ÖZET
- Uyarma ve kınama, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 125/A ve 125/B'de düzenlenen disiplin cezalarıdır; uyarma en hafif, kınama ondan ağırdır.
- 657 sayılı Kanun madde 126'ya göre bu cezaları disiplin amiri verir.
- 657 sayılı Kanun madde 135'e göre tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir; itiraz zorunlu değildir.
- Anayasa madde 129'a göre bu cezalara karşı idari yargı yolu açıktır.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 7'ye göre dava süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa yazılı bildirimi izleyen günden başlayarak 60 gündür; itiraz hâlinde hesap kanunda açık değildir.
- İdare mahkemesi cezayı yetki, fiilin sübutu, soruşturma usulü, dayanak bent ve ölçülülük yönünden denetler.
İçindekiler
- 1. Uyarma ve Kınama Cezası: Dava Açmadan Önce Kısa Çerçeve
- 1.1. İptal Davasına Konu Uyarma Cezası Nedir? Yazıyla Dikkat Çekme
- 1.2. İptal Davasına Konu Kınama Cezası Nedir? Yazıyla Kusurun Bildirilmesi
- 1.3. Uyarma ile Kınama Ayrımı İptal Davasında Neden Önemlidir? Kayıtsızlık mı, Kusur mu
- 1.4. Uyarma ya da Kınama Cezasının Sonuçları: Aylık, Tekerrür, Aday Memurluk ve Özlük Dosyası
- 2. Uyarma ya da Kınama Cezası Alan Memur Ne Yapmalı? Özet Kurallar ve Adımlar
- 3. Uyarma ve Kınama Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi? İtiraz Yolu
- 4. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Süresi ve Görevli Mahkeme
- 4.1. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Kaç Gün İçinde Açılır? 60 Gün ve Tebliğ
- 4.2. Uyarma ya da Kınamaya İtiraz Edilirse Dava Süresi Ne Olur? İtirazın Reddi ve Zımni Ret
- 4.3. Kınama ve Uyarma Davası Hangi İdare Mahkemesinde Açılır?
- 4.4. Uyarma ve Kınama Cezasında Yürütmenin Durdurulması
- 4.5. Uyarma ve Kınama Davasında İstinaf ve Temyiz: Bölge İdare Mahkemesi Kararı Kesin Olabilir
- 5. Uyarma Cezasına Konu Fiiller: Dava Açısından Bent Özeti (Madde 125/A)
- 6. Kınama Cezasına Konu Fiiller: Dava Açısından Bent Özeti (Madde 125/B)
- 7. Uyarma ya da Kınama Cezasını Kim Verir? Yetkili Amir ve Yetkisiz Makam
- 8. Uyarma ve Kınama Cezasında İptal Sebepleri: Fiilin Sübutu ve Soruşturma
- 8.1. Uyarma ya da Kınamada Fiilin Sübutu ve Eksik Soruşturma: Delil ve Tanık İfadeleri
- 8.2. Fiil Uyarma ya da Kınama Bendine Uymuyorsa veya Dayanak Bent Gösterilmemişse
- 8.3. Uyarma ve Kınamada Savunma Alınmaması ya da Eksik Alınması: Cezaya Özgü Not
- 8.4. Kınama Cezasında Soruşturmacı Atanması, İtiraz Kurulunun Oluşumu ve Tarafsızlık
- 8.5. Süresi Geçmiş Fiilde Uyarma ve Kınama Cezası Verilemez: Cezaya Özgü Not
- 9. Uyarma ve Kınama Cezasında İfade Özgürlüğü, Sendikal Eylem ve Ölçülülük
- 10. Uyarma ya da Kınama Cezası İptal Edilirse Ne Olur?
- 11. Uyarma Cezası ve Kınama Cezası Emsal Kararları: Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi
- 12. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
- 13. Uyarma ve Kınama Cezası Davasının Komşu Davalardan Ayrımı
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut durumunuz için dosyanız incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Uyarma ve kınama cezası iptal davası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi bir memura verilen uyarma ya da kınama cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idare mahkemesinde açılan iptal davasıdır. 657 sayılı Kanun madde 125 uyarma ve kınamayı disiplin cezaları arasında sayar. 2010 Anayasa değişikliği ve madde 135'in 6111 sayılı Kanunla değiştirilmesinden sonra bu iki cezaya karşı da idari yargı yolu açıktır. İYUK madde 7'ye göre özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür ve idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar; itiraz yoluna gidilmişse süre hesabı kanunda açıkça düzenlenmediğinden tebliğ ve başvuru kayıtlarına göre ayrıca belirlenir.
Kolluk personeli (7068 sayılı Kanun) ve yükseköğretim personeli (2547 sayılı Kanun) bakımından özel kanunlardaki disiplin hükümleri uygulanır; anlatılan kurallar 657 sayılı Kanun'a tabi devlet memurlarına ilişkindir.
