulsüzlüğün ne zaman anlaşıldığına bağlıdır. Danıştay 16. Daire, kanunen yetkili hekimin düzenlediği raporu usul ve fenne uygun olmadığını bilmeden geçerli kabul eden memurun istirahat süresini mazeretsiz terk saymadı; usulsüzlük memur göreve başladıktan sonra anlaşılmış ve içeriğe dair aksi tespit yoktu (Danıştay 16. Daire, E. 2015/25188, K. 2016/3594, 23.05.2016). Karar, o tarihte yürürlükte olan yönetmelik metnine ilişkindir.
5.3. Usulsüz Rapor Bulunan Memura Çekilmiş Sayılma Öncesi Yazılı Bildirim Şartı
Hastalık raporlarının Yönetmelik'te tespit edilen usul ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir; Danıştay 12. Daire, kendisine yazılı bir bildirimde bulunulmayan memurun izinsiz ve özürsüz olarak görevini terk ettiğinden bahisle çekilmiş sayılmasında hukuka uygunluk bulmadı. Danıştay kararlarının aktardığı, olay dönemine ilişkin yönetmelik hükmü şöyledir:
“Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır.”
Danıştay 12. Daire, E. 2022/2198, K. 2022/7050, 28.12.2022
Olayda infaz koruma memuru memuriyet mahalli dışından raporlar almış, 09.09.2020-29.09.2020 tarihleri arasında kesintisiz 21 gün göreve gelmediği gerekçesiyle müstafi sayılmıştı. Danıştay 12. Daire, usulsüzlüğün memura yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, yazılı bildirimde bulunulmayan davacının izinsiz ve özürsüz görevi terk ettiğinden söz edilemeyeceğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu.
Rapor hastalık iznine çevrildikten sonra izin süresinin bitiminden sonraki bir tarihte usule aykırı olduğu anlaşılır ve memura bildirim yapılmamışsa, hastalık izni boyunca göreve gelmeyen memurun müstafi sayılmasına hukuki imkân yoktur: Danıştay 12. Daire, raporların hastalık iznine çevrilmeden önce usul yönünden incelenmesi ve uygun olmayan raporun memura yazılı bildirilmesi gerektiğini belirterek, izin süresi bittikten sonra usule aykırılık gerekçesiyle müstafi sayılan öğretmen hakkındaki işlemi hukuka aykırı bulan kararı sonucu itibarıyla onadı (Danıştay 12. Daire, E. 2017/3398, K. 2020/485, 23.01.2020).
5.4. Rapor Sahte, Fenne Aykırı veya Şüpheli Çıkarsa Çekilmiş Sayılma Hukuka Uygun Olur mu?
Raporun fenne aykırılığından şüphelenen idare raporu doğrudan reddedemez; memur hastalık izni kullanıyor sayılır ve hakem hastaneye sevk edilir. Sevk usulüne uygun tebliğ edildiği hâlde göreve gelmezseniz mazeretiniz kalmaz. Danıştay 12. Daire'nin aktardığı, olay dönemine ilişkin yönetmelik hükmüne göre "memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır."
Hakem hastaneye sevk yazısı emniyet amirinin aynı konutta oturan eşine Tebligat Kanunu'nun 10. ve 16. maddelerine uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı buna rağmen göreve gelmemişti. Danıştay 12. Daire, geçerli bir mazeret bulunmadığını, müstafi sayılma işleminin disiplin cezası niteliğinde olmadığını ve idarenin soruşturma açma zorunluluğu bulunmadığını belirterek iptal kararına karşı yapılan başvuruyu reddeden kararı bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2020/1260, K. 2023/1036, 09.03.2023).
Sahte raporda bile kesintisizlik ayrıca araştırılır. Danıştay 12. Daire, raporlarının asılsız olduğu ya da üzerinde oynama yapıldığı soruşturmayla tespit edilen acil servis memurunun dava dilekçesine eklediği 1 günlük raporun 10 günlük süreyi kesintiye uğratıp uğratmadığı araştırılmadan verilen ret kararını oyçokluğuyla bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2016/9050, K. 2018/2335, 24.05.2018).
Hakem hastane süreci de mazeret doğurabilir: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (E. 2017/12757, K. 2017/12950, 19.12.2017), raporları hakem hastanede incelenen memurda yatarak tedavi görmemenin mazeretsizlik karinesi oluşturmadığını belirtti; sürekli hâle gelen hastalıklar için 105. madde çerçevesinde işlem yapılmadan müstafi sayılma yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle işlemi iptal etti.
5.5. Uzun Süreli Hastalıkta Hastalık İzni ve Aylıksız İzin Hakkı Varken Çekilmiş Sayılma
Azami hastalık izni sonunda iyileştiğine dair rapor getiremeyen memur hakkında 94. madde uygulanması 105. ve 108. maddelerin tanıdığı haklardan mahrum bırakma sonucunu doğurabilir; Danıştay 12. Daire bu nedenle 105. madde çerçevesinde işlem kurulması gerektiğini kabul etmiştir. 657 sayılı Kanun'un 105. maddesine göre azami izin sonunda hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilen memurun izni birinci fıkradaki süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.
657 sayılı Kanun'un 108. maddesinin (A) bendi, 105. maddenin son fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla ve istek üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebileceğini düzenler.
Danıştay 12. Daire, Hodgkin lenfoma tedavisi gören ve azami izin sonunda iyileştiğine dair rapor getiremediği için 25.06.2015-07.07.2015 arasındaki 10 gün gerekçesiyle müstafi sayılan memur hakkında, 105. ve 108. maddelerin tanıdığı hakların bulunduğunu, madde 94'ün uygulanmasının davacıyı bu haklardan mahrum bırakabileceğini belirtti. Danıştay, 105. madde çerçevesinde işlem kurulması gerektiğini kabul ederek işlemi hukuka aykırı bulan kararı onadı (Danıştay 12. Daire, E. 2019/1663, K. 2023/1209, 15.03.2023).
5.6. Ruhsal Hastalık, Engellilik ve Yurt Dışı Raporda Devamsızlık Mazereti
Ruhsal rahatsızlığı bilinen memur hakkında idare, rahatsızlığın devamsızlığa mazeret olup olmadığını sağlık kuruluşuna sevk yoluyla araştırmadan müstafi sayılma işlemi kuramaz. Danıştay 12. Daire, psikolojik rahatsızlığı bilinen engelli okul hizmetlisinin göreve gelmediği günler için mazeret oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeden doğrudan müstafi sayıldığını belirterek davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399, 10.02.2022).
Raporlar işlemden sonra alınmış olsa bile ruhsal rahatsızlık mazeret sayılabilir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (E. 2018/1860, K. 2018/1902, 12.09.2018), ağır depresyon beyanının sonradan alınan raporlarla desteklendiği olayda mazeretin kabulünün hakkaniyet gereği olduğunu belirterek idarenin memuru hakem hastaneye sevk ederek rahatsızlığın etkisini değerlendirmesi gerektiğini vurguladı ve işlemi iptal etti.
Yurt dışında alınan raporda dış temsilcilik onayı belirleyicidir. Danıştay 12. Daire'nin aktardığı, olay dönemine ilişkin yönetmelik hükmüne göre yurt dışı raporuna dayanarak hastalık izni verilebilmesi için "raporun ve raporda belirtilen sürelerin O ülke mevzuatına uygunluğunun dış temsilciliklerce onaylanması zorunludur." Danıştay 12. Daire, Fransa'da bulunan polis memurunun raporunun onaylanıp onaylanmadığı araştırılmadan verilen kararı yetersiz inceleme nedeniyle bozdu; esas hakkında hüküm kurmadı (E. 2021/3817, K. 2025/872, 19.02.2025).
6. Hangi Mazeretler Çekilmiş Sayılmayı Önler? İzin, Tutukluluk ve Yurt Dışı
İzin talebinizin reddi size tebliğ edilmeden geçen günler, idari izinli sayıldığınız günler, gözaltı ya da tutukluluk süresi ve idarenin araştırmadığı ağır aile mazeretleri müstafi sayılmaya esas alınamaz. Danıştay 12. Daire, madde 94'ün ağır sonucu nedeniyle şartların dar yorumlanmasını ve 10 günün hangi günler olduğunun, izin ya da mazeretin bulunmadığının idarece somut delillerle ortaya konulmasını aramaktadır.
Eşin hastalığı mazeret olabilir; buna karşılık izin talebi reddedildiği hâlde bilerek yurt dışına çıkmak kararlarda mazeret sayılmamıştır. Olağanüstü hâlde ise madde 96 hükmü de ayrıca uygulanır, ancak orada da mazeret araştırılmadan karar verilemez.
6.1. İzin Dilekçesi Verip İşe Gitmemek Çekilmiş Sayılma Sebebi mi? (Ret Tebliği)
Danıştay 12. Daire, yıllık izin hakkı bulunan ve %80 ortopedik engelli davacının, engel ve sağlık durumu da dikkate alındığında, izin talebinin reddi kendisine tebliğ edilene kadar talebinin kabul edilmiş sayılacağını düşünmesini ve bu yüzden işe gitmemesini hayatın olağan akışına uygun buldu. Daire bu değerlendirmeyi madde 94'ün dar yorumuna bağlamıştır:
“Bu kapsamda ilgilisi hakkında doğuracağı hukuki sonuçların ağırlığı nedeniyle 657 sayılı Kanun'da sayılan koşulların dar yorumlanması ve müstafi sayılma işleminin tesis edilebilmesi için... hususlarının kamu idarelerince hiç bir şüpheye yer vermeyecek bir açıklıkla, somut delillere dayalı olarak ortaya konulabilmesi zorunludur.”
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5565, K. 2022/405, 10.02.2022
Olayda yirmi günlük yıllık izin talebinin reddi davacıya 06.11.2019'da tebliğ edilmişti; Danıştay 12. Daire, o tarihe kadar iznin kabul edildiğini düşünmesini hayatın olağan akışına uygun bularak bölge idare mahkemesi kararını bozdu.
Danıştay 12. Daire, yıllık ve aylıksız izin talepleri reddedilen, ret işlemi kendisine 10.10.2017'de tebliğ edilen zabıta memurunda da aynı dar yorumu uyguladı. Sorunları olduğunu ifade eden ve ısrarla izin almaya çalışan, kötü niyetli olarak gelmeme iradesi bulunmayan personelin tüm izin taleplerinin reddedilmesini takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmaması olarak gördü ve bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2018/2666, K. 2023/4501, 27.09.2023).
İzin süresinin ve dönüş tarihinin size bildirilmemesi de sonucu etkiler. Danıştay 12. Daire, yıllık izin süresi ve göreve başlama tarihi bildirilmeyen adliye hizmetlisi hakkında kurulan işlemde bölge idare mahkemesi kararını oyçokluğuyla bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2020/5172, K. 2022/641, 23.02.2022). İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, aylık çizelgeyle önceden belirlenmiş vardiya izni günlerinde rapor sonrası göreve gelinmemesini, memura o günlerde görevde bulunması gerektiği bildirilmediği için hayatın olağan akışına uygun bularak bu iki günü devamsızlığa eklemedi (E. 2018/39, K. 2018/3424, 17.12.2018).
6.2. Eş veya Yakının Hastalığı, Aile Mazereti ve Şiddet Mağduru Olma Devamsızlığı Mazur Kılar mı?
Eşinizin ağır hastalığı ya da gördüğünüz şiddet nedeniyle göreve gelemediyseniz bu durum madde 94 anlamında kabul edilebilir mazeret olabilir; idare mazereti araştırmadan yalnız devamsızlık tutanağına dayanarak müstafi sayılma işlemi kuramaz.
Danıştay 12. Daire, eşinin MS atağı nedeniyle 01.04.2019-17.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz 13 gün işe gelmeyen, devamsızlığın başında amirine sözlü bilgi veren ve döndüğünde yıllık izin isteyen mimarın mazeretini, eşin yıllardır MS hastası olduğunu gösteren tetkik ve raporlarla amire yapılan sözlü bildirimi birlikte değerlendirerek kabul edilebilir buldu ve davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2021/2242, K. 2023/718, 20.02.2023).
Şiddet mağduru memurda da mazeret araştırılmalıdır. Danıştay 12. Daire'nin onadığı idare mahkemesi kararının gerekçesine göre, süregelen şiddet gördüğü adli muayene raporlarıyla anlaşılan ve kadın konukevine sığınan davacı hakkında mazeret irdelenmeden yalnız devamsızlık tutanaklarına dayanılarak kurulan işlem hukuka aykırıdır; işlem iptal edilmiş, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine hükmedilmiştir (Danıştay 12. Daire, E. 2019/3023, K. 2023/991, 09.03.2023).
6.3. Gözaltı, Tutukluluk ve Hapis Cezası Devamsızlığı Mazeretli Yapar mı?
Gözaltında ya da tutuklu bulunduğunuz sürede mazeretsiz devamsızlıktan söz edilemez ve bu süreye dayanılarak müstafi sayılma işlemi kurulamaz. Danıştay 5. Daire, gözaltına alınıp tutuklanan belediye itfaiye şoförünün bu süre içinde mazeretsiz devamsızlığından söz edilemeyeceğini, 141. madde uyarınca tutuklu ve gözaltındaki memurun kadro ilişkisinin sürdüğünü belirterek müstafi sayılma ve yeniden atanmama işlemlerini iptal etti (Danıştay 5. Daire, E. 1981/2907, K. 1984/2816).
Danıştay 1. Daire, Başbakanlığın sorusu üzerine verdiği istişari görüşünde, hapis cezasını idareye bildirerek cezanın infazı amacıyla cezaevine giren memurun göreve devamsızlığının aşağıda alıntılanan kapsamda geçerli mazeret olduğunu, bu özür hâllerinin 104. maddedeki mazeret izni hâlleriyle sınırlı olmadığını belirtmiştir. Görüş bir dava kararı değildir.
“Bu durumda, Devlet memurluğuna engel nitelik taşımayan bir hapis cezasının infazı amacıyla cezaevine giren Devlet memuru hakkında, 657 sayılı Yasanın 94, 98 ve 125 inci maddeleri uyarınca işlem tesis edilebilmesi hukuken mümkün değildir.”
Danıştay 1. Daire, E. 2003/170, K. 2004/3, 13.01.2004
Görüşün kapsamı, alıntıdaki nitelikte bir hapis cezasıyla sınırlıdır. Danıştay 1. Daire görüşüne göre 125. maddedeki devamsızlık disiplin cezalarının önşartı "özürsüz olarak göreve gelmemek", 94. maddenin şartı ise görevin "izinsiz veya kurumlarınca kabul edilen bir mazereti olmaksızın" terk edilmesidir; geçerli mazeret bulunduğunda bu hükümlerin hiçbiri uygulanamaz.
6.4. Yurt Dışına İzinsiz Çıkma, Karantina ve Salgın İdari İzni: Çekilmiş Sayılma Mazereti mi?
İzin talebiniz reddedildiği hâlde yurt dışına çıkıp karantina nedeniyle dönemezseniz bu durum mazeret sayılmayabilir; buna karşılık salgın döneminde idari izinli sayıldığınız günler mazeretlidir. Danıştay 12. Daire, ücretsiz izin talebi reddedildikten sonra oturum kartı almak için İngiltere'ye giden personelde 10 günlük izinsiz ve mazeretsiz terkin sabit olduğunu kabul etti; ancak işlem onuncu günün bitiminde değil birinci gün itibarıyla tesis edildiğinden iptal kararını sonucu itibarıyla onadı.
Salgın döneminde kronik akciğer rahatsızlığı nedeniyle riskli grupta yer alan cami görevlisinin idari izni hizmet ihtiyacı gerekçesiyle kaldırılmıştı; Danıştay 12. Daire, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca idari izne ilişkin düzenleme devam ettiği sürede davacının izinli ya da mazeretli kabul edilmesi gerektiğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2022/6158, K. 2023/5554, 02.11.2023).