Esas yönünden isnat edilen fiilin gerçekten işlenip işlenmediği (sübut bulup bulmadığı) denetlenir. Bunun yanında cezayı veren makamın yetkisi, soruşturmanın usulüne uygun yürütülmesi, cezanın dayandığı bendin açıkça gösterilmesi ve fiil ile ceza arasındaki ölçülülük de denetlenir.
1. Uyarma ve Kınama Cezası: Dava Açmadan Önce Kısa Çerçeve
Uyarma ve kınama, 657 sayılı Kanun madde 125'te sayılan ve memura yazıyla bildirilen iki disiplin cezasıdır: uyarma memura daha dikkatli olması gerektiğini, kınama ise kusurlu olduğunu bildirir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller madde 125/A'da sekiz bent, kınama cezasını gerektiren fiiller madde 125/B'de 13 bent hâlinde sayılmıştır.
İki ceza da disiplin amiri tarafından verilir. Disiplin amiri, 657 sayılı Kanun madde 126'ya göre uyarma ve kınama cezalarını vermeye yetkili kılınan amirdir; ceza verme yetkisi soruşturmacıya geçmez, soruşturmacı delilleri toplar ve rapor hazırlar. Disiplin kurulunun ayrı bir ceza belirleme yetkisi yoktur, kendisine gelen cezayı kabul ya da reddeder.
1.1. İptal Davasına Konu Uyarma Cezası Nedir? Yazıyla Dikkat Çekme
Uyarma cezası, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğini yazıyla bildiren disiplin cezasıdır ve disiplin cezalarının en hafifidir. Ceza yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Kanunun tanımı şöyledir:
“Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 125, fıkra 2
Uyarma gerektiren eylemlerde ihmalin ağır basması, özre dayalı gecikme ve soruşturma zorunluluğu Uyarma Cezası Nedir? Fiiller (Madde 125/A) ve Sonuçları rehberinde ayrıntılı anlatılır.
1.2. İptal Davasına Konu Kınama Cezası Nedir? Yazıyla Kusurun Bildirilmesi
Kınama cezası, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunu yazıyla bildiren disiplin cezasıdır; uyarma cezasından daha ağırdır ve özlük dosyasına işlenir. Kanunun tanımı şöyledir:
“Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 125, fıkra 4
Kınamada aranan kusur, kınama gerektiren fiiller, bir derece hafif ceza ve tekerrür Kınama Cezası Nedir? Fiiller (Madde 125/B) ve Sonuçları rehberinde ayrıntılı anlatılır.
1.3. Uyarma ile Kınama Ayrımı İptal Davasında Neden Önemlidir? Kayıtsızlık mı, Kusur mu
Uyarma ile kınama arasındaki fark, aynı fiilin hangi derecede işlendiğindedir: kayıtsızlık ya da düzensizlik uyarmayı, kusurlu davranış kınamayı gerektirir. Fiilin kasıtla işlendiği hâlde ise ceza aylıktan kesmeye çıkar. Fiilin ihmalle mi, kusurla mı, kasıtla mı işlendiğinin ayırt edilmesi verilecek ceza bakımından belirleyicidir.
Bentler arasındaki farkın ayrıntısı Kınama Cezası Nedir? Fiiller (Madde 125/B) ve Sonuçları rehberinde anlatılır.
1.4. Uyarma ya da Kınama Cezasının Sonuçları: Aylık, Tekerrür, Aday Memurluk ve Özlük Dosyası
Uyarma ve kınama memurun aylığından kesinti sonucu doğurmaz. Özlük dosyasına işlenme, tekerrür ve aday memurluk sonuçları Uyarma ve Kınama Cezası Sicile İşler mi? Sonuçları rehberinde anlatılır.
2. Uyarma ya da Kınama Cezası Alan Memur Ne Yapmalı? Özet Kurallar ve Adımlar
Uyarma ya da kınama cezası alan memur, önce cezanın kendisine tebliğ edildiği tarihi saptamalı; tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edip etmeyeceğine karar vermeli, itiraz edilirse dava süresini tebliğ ve başvuru kayıtlarına göre ayrıca hesaplamalıdır; itiraz yoluna gitmeden de doğrudan dava açılabilir.
Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır; dava açılması dava edilen işlemin yürütülmesini durdurmaz. Cezanın uygulanmasının durması için idare mahkemesinden yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.
2.1. Uyarma ya da Kınama Cezasına Karşı Adım Adım Yol Haritası
Uyarma ya da kınama cezasına karşı izlenecek yol, tebliğ tarihinin saptanmasıyla başlar ve süre içinde idare mahkemesine iptal dilekçesi verilmesiyle tamamlanır. Aradaki adımlar, cezanın dayanağını, soruşturmanın usulünü ve itiraz seçeneğini değerlendirmeye yöneliktir:
- Ceza yazısının size tebliğ edildiği tarihi not edin; itiraz için 7 günlük süre tebliğden işler; dava süresi özel kanunda ayrı süre yoksa 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden başlar, itiraz edilmişse hesabı tebliğ ve başvuru kayıtlarına göre ayrıca belirleyin.
- Ceza yazısında uygulanan bendi (örneğin 125/A-a ya da 125/B-a) ve gerekçeyi inceleyin; cezanın dayandığı düzenlemenin açıkça belirtilmemesi iptal sebebidir.
- Soruşturma raporunu ve dosyadaki ifadeleri inceleyin; mahkeme soruşturmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını ve fiilin sübut bulup bulmadığını denetler.
- Cezayı veren makamın sizin disiplin amiriniz olup olmadığını kontrol edin; yetkisiz makamca verilen ceza iptal sebebidir.
- Tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edip etmeyeceğinize karar verin; itiraz kabul edilirse disiplin amiri cezayı hafifletebilir ya da tamamen kaldırabilir.
- Görev yaptığınız yerdeki idare mahkemesine iptal dilekçesi verin; cezanın uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararın doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte gerçekleşiyorsa yürütmenin durdurulmasını da isteyebilirsiniz.
Kaynaktaki örnek kınama cezası dava dilekçesinde dava konusu olarak idarenin tarih ve sayılı kararı, tebliğ tarihi ayrıca gösterilmiş; açıklamalar bölümünde cezaya konu fiil ve uygulanan bent anlatılmıştır.
2.2. Kınama ve Uyarma Cezası Davasının Temel Kurallar Tablosu
Uyarma ve kınama cezası davasının temel kuralları 657 sayılı Kanun, Anayasa ve İYUK maddelerinden çıkar; her satır dayanağı olan maddeyi gösterir.
| Kural | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Uyarma cezasının tanımı | Memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesi | 657 sayılı Kanun madde 125/A |
| Kınama cezasının tanımı | Memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesi | 657 sayılı Kanun madde 125/B |
| Cezayı veren | Disiplin amiri; disiplin kurulu ayrı ceza belirleyemez | 657 sayılı Kanun madde 126 |
| İtiraz | Disiplin kuruluna, tebliğden itibaren 7 gün içinde; kurul otuz gün içinde karar verir | 657 sayılı Kanun madde 135/1-3 |
| Yargı yolu | Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz; idari yargı yolu açıktır | Anayasa madde 129/3; 657 sayılı Kanun madde 135/5 |
| Dava süresi | Özel kanunda ayrı süre yoksa 60 gün; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar, itiraz edilmişse hesap kanunda açık değildir | İYUK madde 7 |
| Yetkili mahkeme | İlgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi | İYUK madde 33/3 |
| Yürütmenin durdurulması | Telafisi güç veya imkânsız zarar ve açık hukuka aykırılık birlikte aranır | Anayasa madde 125/5; İYUK madde 27 |
3. Uyarma ve Kınama Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi? İtiraz Yolu
Uyarma ve kınama cezalarına karşı idari yargı yolu açıktır: Anayasa madde 129/3 disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağını, 657 sayılı Kanun madde 135/5 ise disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceğini düzenler. Bu iki cezaya karşı itiraz yolu da vardır, ancak dava açmak için önce itiraz edilmesi gerekmez.
657 sayılı Kanun madde 135'e göre disiplin amirlerinin verdiği uyarma ve kınama cezalarına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Süre, kararın ilgiliye tebliğinden itibaren yedi gündür ve süresinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir. İtirazı inceleyen kurul, dilekçe ile karar ve eklerinin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde karar vermek zorundadır.
İtiraz reddedilirse dava, itirazın reddine ilişkin kurul işlemine karşı da açılabilir. İzmir Bölge İdare Mahkemesi (BİM) 2. İdari Dava Dairesi, uyarma cezasına yapılan itirazın reddine dair Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Disiplin Kurulu işlemini dava konusu olarak inceledi ve işlemi iptal etti (E. 2017/8165, K. 2017/8097, 13.12.2017). Danıştay 12. Daire de uyarma cezasına yapılan itirazın reddine ilişkin Manisa İl Disiplin Kurulu işlemine karşı açılan davada verilen idare mahkemesi kararını onadı (E. 2012/8899, K. 2016/358, 28.01.2016).
3.1. Uyarma Cezasına ve Kınama Cezasına Yargı Yolu Açık mı? Anayasa Madde 129 ve Madde 135
Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu açıktır. Anayasa madde 129'un 2010 değişikliğiyle konulan üçüncü fıkrası bu iki ceza için de istisna tanımaz:
“Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 129, fıkra 3
Değişiklikten önce Anayasa madde 129, uyarma ve kınama cezalarını yargı denetimi güvencesinin dışında tutuyordu; 657 sayılı Kanun madde 135 de bu iki ceza için yalnız itiraz öngörüyor, yargı yolunu kapatıyordu. Anayasa değişikliğinin ardından madde 135, 6111 sayılı Kanun'la değiştirildi ve bugün tüm disiplin cezalarına karşı idari yargı yolu açıktır.