Duruşmalara katılım için tanınan idari izin sürerken de müstafi sayılma koşulları oluşmaz. Danıştay 12. Daire, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine ilişkin davaların duruşmalarına katılan ve idari izni yasal olarak devam eden gazi şoför hakkında, 02.02.2021-21.02.2021 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediğinden bahisle kurulan müstafi sayılma işleminin koşullarının oluşmadığını belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2023/1488, K. 2024/2593, 22.05.2024).
6.5. Olağanüstü Hâlde Görevi Bırakma (Madde 96) Çekilmiş Sayılmayı Değiştirir mi?
Olağanüstü hâlde izinsiz ve mazeretsiz görevi terk eden memur, madde 96'ya aykırı hareket etmiş sayılır; ancak idare bu dönemde de hastalık, tedavi kaydı ya da rapor gibi mazeretleri araştırmadan işlem kuramaz. Madde 96'nın lafzı şöyledir:
“Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet memurları, çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 96, fıkra 1
Danıştay 12. Daire, olağanüstü hâl döneminde 22.07.2016-18.08.2016 arasında izinsiz ve mazeretsiz görevine gelmeyen okul çalışanının madde 96'daki çekilme usulüne aykırı hareket ettiğini kabul etti; ancak hastalık, tedavi ve rapor gibi bir mazeret incelenmeden karar verilemeyeceğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2019/5920, K. 2023/4502, 27.09.2023). Madde 96'ya aykırı hareket edenler, 657 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (D) bendine göre hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamaz.
7. Müstafi Sayılma Bir Yaptırım mıdır? Çıkarma Cezasından Farkı
Müstafi sayılma disiplin cezası değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesine göre görevin izinsiz ya da kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi hâlinde memur, yazılı başvurusu aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır. Kanun bu hâli disiplin cezalarını düzenleyen 125. maddede değil, memurluktan çekilmeyi düzenleyen hükümler arasında sayar. Memurluk, 98. maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki "memurluktan çekilmesi" hâli olarak sona erer.
İki kurum arasındaki fark, sonuçta ve yeniden memurluğa dönüş imkânında belirginleşir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası (çıkarma cezası), 657 sayılı Kanun'un 125. maddesine göre memuru bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Müstafi sayılan memur ise 97. maddenin (B) bendine göre bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamaz; bu bir yıllık süreye bekleme süresi denir ve süre dolduktan sonra yeniden atanma 92. maddedeki koşullara bağlıdır.
| Karşılaştırma | Müstafi sayılma (657 sayılı Kanun madde 94) | Çıkarma cezası (657 sayılı Kanun madde 125, E bendi) |
|---|---|---|
| Devamsızlık koşulu | İzinsiz ya da kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terki ve terkin kesintisiz 10 gün sürmesi | Özürsüz olarak bir yılda toplam yirmi gün göreve gelmemek (alt bent d) |
| Hukuki niteliği | Kanunun bağladığı çekilme varsayımı; disiplin cezası değil | Disiplin cezası |
| Sonucu | Memurluk sona erer (madde 98, bent c) | Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma |
| Yeniden memurluk | Bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamaz (madde 97, bent B); bir yıl sonra yeniden atanma madde 92'deki koşullara (iki defadan fazla olmamak, boş kadro ve sınıfın niteliklerini taşımak) bağlıdır | Bir daha Devlet memurluğuna atanamaz |
7.1. Müstafi Sayılma Neden Disiplin Cezası Sayılmaz? Madde 94 ile Madde 125 Arasındaki Fark
Müstafi sayılma disiplin cezası sayılmaz, çünkü 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi disiplin cezalarını uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma olarak sayar; 94. maddedeki çekilme varsayımı bu sayımda yer almaz. Aynı devamsızlık olgusuna iki ayrı rejim bağlanmıştır: kesintisiz 10 günlük terk madde 94'ün, daha kısa ya da aralıklı özürsüz devamsızlık madde 125'in konusudur.
Danıştay 12. Daire, 09.03.2023 tarihli kararında dava konusu işlemin "disiplin cezası niteliğinde bir işlem olmayıp, idarenin ilgili hakkında soruşturma açma zorunluluğu da bulunmadığından" bölge idare mahkemesi kararını bozdu. Danıştay 8. Daire de 09.10.2025 tarihli kararında disiplin yaptırımı ile "idari bir tasarruf olarak tesis edilen görevden çekilmiş sayılma işleminin" tesis süreci ve ilgili açısından doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından farklı olduğunu belirtti.
Bu ayrımın davadaki karşılığı açıktır: müstafi sayılma işlemine karşı açılan iptal davasında belirleyici olan, disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığı değil, görevin izinsiz ya da mazeretsiz terk edildiği ve terkin kesintisiz 10 gün sürdüğünün dosyadaki delillerle gösterilip gösterilmediğidir.
7.2. 10 Günden Kısa veya Aralıklı Devamsızlıkta Disiplin Cezası Ne Zaman Verilir?
Devamsızlık kesintisiz 10 güne ulaşmıyorsa 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uygulanmaz; özürsüz devamsızlık bu durumda 125. maddeye göre disiplin cezasının konusudur. Verilecek ceza, devamsızlığın kaç gün sürdüğüne ve kesintisiz ya da aralıklı olmasına göre değişir.
- Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme cezasını gerektirir (madde 125, C bendi, alt bent b). Aylıktan kesme, memurun brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
- Kesintisiz olarak 3 ile 9 gün arasında özürsüz devamsızlık kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına yol açar (D bendi, alt bent b). Bu ceza, memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.
- Bir yıl içinde özürsüz devamsızlığın toplam yirmi güne ulaşması Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirir (E bendi, alt bent d).
Çıkarma cezasındaki yirmi gün kesintisiz olmak zorunda değildir; bent, aralıklı devamsızlıkların bir yıl içindeki toplamını esas alır. Kesintisiz 10 günü dolduran devamsızlıkta ise kanunun bağladığı sonuç disiplin cezası değil, müstafi sayılmadır.
Örneğin, bir memur aynı yıl içinde bir kez iki gün, iki ayrı dönemde de 9 gün özürsüz göreve gelmezse hiçbir dönem kesintisiz 10 güne ulaşmadığından 94. madde uygulanmaz; 9 günlük dönemler kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, yıl içindeki toplam yirmi gün ise çıkarma cezasının kapsamına girer.
7.3. Çekilmiş Sayılanın Yeniden Atanması ve Madde 97 Bekleme Süresi Bu Davanın Konusu mu?
Müstafi sayılan memurun yeniden atanma isteminin reddi ayrı bir idari işlemdir; 1984 tarihli bir kararda (Danıştay 5. Daire, E. 1981/2907, K. 1984/2816) idare memuru çekilmiş saymış, yeniden atanma isteğini de reddetmiş ve her iki işlem aynı davada iptal edilmiştir.
657 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (B) bendine göre çekilmiş sayılanlar bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamaz; 92. madde ise yeniden atanmayı iki defadan fazla olmamak üzere boş kadro bulunması ve sınıfın niteliklerinin taşınması şartına bağlar. Bekleme süresinin hesabı, yeniden atanma başvurusu ve başvurunun reddine karşı dava istifa sonrası göreve dönüş reddine karşı dava sayfasında anlatılır.
7.4. Çekilmiş Sayılma ve Mecburi Hizmet Borcu Ayrı Bir Davanın Konusudur
Mecburi hizmet borcu, müstafi sayılma işleminin iptali davasında değil, bu borca ilişkin ayrı bir uyuşmazlıkta tartışılır. 657 sayılı Kanun'un 97. maddesi yeniden atanma yasaklarını "Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere" düzenler; müstafi sayılma, memurun idareye karşı mali sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kanun bazı hâllerde mali sonucu doğrudan bağlar: bilgilerini artırmak üzere yabancı memlekete gönderilenlerden sürelerinin bitiminde görevine başlamayanlar çekilmiş sayılır ve kendileri için kurumlarca yapılan bütün masrafları iki kat ödemek zorundadır (657 sayılı Kanun madde 79, fıkra 4). Borcun doğumu, hesabı ve tahsil işlemine karşı dava mecburi hizmet yükümlülüğü ve borcu davası sayfasının konusudur.