Anayasa madde 125/1 de idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu düzenler. Bu iki ceza hafif görünse de memurun özlük dosyasına girer; ileride tekerrür değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
3.2. Uyarma ya da Kınama Cezasına İtiraz Zorunlu mu? Yedi Günlük İtiraz
İtiraz zorunlu değildir: 657 sayılı Kanun madde 135 uyarma ve kınama cezalarına itiraz «edilebilir» der ve aynı maddenin beşinci fıkrası disiplin cezalarına karşı idari yargı yolunu ayrıca açık tutar. İtiraz tercih edilirse süre tebliğden itibaren 7 gündür.
Madde 135/2'ye göre süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. Kanun, kesinleşmenin dava açma hakkına etkisini ayrıca düzenlemez; madde 135/5 idari yargı yolunu itiraz şartına bağlamadan açık tutar.
İtirazın yeri konusunda iki yaklaşım vardır. Birincisi itirazı isteğe bağlı bir yol olarak görür ve memurun itiraz etmeden doğrudan idare mahkemesine gidebileceğini vurgular; ikincisi ise özellikle delilsiz verilen uyarma ve kınama cezalarında önce itiraz edilmesini, sonuç alınamazsa dava açılmasını önerir.
İtiraz kabul edilirse disiplin amiri kararı gözden geçirir ve cezayı hafifletebilir ya da tamamen kaldırabilir; örneğin kınama cezası uyarma cezasına indirilebilir. İtiraz üzerine ceza kendiliğinden kalkmaz, kararı yeniden değerlendiren yine disiplin amiridir.
4. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Süresi ve Görevli Mahkeme
Uyarma ve kınama cezası iptal davası, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde cezanın yazılı bildirimini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde, memurun görevli bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (İYUK madde 7 ve madde 33); itiraz edilmişse süre hesabı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Dava açmak cezanın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz; bunun için yürütmenin durdurulması istenmelidir. İdare mahkemesi kararlarına karşı kural olarak bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; konusu kanunda belirlenen parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında karar kesindir (İYUK madde 45/1).
4.1. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Kaç Gün İçinde Açılır? 60 Gün ve Tebliğ
Uyarma ve kınama cezası iptal davası, ayrı özel süre yoksa 60 gün içinde açılır. İYUK madde 7/1'e göre özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür; madde 7/2-a'ya göre bu süre idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Anayasa madde 125/3 de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağını öngörür. Süre, cezanın verildiği ya da onaylandığı günden değil, size yazıyla bildirildiği günden sayılır. İYUK madde 8'e göre tatil günleri süreye dahildir; sürenin son günü tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar.
Örneğin, kınama cezası size 10.03.2025 tarihinde tebliğ edildiyse süre 11.03.2025'te işlemeye başlar ve 60. gün 09.05.2025'tir; bu gün tatile rastlasaydı dava izleyen ilk çalışma gününün sonuna kadar açılabilirdi.
4.2. Uyarma ya da Kınamaya İtiraz Edilirse Dava Süresi Ne Olur? İtirazın Reddi ve Zımni Ret
İtiraz edildiğinde dava süresinin nasıl hesaplanacağını kanun açıkça düzenlemez; 657 sayılı Kanun madde 135 ile İYUK madde 11 arasında metinde kurulmuş bir bağ yoktur. Bu nedenle iki hüküm ve iki yaklaşım birlikte bilinmelidir.
İYUK madde 11'e göre dava açılmadan önce üst makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; buna zımni ret, yani idarenin cevap vermemesinin ret sayılması denir. Ret ya da zımni ret hâlinde süre yeniden işler ve başvuruya kadar geçen süre de hesaba katılır. Madde 135/3 ise itirazı inceleyen kurula otuz günlük karar süresi verir.
Bir yaklaşıma göre itiraz yoluna gidilmişse süre itirazın reddi ya da zımni ret üzerine işler ve dava ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılır. Diğer yaklaşım ise genel sürenin yazılı bildirimi izleyen günden başladığını hatırlatır ve süre hesabının somut tebliğ ve başvuru kayıtları üzerinden ayrıca yapılmasını ister.
4.3. Kınama ve Uyarma Davası Hangi İdare Mahkemesinde Açılır?
Uyarma ve kınama cezasına karşı dava idare mahkemesinde açılır; yetkili mahkeme, memurun görevli bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İYUK madde 33/3, memurun görevle bağını koparmayan disiplin cezalarına ilişkin davalarda yetkiyi ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesine verir.
Uyarma ve kınama memurun görevle ilişkisini kesmez; bu cezalara karşı açılan davada, cezayı veren makamın bulunduğu yere değil, sizin görev yaptığınız yere bakılır. Kınama cezası memur hakkında doğrudan sonuç doğuran, uygulanabilir bir idari işlemdir; bu nedenle iptal davasının konusu olabilir.
4.4. Uyarma ve Kınama Cezasında Yürütmenin Durdurulması
Uyarma ya da kınama cezasına karşı dava açmak cezanın uygulanmasını durdurmaz; durdurma için mahkemeden yürütmenin durdurulması (YD), yani işlemin uygulanmasının dava sırasında mahkeme kararıyla durdurulması istenmelidir. İYUK madde 27/1'e göre dava açılması, dava edilen işlemin yürütülmesini durdurmaz.
Anayasa madde 125/5'e göre yürütmenin durdurulması kararı için iki şart birlikte aranır: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Mahkeme bu kararı gerekçe göstererek verir.
657 sayılı Kanun madde 132/1'e göre disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve hemen uygulanır; YD talebi bu nedenle dilekçede açıkça yazılmalıdır. İYUK madde 27/6'ya göre YD kararı teminat karşılığında verilir, ancak durumun gereğine göre teminat aranmayabilir.
4.5. Uyarma ve Kınama Davasında İstinaf ve Temyiz: Bölge İdare Mahkemesi Kararı Kesin Olabilir
İdare mahkemesinin uyarma ya da kınama davasında verdiği karara karşı, İYUK madde 45/1'e göre kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. Aynı madde, kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalan iptal davalarında idare mahkemesi kararlarını kesin sayar.
Danıştay 12. Daire, uyarma cezasını iptal eden bölge idare mahkemesi kararının kesin olduğunu kabul ederek davacının temyiz istemini reddeden kararı onadı (E. 2024/6209, K. 2025/69, 14.01.2025).
5. Uyarma Cezasına Konu Fiiller: Dava Açısından Bent Özeti (Madde 125/A)
Uyarma cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 125/A'da sekiz bent (a-h) hâlinde sayılan fiillerden biri işlendiğinde verilir. Uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir ve memurun memuriyet haklarına bir kısıntı getirmez.
Bentlerin tam listesi ve kapsamı Uyarma Cezası Nedir? Fiiller (Madde 125/A) ve Sonuçları rehberinde anlatılır.
6. Kınama Cezasına Konu Fiiller: Dava Açısından Bent Özeti (Madde 125/B)
Kınama cezası, 657 sayılı Kanun madde 125/B'de on üç bent (a, b, c, d, e, f, g, h, ı, j, k, l, m) hâlinde sayılan fiillerden biri işlendiğinde verilir. Kınama, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir; (m) bendi 17/9/2004 tarihli 5234 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Bentlerin tam listesi ve kapsamı Kınama Cezası Nedir? Fiiller (Madde 125/B) ve Sonuçları rehberinde anlatılır.
Kınama cezasının iptali istenen davalarda fiilin disiplin suçu oluşturmaması, sübut bulmaması, yorum gerektiren mevzuat karşısında memura kusur yüklenememesi, dayanak bendin gösterilmemesi ya da yanlış bende dayanılması iptal sebebi olarak karşımıza çıkar.
7. Uyarma ya da Kınama Cezasını Kim Verir? Yetkili Amir ve Yetkisiz Makam
Uyarma ve kınama cezalarını disiplin amirleri verir; disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayin etme yetkisi yoktur, kurul cezayı kabul veya reddeder (657 sayılı Kanun madde 126, fıkra 2 ve 4). Özel kanunların ceza vermeye yetkili amir ve kurullara ilişkin hükümleri saklıdır (madde 126, fıkra 5).
Disiplin amiri, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre kendi özel yönetmeliklerinde belirlenen amirdir (madde 124, fıkra 1). Disiplin amirlerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir (madde 134). Size uyarma veya kınama veren makamın yetkili olup olmadığını anlamak için kurumunuzun disiplin amirlerini gösteren yönetmeliğe bakmanız gerekir.
Cezayı yetkisiz bir makam vermişse işlem yetki yönünden hukuka aykırıdır ve iptal edilir. Yetki iddiası, fiilin işlenip işlenmediğinden bağımsız bir iptal sebebidir; bu yüzden dava dilekçesinde cezayı imzalayan makam ayrıca incelenmelidir.
7.1. Uyarma ve Kınamada Disiplin Amiri Kimdir? Sıralı Amir ve Üst Amir
Uyarma ve kınamada disiplin amiri, kurum yönetmeliğinde sizin için gösterilen amirdir ve bu amirler sıra hâlinde belirlenebilir. Sıralı disiplin amiri, en yakın amirden başlayarak silsile yoluyla birbirini izleyen amirlerdir.
Yetki sıradaki amirler arasında kendiliğinden el değiştirmez. Üst amirin soruşturma açma yetkisi ceza verme yetkisini kapsamaz; alt kademedeki makamın üst kademedeki makam yerine karar alması da işlemi yetki yönünden hukuka aykırı kılar. Birinci sıradaki amirin vermesi gereken cezayı başka bir amirin vermesi, yetki sakatlığı olarak ileri sürülebilir.