8. Devamsızlığın İspatı: Tutanak, Kamera Kaydı ve Görev Yerine Bildirim
Müstafi sayılma davasında devamsızlığı ve 10 günün kesintisizliğini kanıtlamak idareye düşer. İşlemin ağır sonuçları nedeniyle 94. maddenin koşulları dar yorumlanır; memurun en az 10 gün kesintisiz göreve gelmediği, bu günlerin hangi günler olduğu ve izin ya da mazeretin bulunmadığı "hiç bir şüpheye yer vermeyecek bir açıklıkla, somut delillere dayalı olarak" ortaya konulmalıdır.
Dosyanızı şu noktalar bakımından, bu sırayla inceleyin:
- Gelinmediği söylenen her gün için ayrı tutanak bulunup bulunmadığı, tutanağı kimin ve hangi tarih ve saatle tuttuğu.
- İşlemin hangi başlangıç tarihini esas aldığı ve 10 günün bu tarihten itibaren kesintisiz sayılıp sayılmadığı.
- Raporunuzun usulsüz sayıldığının size yazılı olarak bildirilip bildirilmediği.
- Yurt dışındaysanız göreve çağrının Tebligat Kanunu'ndaki usulle yapılıp yapılmadığı.
8.1. Devamsızlık Tutanağı Zorunlu mu? Günlük ve Toplu Tutanaklar
657 sayılı Kanun'un 94. maddesi devamsızlığın hangi belgeyle tespit edileceğini düzenlemez; bölge idare mahkemesi kararları ise devamsızlığın her gün için ayrı tespitle gösterilmesini aramış, birkaç günü toplu olarak kapsayan tutanakları yetersiz bulmuştur. Tutanak, kararlarda sayılan ispat araçlarından yalnız biridir; imza kartonu, mesaiye devam çizelgesi, manyetik kart ve kamera kaydı da aynı sırada sayılır.
Devamsızlık tutanağı, memurun göreve gelmediğini aynı birimde çalışan mesai arkadaşları veya amirlerince tarih ve saat belirtilerek kayda geçiren belgedir.
Davayı reddeden Ankara 6. İdare Mahkemesi kararını kaldıran Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (E. 2020/832, K. 2020/2039, 25.11.2020), beşer günlük dönemler hâlinde tutulan tutanaklarda her tutanağın öncesindeki 4 gün için bir tespit bulunmadığını ve günlük tutanak tutulmadığını belirledi. Devamsızlık imza kartonu, mesaiye devam çizelgesi, manyetik kart ya da kamera kaydıyla da desteklenmediğinden, 16.03.2019'dan itibaren 10 gün kesintisiz göreve gelinmediğinin hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konulamadığı sonucuna vardı.
Danıştay 12. Daire'nin 2023 tarihli kararına konu bir olayda ise memurun göreve gelmediği tanık ifadeleri ve kendi ikrarıyla sabitti; Daire işlemde hukuka aykırılık görmedi. Tutanağın bulunmaması tek başına işlemi hukuka aykırı kılmaz, ancak devamsızlığın başka somut delillerle gösterilmesi gerekir.
8.2. Tutanaksız Kamera Kaydıyla Geriye Dönük Devamsızlık Tespiti Geçerli mi?
Kamera kaydı devamsızlığın ispat araçlarından biridir; ancak Danıştay 12. Daire, tutanak tutulmadan ve aynı birimde çalışanların ifadesi alınmadan yalnız geçmişe dönük kamera incelemesine dayanan müstafi sayılma işlemini hukuka uygun bulmadı. Göreve gelmeme eyleminin işleme esas alınan sürenin başından sonuna kadar günlük ve kesintisiz devam ettiği kamera kaydı, imza kartonu, mesaiye devam çizelgesi, manyetik kart ya da tarih ve saat belirtilmiş tutanakla ortaya konulmalıdır.
Danıştay 12. Daire (E. 2019/3215, K. 2019/8992, 21.11.2019) kararına konu olayda daire başkanı olan davacının mesaiye devam durumu hizmet binası kamera kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesiyle araştırılmış, 2015 ve 2016 yıllarındaki farklı süreler birlikte esas alınarak davacı çekilmiş sayılmıştı; davacının işe gelmediği iddia edilen günlerde tutanak tutulmamış, aynı birimde çalışan memurların ifadesi alınmamıştı. Daire, davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozdu.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi (E. 2020/410, K. 2020/1202), bozma kararına uyarak verdiği 29.09.2020 tarihli kararla Antalya 1. İdare Mahkemesinin iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddetti. Dosyanızda kamera kaydı varsa, kaydın hangi günleri kapsadığını ve tespitin tutanak ya da tanık ifadesiyle desteklenip desteklenmediğini inceleyin.
8.3. Devamsızlık Hangi Delillerle Kanıtlanır? İmza Kartonu, Mesai Çizelgesi ve Manyetik Kart
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'ne göre (E. 2019/2627, K. 2020/2010, 11.11.2020), göreve gelmeme eyleminin işleme esas alınan tarihin başlangıcından bitişine kadar günlük ve kesintisiz devam ettiği; imza kartonu, mesaiye devam çizelgesi, manyetik kart, kamera kaydı ya da aynı birimde çalışan mesai arkadaşları veya amirlerince her gün için ayrı tutulan, tarih ve saat gösteren tutanaklar yoluyla ortaya konulmalıdır.
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin incelediği olayda tutanaklar günlük görev kontrolleri sırasında değil, beş günü kapsayacak şekilde tek tutanak olarak düzenlenmişti ve dosyada idarenin de kabul ettiği 10 günlük istirahat raporu vardı; bölge idare mahkemesi usulüne uygun tutulmayan tutanaklara dayanan işlemi hukuka aykırı buldu ve istinaf başvurusunu gerekçesini değiştirerek reddetti.
Elinizdeki kart kaydı, imza kartonu ya da çizelge, gelmediğiniz söylenen tarihte göreve geldiğinizi gösteriyorsa bu belgeleri dava dilekçenize ekleyin; o tarihte devamsızlık bulunmuyorsa kesintisizlik bozulabilir.
8.4. Geçici Görevlendirme veya Atama Sonrası Görev Yerine Gelmemek Çekilmiş Sayılma Sebebi mi?
Atama ya da geçici görevlendirme sonrasında görev yerine gelmemek de izinsiz ve mazeretsiz terk kesintisiz 10 gün sürerse müstafi sayılmaya yol açabilir. Kararlarda belirleyici olan, devamsızlığın hangi görev yerinde ve nasıl tespit edildiği ile görevlendirmenin ya da rapora ilişkin usulsüzlüğün size nasıl bildirildiğidir.
Danıştay 12. Daire (E. 2021/5954, K. 2025/780, 13.02.2025), başka ile atanan ve ayrılış işlemleri için asıl kadrosunun bulunduğu kütüphaneye gelmesi gereken memurun 04.06.2018 ile 29.06.2018 arasında göreve gelmediğinin her gün için ayrı tutulan tutanaklarla tespit edildiğini belirtti; kesintisiz ve mazeretsiz 10 günden fazla devamsızlığın sabit olduğunu, memurun atandığı ilde de göreve başlamadığından 657 sayılı Kanun'un 63. maddesindeki çekilmiş sayılma koşullarının da bulunduğunu kabul ederek başvuruyu reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozdu.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (E. 2018/1621, K. 2018/2273, 03.10.2018), geçici görevlendirmesi yazılı olarak tebliğ edilmeyen polis memurunun görevlendirmeden haberdar olduğunu ve telefonla yapılan bildirimleri kabul etmemesinin geçerli mazeret sayılamayacağını belirterek başvuruyu kabul etti ve davayı reddetti. Daire, emniyet teşkilatının yapısı ve hizmetin niteliği gereği sözlü talimatla görevlendirmenin gerekebileceğini dikkate aldı.
Danıştay 12. Daire'nin 28.12.2022 tarihli kararı usulsüz rapor (hastalık raporlarına ilişkin yönetmelikteki usul ve esaslara uymayan rapor) bakımından farklı bir kural uygular: raporun usulsüzlüğü memura yazılı olarak bildirilmelidir ve telefonla yapılan bildirim yeterli değildir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ise yukarıdaki kararında davacının görevlendirmeden haberdar olduğunu ve telefonla yapılan bildirimleri kabul etmemesinin geçerli mazeret sayılamayacağını belirtmişti.
Atama ya da görevlendirme yazısını tebliğ aldığınız tarihi, size yapılan bildirimlerin biçimini (yazılı, telefon, mesaj) ve göreve başlama ya da ayrılış işlemlerinize ilişkin belgeleri saklayın.
8.5. Yurt Dışındaki Memura Devamsızlık Çağrısı ve Bildirim (Tebligat Kanunu m. 25)
Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına yapılacak tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesindeki usulde yapılması gerekir; Danıştay 12. Daire bu nedenle e-postaya dayanan müstafi sayılma işlemini hukuka aykırı buldu. Çağrı usulüne uygun tebliğ edilmemişse müstafi sayılma işlemi hukuka aykırı bulunabilir.
Danıştay 12. Daire (E. 2019/1514, K. 2023/2421, 04.05.2023) kararına konu olayda memur yıllık iznini eşinin görevli olduğu Hollanda'da geçiriyordu. 15 Temmuz 2016 sonrasında yıllık izinler kaldırılınca idare memura 04.08.2016'da e-postayla göreve dönüş çağrısı yaptı, gelmediği her gün için tutanak tuttu ve 10 günün aşılması üzerine memuru çekilmiş saydı.
İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi işlemi hukuka uygun bulmuştu; Danıştay 12. Daire, tebligatın 25/a maddesindeki usulle yapılması gerektiğinden e-postaya dayanan işlemi hukuka aykırı buldu ve bölge idare mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu.
Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesine göre yabancı ülkedeki Türk vatandaşına tebliğ, o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir; gönderilen bildirim, otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içerir. Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasına göre ise yabancı memlekette tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır.
Yurt dışındayken idareden e-posta, telefon ya da mesajla çağrı aldıysanız, çağrının bu usulle tebliğ edilmediğini dava dilekçenizde ayrıca ileri sürün.
9. Çekilmiş Sayılma İptal Edilirse Göreve Dönüş, Maaş ve Özlük Hakları
Müstafi sayılma işlemi iptal edilirse idare, İYUK madde 28'e göre kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Yoksun kalınan maaş ve özlük hakları ise iptal istemiyle birlikte ayrıca istenir.
Kararın idarece uygulanmaması hâlinde İYUK madde 28'e göre idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir ve bu dava yalnız ilgili idare aleyhine açılır; tazminat davasının koşulları bu sayfanın değil, tazminat davalarının konusudur.
9.1. Çekilmiş Sayılma İptal Edilince Göreve Dönüş ve İdarenin 30 Günlük Uygulama Yükümlülüğü
İYUK madde 28, fıkra 1'e göre idare, mahkeme kararının gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Fıkraya 7588 sayılı Kanunla eklenen cümle, emniyet teşkilatlarında görevli personel ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli gibi belirli gruplara ilişkin bazı davalarda göreve iade sonucunu doğuran kararlar uyarınca tesis edilecek işlemlerin nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirileceğini öngörür. Bu gruplardaysanız cümlenin davanıza uygulanıp uygulanmayacağını ayrıca değerlendirin.
Danıştay 12. Daire'nin 17.03.2021 tarihli kararına konu olayda iptal kararı gereği memur 05.01.2011'de göreve başlamıştı. İptal kararı size tebliğ edildikten sonra idareye yazılı başvurarak kararın uygulanmasını isteyin ve başvuru tarihini belgeleyin; otuz günlük süre kararın idareye tebliğinden başlar.
9.2. Çekilmiş Sayılma Döneminin Maaşı ve Yoksun Kalınan Özlük Hakları Nasıl İstenir?
Yoksun kalınan maaş ve özlük haklarınızı, müstafi sayılma işleminin iptali istemiyle birlikte aynı dava dilekçesinde ve yasal faiziyle ödenmesini isteyerek talep edebilirsiniz. İncelenen kararlarda davacılar işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal, mali ve özlük haklarının ödenmesini aynı davada istemiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi yukarıdaki olayda işlemi iptal etti ve yoksun kalınan parasal hakların işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine hükmetti; "görevden çekilmiş sayılma" kurumunun memur sıfatını sona erdirdiğini ve bu ağır sonuç nedeniyle devamsızlığın hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiğini vurguladı.
Eşinin hastalığı nedeniyle göreve gelemeyen memur davasında ilk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş ve yoksun kalınan mali ve özlük hakların iadesine karar vermişti; bölge idare mahkemesi davayı reddedince Danıştay 12. Daire bu kararı bozdu (Danıştay 12. Daire, E. 2021/2242, K. 2023/718).
Danıştay 12. Daire, 11.04.2018 tarihli kararında, çekilmiş sayıldığı tarihten sonra davacıya yapılan ödemelerin geri istenmesine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararını, bu ödemeler fiili çalışmanın ve emeğin karşılığı olduğu için onadı.
Tutukluluk ya da gözaltı nedeniyle göreve gelinemeyen dönemin aylığı ayrıca 657 sayılı Kanun'un 141. maddesine tabidir: görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan ya da gözaltına alınan memura bu süre içinde aylığının üçte ikisi ödenir.
9.3. Aynı Memura Art Arda Çekilmiş Sayılma İşlemi Yapılırsa Ne Olur?
Aynı memura art arda müstafi sayılma işlemi kurulursa, sonraki işlem önceki işlemin memuru görevden ayırdığı döneme dayanıyorsa hukuka aykırı bulunabilir; memurun o dönemde göreve gelmesi hukuken mümkün olmadığından mazeretsiz göreve gelmeme fiili gerçekleşmez.
Danıştay 12. Daire (E. 2018/9205, K. 2021/1419, 17.03.2021) kararına konu olayda memur, 24.12.2009 ile 06.01.2010 arasındaki devamsızlık gerekçesiyle 03.01.2010'dan geçerli olmak üzere müstafi sayılmıştı; bu işlem mahkemece iptal edildi ve memur 05.01.2011'de yeniden görevine başladı. İdare, 16.01.2010 ile 26.01.2010 arasındaki devamsızlık gerekçesiyle aynı memur hakkında üçüncü kez müstafi sayılma işlemi kurdu; idare mahkemesi sekiz günlük raporu kabul edip kalan günleri mazeretsiz sayarak davayı reddetti.
Danıştay 12. Daire, ilk işlem nedeniyle davacının görev mahalline gelmesine hukuken imkân bulunmadığından işlemin tesisine neden olan, göreve mazeretsiz gelmeme fiilinin gerçekleşmediği sonucuna vararak idare mahkemesi kararını bozdu.
Hakkınızda birden fazla müstafi sayılma işlemi varsa her işlemin hangi döneme dayandığını ve önceki işlemin o dönemde sizi görevden ayırıp ayırmadığını dava dilekçenizde ayrı ayrı gösterin.
10. Müstafi Sayılma Davalarında Emsal Danıştay ve İstinaf Kararları
Müstafi sayılma davalarında Danıştay ve bölge idare mahkemeleri işlemi üç noktada denetler: kesintisiz 10 günün doğru sayılıp sayılmadığı, memurun mazeretinin araştırılıp araştırılmadığı ve devamsızlığın somut delille ispatlanıp ispatlanmadığı. Kararlar bu üç gruba ayrılmıştır; her satır künyeyi, olayı ve mahkemenin verdiği sonucu taşır. Danıştay 1. Daire'nin 2004 tarihli metni dava kararı değil, istişari görüştür ve «görüş» işaretiyle yer alır.
Bozma kararından sonra dosya yeniden karar verilmek üzere bölge idare mahkemesine döner; bozma kararı, uyuşmazlığın son sonucunu göstermez. Emsal olarak kullanacağınız kararın onama mı, bozma mı olduğuna dilekçede dikkat edin.