Uygulamada şu iki noktayı kontrol edin: cezayı imzalayan makam, yönetmelikte sizin için gösterilen disiplin amiri midir; amir o tarihte görevinin başında mıydı, yoksa izinli veya raporlu olduğu için yerine başkası mı vekâlet ediyordu? İkinci durumun sonucunu Danıştay 8. Daire'nin 13.05.1999 tarihli kararı (E. 1998/2038, K. 1999/2990) ortaya koyar: işlemin tesis edildiği tarihte hastalık iznine ayrılmış bulunan disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi bulunmadığından uyarma cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık yoktur.
7.2. Yetkisiz Makamın veya Raporlu Amirin Verdiği Uyarma ve Kınama İptal Edilir
Uyarma veya kınama cezasını disiplin amiri olmayan bir makam vermişse ceza yetki yönünden hukuka aykırıdır ve iptal edilir. Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulu'nun 11.06.2019 tarihli kararına konu olayda Silvan Devlet Hastanesinde psikiyatri uzmanı olan davacının birinci disiplin amiri baştabip, üst disiplin amiri sağlık grubu başkanıydı; uyarma cezasını ise disiplin amiri olmayan ve ceza verme yetkisi bulunmayan Silvan Kaymakamlığı vermişti. Müşterek Kurul, işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle uyarma cezasını iptal etti.
Cezayı veren amirin o tarihte raporlu olması da yetkiyi ortadan kaldırır. Danıştay 8. Daire 13.05.1999 tarihli kararında (E. 1998/2038, K. 1999/2990), görev başında bulunmadığı gerekçesiyle gümrük memuruna uyarma cezası veren şube müdürünün o tarihte 10 gün raporlu olduğunu belirleyerek işlemi yetki yönünden hukuka aykırı buldu ve İdare Mahkemesi kararını bozdu.
Her usul eksikliği yetki sakatlığı değildir. Danıştay 8. Daire 16.12.1998 tarihli kararında (E. 1996/1380, K. 1998/4372), disiplin amirinin yetkisindeki cezaları doğrudan verebileceğini ve soruşturmanın soruşturmacı (soruşturmayı yürütmek üzere atanan kişi) atanarak ya da yetkili amirce yapılabileceğini belirterek soruşturmacı atanmadan verilen cezayı iptal eden kararı bozdu. Danıştay 8. Daire 10.12.1998 tarihli kararında (E. 1998/4700, K. 1998/4143), genel müdürün kurumun bütün memurlarının en üst disiplin amiri olduğunu belirterek kurum yönetmeliğinin Resmî Gazete'de yayımlanmaması gerekçesiyle verilen iptal kararını bozdu.
7.3. Disiplin Kurulu Uyarma ve Kınamada Ceza Tayin Edemez; Kabul veya Reddeder
Disiplin kurulu, uyarma ve kınamada kendi belirlediği bir cezayı veremez; önüne gelen cezayı yalnız kabul veya reddeder. Kanunun lafzı şöyledir:
“Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 126, fıkra 4
Disiplin kurulu her ilde ve kurum merkezinde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda da bölge merkezinde kurulur (madde 134). Uyarma ve kınamada kurul, cezaya yapılan itirazı inceleyerek devreye girer: itiraz kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır ve kurul otuz gün içinde karar verir. İtiraz kabul edilirse cezayı yeniden ele alan disiplin amiridir; amir kararı gözden geçirip cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir (madde 135).
8. Uyarma ve Kınama Cezasında İptal Sebepleri: Fiilin Sübutu ve Soruşturma
Uyarma veya kınama cezasına karşı açılan iptal davasında idare mahkemesi, fiilin gerçekten işlenip işlenmediğini, doğru bende uyup uymadığını ve soruşturmanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediğini denetler. Usul incelemesinde soruşturmanın yapılış biçimine, savunmanın alınıp alınmadığına ve kararda cezanın hangi kanun hükmüne dayandığının açıkça yazılıp yazılmadığına bakılır. Esas incelemesinde ise isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığı ve verilen cezanın fiille orantılı olup olmadığı değerlendirilir.
Fiilin sübutu, yani fiilin işlendiğinin delille kanıtlanması, cezanın hukuka uygunluğunun ilk koşuludur; bu kanıtın disiplin soruşturmasıyla ortaya konulması gerekir. Aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturma başlamış olması disiplin kovuşturmasını geciktirmez; memurun ceza kanununa göre mahkûm olup olmaması da disiplin cezasının uygulanmasını engellemez (657 sayılı Kanun madde 131).
8.1. Uyarma ya da Kınamada Fiilin Sübutu ve Eksik Soruşturma: Delil ve Tanık İfadeleri
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 17.11.2020 tarihli kararında, lehe ve aleyhe delillerin toplanması, soruşturulanın ve olayın tanıklarının ifadesinin alınması ve soruşturmacı kanaat teklifinin yer aldığı bir soruşturma raporunun hazırlanması gerektiğini; salt davacının ve şikayetçinin ifadelerine dayanılarak olayın tanığının ifadesi alınmadan hazırlanan rapora dayalı uyarma cezasında hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmiştir.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 17.11.2020 tarihli kararında (E. 2020/1402, K. 2020/1532), Bayraklı Belediyesinde zabıta memuru olan davacıya, çalışma arkadaşıyla yaşadığı olay nedeniyle Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranış gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (A) bendinin (e) alt bendi uyarınca verilen uyarma cezasını iptal eden İzmir 5. İdare Mahkemesi kararına karşı belediyenin istinaf başvurusunu reddetti. İdare Mahkemesi, soruşturmada yalnız davacının ve şikâyetçinin ifadesinin esas alındığını, olayın tanığı olan ve aynı araçta bulunan diğer zabıta memurunun dinlenmediğini saptamıştı; Bölge İdare Mahkemesi bu gerekçeyi usul ve hukuka uygun buldu.
Danıştay 12. Daire 03.03.2022 tarihli kararında (E. 2021/5807, K. 2022/942), görev sırasında amirine hal ve hareketiyle saygısız davrandığı gerekçesiyle cezalandırılan infaz ve koruma memurunun cezasını, olaya şahit olan kişilerin tümünün ifadesi alınmadan ve fiil şüpheye yer bırakmayacak somut delillerle ortaya konulmadan verildiği için iptal eden İdare Mahkemesi kararını onadı.
8.1.1. Tanık İfadesi Alınmadan Verilen Uyarma ya da Kınama Cezası
İzmir BİM 2. İdari Dava Dairesi'ne göre, olaya tanıklık eden diğer zabıta memuru dinlenmeden, yalnızca davacı ile şikayetçinin anlatımlarıyla ve fiille ilgili bütün deliller toplanmadan hazırlanan soruşturma raporu, uyarma cezasına dayanak yapılamaz.
8.1.2. Amirin Kişisel Gözlemine Dayanan Kınama ya da Uyarma Cezası
Danıştay 12. Daire'nin 07.12.2015 tarihli kararına (E. 2012/7240, K. 2015/6539) konu olayda İdare Mahkemesi, kursa katılmama dışındaki fiilleri somut ve hukuken kabul edilebilir tutanaklarla saptanmadığı ve amirlerin subjektif gözlemlerine dayandığı için kabul etmemiş; Danıştay ise yalnız kurs fiilini inceleyip ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için ret kararını bozmuştur.
8.2. Fiil Uyarma ya da Kınama Bendine Uymuyorsa veya Dayanak Bent Gösterilmemişse
Memurun eylemi 125. maddede sayılan fiil ve hallerden birine uymuyor ve bunlara nitelik ve ağırlık bakımından benzer de değilse verilen ceza dayanaksız kalır; çünkü 125. maddenin 13. fıkrası yalnız sayılan fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara aynı neviden ceza verilmesine imkân tanır. Disiplin cezası da kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine bağlıdır.
Kanun her eylemi tek tek saymaz: 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin on üçüncü fıkrası, sayılan fiil ve hâllere nitelik ve ağırlık bakımından benzeyen eylemlerde bulunanlara aynı türden disiplin cezası verileceğini öngörür. Bu hüküm, bentte birebir yazmayan bir eylemin de cezalandırılabilmesine imkân tanır; benzerlik ise eylemin niteliği ve ağırlığı üzerinden kurulur.
Usul yönünden kararda cezanın hangi kanun maddesine ve bende dayandığı açıkça gösterilmelidir; dayanak bent yazılmadan verilen ceza bu yönden denetlenir ve iptal edilebilir. Eylemin uymadığı bir bentten ceza verilmesi de aynı sakatlığı taşır: uyarma bendine giren bir eylem için kınama bendinden ceza verilmesi bunun örneğidir.
8.3. Uyarma ve Kınamada Savunma Alınmaması ya da Eksik Alınması: Cezaya Özgü Not
Savunması alınmadan memura uyarma veya kınama dahil hiçbir disiplin cezası verilemez; bu güvence 657 sayılı Kanun'un 130. maddesinde ve Anayasa'nın 129. maddesinde yer alır. 657 sayılı Kanun'un 130. maddesine göre savunma için süreyi soruşturmayı yapan veya yetkili disiplin kurulu verir; bu süre içinde savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 15.03.2019 tarihli kararında (E. 2018/2480, K. 2019/541), görev yerine geç geldiği için uyarma cezası alan makine mühendisinin soruşturma başlamadan önce verdiği savunmayı yeterli görmedi, soruşturma sırasında alınan ifadesini de savunma yerine saymadı ve ret kararını kaldırarak cezayı iptal etti.