10.1. Çekilmiş Sayılmada Gün Sayımı, Hafta Sonu ve İşlem Tarihi Kararları
Kesintisiz 10 gün takvim üzerinden sayılır: Danıştay 16. Daire, 12. Daire ve 8. Daire hafta sonlarının süreye dahil olduğunu kabul etmiştir. Danıştay 16. Daire, sürenin hafta sonu ya da resmî dinlenme gününden başlatılamayacağını belirtmiştir. Danıştay 12. Daire, işlemdeki tarihler arasına Ramazan Bayramı girdiği ve memurun muayene randevuları bulunduğu olayda kesintisiz 10 günün oluşmadığını, bir bölge idare mahkemesi ise önceden çizelgeyle belirlenmiş vardiya izni günlerini devamsızlığa eklemeyerek 10 günün dolmadığını kabul etti. Toplamda on günü aşan ama kesintisiz olmayan devamsızlık da yetmez. İşlem, onuncu günün bitimi itibarıyla kurulmalıdır.
| Künye | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 16. Daire, E. 2015/9334, K. 2015/500, 03.03.2015 | İnfaz koruma memuru hakkında ilk derece mahkemesi hafta sonunu düşerek iptal kararı verdi | Hafta sonları dikkate alınmazsa kesintisiz 10 gün fiilen oluşmaz; kısa muayene belgeleri nedeniyle iptali gerekçesini değiştirerek onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2019/4671, K. 2023/3497, 14.06.2023 | Kur'an kursu öğreticisi eğitime ara verilen dönemde izin almadan göreve gelmedi | Hafta sonları süreye dahildir; izinsiz terk sabittir; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 8. Daire, E. 2019/3579, K. 2021/3527, 30.06.2021 | Öğretim üyesi hakkında kesintisiz devamsızlık gerekçesiyle işlem kuruldu | Hafta sonu tatilleri süreye dahildir; devamsızlığın sübutu esastan incelenmeli; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 16. Daire, E. 2015/12024, K. 2015/2512, 08.05.2015 | Rapor için sevk edilen emniyet amiri sevk yazısını cuma günü teslim aldı | On günlük süre hafta sonu ve resmî dinlenme günlerinden başlatılamaz; ilk derece kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2023/3520, K. 2025/490, 04.02.2025 | Ücretsiz izni reddedilen sağlık personeli yurt dışına gitti; işlem devamsızlığın ilk gününden başlatıldı | Terk sabittir, ancak işlem onuncu günün bitimi itibarıyla kurulmalıydı; iptal kararını gerekçesini değiştirerek onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2023/3526, K. 2025/488, 04.02.2025 | Oturum kartı için yurt dışına çıkan mühendis hakkında işlem ilk günden kuruldu | Onuncu günün bitimi kuralını uyguladı; bölge idare mahkemesi kararını gerekçesini değiştirerek onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877, 19.02.2025 | Hastane personelinin işlemdeki tarihleri arasına Ramazan Bayramı girdi, muayene randevuları vardı | Kesintisiz 10 gün oluşmadı; mahkeme işlemde yazılı tarihlere bakmalı; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2016/8793, K. 2017/226, 08.02.2017 | Halk kütüphanesi memuru on günü aşan süre gelmedi, ancak devamsızlık kesintisiz değildi | İdare mahkemesinin iptal kararını onadı |
| İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/39, K. 2018/3424, 17.12.2018 | İnfaz ve koruma memurunun gelmediği iki gün nöbet çizelgesine göre vardiya izniydi | Vardiya izni günleri düşülünce kesintisiz 10 gün dolmadı; işlemi iptal etti |
10.2. Çekilmiş Sayılmada Rapor, İzin ve Mazeret Kararları
Mazeret yönünden Danıştay 12. Daire, 13.02.2025 tarihli kararında görev mahalli dışından alınan raporun fenne aykırı olduğu yolunda tespit bulunmadığından memuru raporlu olduğu için mazeretli saydı; 28.12.2022 tarihli kararında ise yönetmelik uyarınca usulsüz raporun memura yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini ve telefonla yapılan bildirimin yeterli olmadığını kabul etti. İzin talebinin reddi tebliğ edilmeden geçen günler, eşin ağır hastalığı ve süren idari izin de kararlarda mazeret olarak değerlendirilmiştir. Lenfoma tedavisi gören ve iyileştiğine dair rapor getiremeyen memur olayında 105. ve 108. maddedeki haklar varken 94. madde uygulanamayacağı kabul edilmiştir (E. 2019/1663, K. 2023/1209).
| Künye | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire, E. 2021/5565, K. 2022/405, 10.02.2022 | Memur izin dilekçesi verdi; ret yazısı devamsızlığın sonunda tebliğ edildi | Şartlar dar yorumlanır, 10 gün ve mazeretin yokluğu somut delille gösterilmeli; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2018/2666, K. 2023/4501, 27.09.2023 | Zabıta memurunun yıllık ve aylıksız izin talepleri reddedildi, ret sonradan tebliğ edildi | Israrla izin almaya çalışan memurun taleplerinin reddi takdirin kamu yararına kullanılmadığını gösterir; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2021/5165, K. 2025/779, 13.02.2025 | Polis memuru görev mahalli dışından aynı tanıyla ikinci rapor aldı | Rapor fenne aykırı bulunmadıkça memur raporlu olduğu için mazeretlidir; iptali onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2022/2198, K. 2022/7050, 28.12.2022 | İnfaz koruma memuru mahal dışından rapor aldı; usulsüzlük telefonla bildirildi | Usulsüzlük memura yazılı bildirilmelidir; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 16. Daire, E. 2015/25188, K. 2016/3594, 23.05.2016 | Serbest hekim raporunun usulsüzlüğü işlemden sonra anlaşıldı | Usulsüzlük memur göreve başladıktan sonra anlaşılırsa, içeriğe dair aksi tespit yoksa mazeretsiz terk sayılamaz; iptali onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2020/1260, K. 2023/1036, 09.03.2023 | Emniyet amiri hakem hastaneye sevk edildi; sevk yazısı eşine tebliğ edildi, göreve gelmedi | Tebligat geçerlidir; işlem disiplin cezası değildir; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/628, K. 2020/828, 25.06.2020 | Belediye memuru başka ildeki hastanede acil ameliyattan sonra heyet raporu aldı | Acil vaka istisnası nedeniyle rapor geçerlidir; işlemi iptal etti |
| Danıştay 12. Daire, E. 2019/1663, K. 2023/1209, 15.03.2023 | Lenfoma tedavisi gören memur iyileştiğine dair rapor getiremedi | 105. ve 108. madde hakları varken 94. madde uygulanamaz; iptali onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2021/2242, K. 2023/718, 20.02.2023 | Mimar, eşinin MS atağı nedeniyle amirine sözlü bilgi verip göreve gelmedi | Mazeret kabul edilebilir; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2022/6158, K. 2023/5554, 02.11.2023 | Müezzin kayyımı salgın döneminde riskli grup idari izni kapsamındaydı | İzin düzenlemesi sürerken mazeretsizlik şartı oluşmadı; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 1. Daire, E. 2003/170, K. 2004/3, 13.01.2004 (görüş) | Memuriyete engel olmayan hapis cezasının infazı sırasında devamsızlık | Cezaevine girmek geçerli mazerettir, 94. madde uygulanamaz; istişari görüş, dönemin mevzuatına ilişkin |
10.3. Çekilmiş Sayılmada İspat, Bildirim ve İptal Sonrası Kararları
Devamsızlığı ispat yükü idaredir: devamsızlık imza kartonu, mesai çizelgesi, manyetik kart, kamera kaydı ya da amirlerin tarih ve saat belirterek tuttuğu tutanakla günlük olarak ortaya konulmalıdır. Geriye dönük kamera incelemesi ve beşer günlük toplu tutanak bu ölçüyü karşılamamıştır. Önceki çekilmiş sayılma işlemi nedeniyle göreve gelmesi hukuken mümkün olmayan günler devamsızlık sayılmamış, iptal kararlarında yoksun kalınan haklar yasal faiziyle ödetilmiştir.
| Künye | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire, E. 2019/3215, K. 2019/8992, 21.11.2019 | Daire başkanının devamsızlığı geriye dönük kamera kayıtlarıyla saptandı | Tutanak, ifade ve belli bir başlangıç tarihi yok; bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
| Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/832, K. 2020/2039, 25.11.2020 | Bakanlık memurunun devamsızlığı beşer günlük toplu tutanaklarla tespit edildi | Günlük tutanak yoktur; işlemi iptal etti, yoksun kalınan hakların yasal faiziyle ödenmesine hükmetti |
| Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, E. 2019/2627, K. 2020/2010, 11.11.2020 | Öğretim görevlisi beş günü kapsayan tek tutanakla çekilmiş sayıldı; dosyada istirahat raporu vardı | Devamsızlık imza kartonu, çizelge, kart, kamera ya da günlük tutanakla ispatlanmalı; istinaf başvurusunu gerekçesini değiştirerek reddetti |
| Danıştay 12. Daire, E. 2018/9205, K. 2021/1419, 17.03.2021 | Polis memuru hakkında art arda üçüncü çekilmiş sayılma işlemi kuruldu; öncekiler iptal edilmişti | Önceki işlem nedeniyle o dönemde göreve gelmesi hukuken mümkün değildi; ilk derece kararını bozdu |
| Danıştay 8. Daire, E. 2023/4290, K. 2025/7490, 09.10.2025 | 2547 sayılı Kanun'a tabi öğretim görevlisi kesintisiz devamsızlık gerekçesiyle çekilmiş sayıldı | Bu öğretim görevlisi hakkında 94. madde uygulanamaz; yoksun kalınan haklar yasal faiziyle ödenir; bölge idare mahkemesi kararını onadı |
11. Müstafi Sayılma İptal Dilekçesinde Bulunması Gerekenler ve Örnek
Müstafi sayılma iptal dilekçesi, işlemin 657 sayılı Kanun'un 94. maddesindeki hangi şartı karşılamadığını belgeyle göstermelidir: mazeret, gün sayımı, işlem tarihi, ispat ve bildirim. Dava, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde açılır. Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmadığından yürütmenin durdurulması dilekçede ayrıca istenir.
11.1. Çekilmiş Sayılma Dilekçesinde İleri Sürülecek Aykırılıklar
Dilekçede ileri sürülecek aykırılıklar olayınıza göre seçilir ve her biri belgeyle desteklenir. Bütün aykırılıkların ortak zemini, madde 94 şartlarının dar yorumlanması ve 10 günün hangi günler olduğunun ve mazeretin yokluğunun idarece şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla, somut delillerle ortaya konulması zorunluluğudur.
- Mazeret (rapor, izin): raporu fenne aykırı bulunmayan memur raporlu olduğu için mazeretlidir; izin dilekçesinin reddi devamsızlığın sonunda tebliğ edilmişse 10 günün ve mazeretin yokluğunun somut delille gösterilmesi gerekir.
- Gün sayımı: hafta sonları süreye dahildir; ancak devamsızlık hafta sonu ya da resmî dinlenme gününden başlatılamaz, bu yüzden itirazınızı araya giren raporlu, izinli ya da göreve gelinen güne ve sürenin başlangıç gününe dayandırın.
- İşlem tarihi: işlem onuncu günün bitimi itibarıyla kurulmalıdır; devamsızlığın ilk gününden itibaren kurulan işlem hukuka aykırıdır.
- İspat: devamsızlığın günlük tutanak, imza çizelgesi ya da kamera kaydı gibi belgelerle gün gün gösterilmediğini belirtin; beş günü kapsayan tek tutanak yeterli görülmemiştir.
- Bildirim: rapor usulsüz sayılırsa bu durum size yazılı bildirilmelidir; telefonla yapılan bildirim yeterli değildir.
11.2. Çekilmiş Sayılma İptal Dilekçesinde Konu, Olaylar, Hukuki Nedenler ve Sonuç-İstem Nasıl Yazılır?
Konu bölümü, çekilmiş sayılma işleminin tarih ve sayısını, iptal ve yürütmenin durdurulması istemini ve yoksun kalınan hakların ödenmesi talebini tek cümlede toplar. Olaylar bölümü göreve gelinmeyen günleri gün gün, her günün nedenini ve belgesini, işlemin size yazılı olarak bildirildiği tarihi gösterir. Dava açma süresi İYUK madde 7 uyarınca yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar; tebliğ tarihini bu yüzden dilekçeye ayrıca yazın.
Hukuki nedenler bölümünde 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinin hangi şartının (mezuniyetsiz terk, kurumca kabul edilen mazeretin yokluğu, terkin kesintisiz 10 gün sürmesi) gerçekleşmediğini açıkça yazın. Sonuç ve istem bölümünde iptalle birlikte yoksun kalınan hakların ödenmesini isteyin; iptal kararı, İYUK madde 28, fıkra 1 uyarınca idareyi gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur kılar.
11.3. Çekilmiş Sayılma İşleminin Yürütmesinin Durdurulmasını İsteyen Dava Dilekçesi
Çekilmiş sayılma işlemine karşı dava açmak işlemin yürütülmesini durdurmaz; yürütmenin durdurulmasını ayrıca ve gerekçeli olarak istemeniz gerekir. İYUK madde 27, fıkra 2'ye göre yürütmenin durdurulması için telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.
Müstafi Sayılma İşleminin İptali ve Yürütmesinin Durdurulması İstemli Dava Dilekçesi
[SON GÖREV YERİ] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR
1. [Kurum ve unvan] olarak görev yapmaktayım. İşlem bana [gg.aa.yyyy] tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir; dava 60 gün içinde açılmıştır.
2. (Varsa) İşleme esas günlerde [rapor / izin talebi] nedeniyle mazeretliydim; raporum fenne aykırı bulunmamıştır.
3. (Varsa) Raporun usulsüz sayıldığı bana yazılı olarak bildirilmemiştir.
4. (Varsa) Devamsızlık günlük tutanak, imza çizelgesi ya da kamera kaydıyla gün gün ispatlanmamıştır.
5. (Varsa) [Araya giren raporlu ya da izinli gün] nedeniyle terk kesintisiz 10 gün sürmemiştir.
6. (Varsa) İşlem, onuncu günün bitimi yerine devamsızlığın ilk gününden itibaren kurulmuştur.
7. İşlem açıkça hukuka aykırıdır; memuriyetimin sona ermesi telafisi güç zarar doğurmaktadır.
[Tarih]
[Davacı / Vekil Ad Soyad, imza]
Son kontrol: 01.11.2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlık için belgelerinizle birlikte hukuki destek alınız.
12. Müstafi Sayılma İptal Davası: Sık Sorulan Sorular
Kaç gün işe gelmeyen memur müstafi sayılır?
Görevini izinsiz ya da kurumunca kabul edilen bir mazeret olmadan terk eden ve bu terk kesintisiz 10 gün süren memur, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 94 uyarınca yazılı müracaat aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır. Toplam gün sayısı tek başına yetmez; günlerin kesintisiz olması gerekir. Bu şartlar dar yorumlanır; 10 günün hangi günler olduğunu ve mazeretin bulunmadığını idare somut delillerle göstermelidir (Danıştay 12. Daire, 10.02.2022).
Raporlu olduğum günler devamsızlık sayılır mı?
Raporlu günler, rapor fenne aykırı bulunmadıkça devamsızlık sayılmaz (Danıştay 12. Daire, 13.02.2025). İdare raporu usulsüz bulursa bunu size yazılı bildirmelidir; telefonla yapılan bildirim yeterli değildir (Danıştay 12. Daire, 28.12.2022). Usulsüzlüğü memur göreve başladıktan sonra anlaşılan rapor, içeriğe dair aksi tespit yoksa, mazeretsiz terk sayılmaz (Danıştay 16. Daire, 23.05.2016). Uzun süren hastalıkta 657 sayılı Kanun'un 105. maddesindeki hastalık izni hükümleri uygulanır.
Müstafi sayılma bir disiplin cezası mıdır?
Müstafi sayılma disiplin cezası değildir; 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi, şartlar gerçekleştiğinde memurun çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağını öngörür ve memurluk 98. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca çekilme yoluyla sona erer. Devamsızlığın disiplin karşılığı 125. maddededir: özürsüz bir veya iki günlük devamsızlık aylıktan kesmeyi, kesintisiz 3 - 9 günlük devamsızlık kademe ilerlemesinin durdurulmasını, bir yılda toplam yirmi güne ulaşan özürsüz devamsızlık ise Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektirir.
Müstafi sayılan memur geri dönebilir mi?
Geri dönüşün iki yolu vardır. İlki iptal davasıdır: işlem iptal edilirse idarenin yeni işlemi, kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçmeyecek sürede kurması gerekir (İYUK madde 28, fıkra 1). İkincisi yeniden atanmadır: çekilmiş sayılanlar 657 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (B) bendi uyarınca bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamaz; 92. madde dönüşü iki defadan fazla olmamak, ayrılınan sınıfta boş kadro bulunmak ve sınıfın niteliklerini taşımak şartlarına bağlar. Yeniden atanma başvurusunun reddi ayrı bir davanın konusudur.
İdare 10 günü sonradan kamera kaydıyla tespit ederse işlem geçerli olur mu?
Geriye dönük kamera incelemesi tek başına yeterli görülmemiştir: devamsızlık imza kartonu, mesai çizelgesi, manyetik kart, kamera kaydı ya da amirlerin tarih ve saatli tutanağıyla günlük olarak desteklenmelidir. Danıştay 12. Daire 21.11.2019 tarihli kararında, gelinmeyen günler için tutanak tutulmadığını ve birimdeki memurların ifadesinin alınmadığını belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu; Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi bu bozmaya uyarak ilk derece mahkemesinin iptal kararını korudu.
Doktor randevusu veya muayene için gelmemek mazeret midir?
Belgelenen muayene günleri kararlarda mazeret olarak değerlendirilmiştir. Danıştay 16. Daire 03.03.2015 tarihli kararında acil ve kısa süreli muayene belgeleri bulunan günlerde devamsızlığın özürsüz sayılamayacağını belirterek iptal kararını gerekçesini değiştirerek onadı. Danıştay 12. Daire 19.02.2025 tarihli kararında, işlemdeki tarihler arasına Ramazan Bayramı girdiği ve memurun muayene randevuları bulunduğu olayda kesintisiz 10 günün oluşmadığını belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu. Muayene, tahlil ve randevu belgelerinizi saklamanız mazeretin ispatı için önem taşır.
Hapis cezası nedeniyle cezaevine giren memur müstafi sayılır mı?
Danıştay 1. Daire'nin 13.01.2004 tarihli istişari görüşüne (E. 2003/170, K. 2004/3) göre memuriyete engel nitelik taşımayan bir hapis cezasını idareye bildirerek cezanın infazı amacıyla cezaevine giren memur hakkında 657 sayılı Kanun'un 94, 98 ve 125. maddeleri uyarınca işlem tesis edilemez; bu durumdaki memurun hizmet ilişkisi infaz süresince askıdadır ve hükümlülük süresinin sona ermesinden sonra göreve iade ile memuriyet statüsünü yeniden kazanır. Görüş dava kararı değildir ve verildiği dönemin ceza mevzuatına ilişkindir.
Öğretim görevlisi veya öğretim üyesi için 10 gün kuralı uygulanır mı?
Öğretim elemanları için 94. maddenin uygulanması kararlarda olayın koşullarına göre ele alınmıştır. Danıştay 8. Daire, 2547 sayılı Kanun'un 62. maddesi ve 2914 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereği koşulları varsa 94. maddenin uygulanacağını 30.06.2021 tarihli kararında belirtti. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi 11.11.2020 tarihli kararında maddenin uygulanabileceğini, ancak devamsızlığın sıkı biçimde ispatlanması gerektiğini kabul etti. Danıştay 8. Daire 09.10.2025 tarihli kararında ise 2547 sayılı Kanun'a tabi öğretim görevlisi hakkında, yükseköğretim mevzuatı çekilmiş sayılmayı düzenlemediği ve devamsızlık disiplin hukuku kapsamında olduğu için 94. maddenin uygulanamayacağına hükmetti.
Çekilmiş sayılma işlemi iptal edilirse ödenmeyen maaşlar ödenir mi?
Yoksun kalınan haklar davada istenirse mahkeme ödenmesine hükmedebilir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 25.11.2020 tarihli kararında günlük tutanakla desteklenmeyen işlemi iptal etti ve yoksun kalınan parasal hakların işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine hükmetti; Danıştay 12. Daire 11.04.2018 tarihli kararında çekilmiş sayılma tarihinden sonra yapılan ödemelerin geri istenmesine ilişkin işlemin iptalini, ödemeler fiili çalışmanın karşılığı olduğu için onadı. İdare iptal kararını uygulamazsa İYUK madde 28, fıkra 3 uyarınca idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
DAYANAK VE KAYNAKÇA
Mevzuat
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 63, 79/4, 92, 94/1, 96/1, 97, 98/1, 108, 125, 141
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 27/1, 27/2, 28/1, 28/3, 33, 45/1, 49, 50/3
- 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, m. 20
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 25
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
- İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 8, 10, 11
- Devlet Memurları Kanunu, m. 105
Kararlar
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2017/12757, K. 2017/12950, 19.12.2017
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/1621, K. 2018/2273, 03.10.2018
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/1860, K. 2018/1902, 12.09.2018
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/832, K. 2020/2039, 25.11.2020
- Danıştay 1. Daire, E. 2003/170, K. 2004/3, 13.01.2004
- Danıştay 12. Daire, E. 2016/7553, K. 2018/1522, 11.04.2018
- Danıştay 12. Daire, E. 2016/8793, K. 2017/226, 08.02.2017
- Danıştay 12. Daire, E. 2016/9050, K. 2018/2335, 24.05.2018
- Danıştay 12. Daire, E. 2017/3398, K. 2020/485, 23.01.2020
- Danıştay 12. Daire, E. 2018/2666, K. 2023/4501, 27.09.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2018/9205, K. 2021/1419, 17.03.2021
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/1514, K. 2023/2421, 04.05.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/1663, K. 2023/1209, 15.03.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/3023, K. 2023/991, 09.03.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/3215, K. 2019/8992, 21.11.2019
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545, 30.03.2022
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/4671, K. 2023/3497, 14.06.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2019/5920, K. 2023/4502, 27.09.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2020/1260, K. 2023/1036, 09.03.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2020/5172, K. 2022/641, 23.02.2022
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/2242, K. 2023/718, 20.02.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/3817, K. 2025/872, 19.02.2025
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/5165, K. 2025/779, 13.02.2025
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/5565, K. 2022/405, 10.02.2022
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/5954, K. 2025/780, 13.02.2025
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399, 10.02.2022
- Danıştay 12. Daire, E. 2022/2198, K. 2022/7050, 28.12.2022
- Danıştay 12. Daire, E. 2022/6158, K. 2023/5554, 02.11.2023
- Danıştay 12. Daire, E. 2023/1488, K. 2024/2593, 22.05.2024
- Danıştay 12. Daire, E. 2023/3520, K. 2025/490, 04.02.2025
- Danıştay 12. Daire, E. 2023/3526, K. 2025/488, 04.02.2025
- Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877, 19.02.2025
- Danıştay 16. Daire, E. 2015/12024, K. 2015/2512, 08.05.2015
- Danıştay 16. Daire, E. 2015/25188, K. 2016/3594, 23.05.2016
- Danıştay 16. Daire, E. 2015/9334, K. 2015/500, 03.03.2015
- Danıştay 5. Daire, E. 1981/2907, K. 1984/2816
- Danıştay 5. Daire, E. 2021/65, K. 2021/2358
- Danıştay 8. Daire, E. 2019/3579, K. 2021/3527, 30.06.2021
- Danıştay 8. Daire, E. 2023/4290, K. 2025/7490, 09.10.2025
- Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, E. 2019/2627, K. 2020/2010, 11.11.2020
- Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, E. 2020/410, K. 2020/1202
- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/39, K. 2018/3424, 17.12.2018
- İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/628, K. 2020/828, 25.06.2020
DEĞERLENDİRME
Somut olayınız farklıdır — dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Müstafi sayılma işlemini ve tebliğ tarihini iletin; 60 günlük süre dolmadan dosyanızı birlikte değerlendirelim.