8.4. Kınama Cezasında Soruşturmacı Atanması, İtiraz Kurulunun Oluşumu ve Tarafsızlık
Danıştay 8. Daire'ye göre disiplin soruşturması soruşturmacı atanarak yapılabileceği gibi disiplin cezasını vermeye yetkili amirce de yapılabilir; mevzuatta disiplin soruşturması açılması ve disiplin cezası verilebilmesi soruşturmacı atanmasına bağlanmamıştır. Soruşturmacı, delilleri toplayıp rapor hazırlayan kişidir; ceza verme yetkisi kendiliğinden ona geçmez. İtirazı inceleyen kurulda sendika temsilcisinin bulunmaması ise Danıştay 2. Daire'nin değerlendirdiği, sonucu etkileyen bir unsurdur.
Danıştay 8. Daire 16.12.1998 tarihli kararında (E. 1996/1380, K. 1998/4372), 657 sayılı Kanun'un 126. maddesine göre cezayı disiplin amirinin vereceğini, soruşturmayı ise soruşturmacının yürütebileceği gibi yetkili amirin de yürütebileceğini belirterek soruşturmacı atanmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararını bozdu; olayda öğretmene verilen ceza bir günlük maaş kesimiydi.
Danıştay 2. Daire 16.05.2023 tarihli kararında (E. 2021/13924, K. 2023/2600), Sahil Güvenlik Komutanlığında sivil memur olarak çalışan ve sendika işyeri temsilcisi olan davacıya verilen kınama cezasını inceledi. Davacı daha önce aynı disiplinsizlik nedeniyle uyarma cezası almıştı; görev mahallini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle disiplin amiri bu kez kınama cezası verdi, itirazı Sahil Güvenlik Komutanlığı Disiplin Kurulu reddetti. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) davayı reddetmişti: kınama için soruşturmacı atanmasını zorunlu görmemiş, amirin soruşturma heyetinde bulunmasını hukuka aykırı saymamış ve kurul üyeleri arasında sendika temsilcisinin sayılmadığını kabul etmişti.
Danıştay 2. Daire karar düzeltme istemini kabul etti. Olay tarihinde yürürlükte olan genel disiplin kurulları yönetmeliği, hakkında karar verilen memurun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinin de disiplin kurulunda yer almasını şart koşuyordu. Bu düzenlemeye uygun oluşturulmayan kurulun kararını hukuka aykırı bulan Danıştay 2. Daire, AYİM kararını bozdu ve dosyayı yetkili İstanbul İdare Mahkemesine gönderdi. Tarafsızlık yönünden de soruşturmayı yürüten kişi ile delilleri değerlendirip karar veren kişi veya kurulun ayrı olması disiplin hukukunun temel ilkeleri arasında sayılır.
8.5. Süresi Geçmiş Fiilde Uyarma ve Kınama Cezası Verilemez: Cezaya Özgü Not
Uyarma veya kınama cezası, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmamışsa verilemez. 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi bu bir aylık süreyi uyarma ve kınama cezaları için de arar; süre içinde soruşturma başlatılmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Aynı maddenin 7573 sayılı Kanun'la değiştirilen ikinci fıkrasına göre fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmemişse de yetki düşer. Davada idarenin fiili öğrendiği tarih ile soruşturmanın başladığı tarih, soruşturma belgeleri üzerinden karşılaştırılmalıdır.
9. Uyarma ve Kınama Cezasında İfade Özgürlüğü, Sendikal Eylem ve Ölçülülük
Memurun eleştirisi, sendikal eylemi ya da basın açıklaması her zaman uyarma veya kınama cezası gerektirmez; yargı eylemin niteliğine, sendikal faaliyetle bağına ve cezanın eylemle orantılı olup olmadığına bakar. Düşünceyi açıklama özgürlüğü Anayasa güvencesindedir ve isnat edilen eylem mevzuattaki tanıma uymuyorsa verilen ceza hukuka aykırı olur.
Karar çizgisi tek yönlü değildir. Danıştay 12. Daire, sendika kararıyla eyleme katılan hemşireye ve sendikal basın açıklaması yapan şube başkanına verilen cezaları hukuka aykırı buldu; buna karşılık bir idare mahkemesi, kurumu itham eden dilekçe ifadeleri nedeniyle verilen uyarma cezasını hukuka uygun gördü.
9.1. Sendikal Eyleme Katılma: Uyarma Cezası İptal Edilebilir mi?
Sendikanın aldığı karar doğrultusunda meslek sorunlarını kamuoyuna duyurmak için yapılan eyleme katılma, Danıştay 12. Daire'nin bir kararında uyarma cezasını hukuka aykırı kılan kabul edilebilir bir mazeret sayıldı.
Danıştay 12. Daire 16.09.2015 tarihli kararında (E. 2012/11297, K. 2015/4815), bir eğitim ve araştırma hastanesinde hemşire olan davacıya 657 sayılı Kanun'un 125/A-b bendi uyarınca verilen uyarma cezasını inceledi. Davacı, 14 Mart Tıp Bayramı'nda bağlı olduğu sendikanın kararı doğrultusunda diğer sağlık çalışanlarıyla birlikte hastane bahçesinde yapılan basın açıklamasına katılmış ve bu sürede çalışmaya ara vermişti; idare bu eylemi izinsiz olarak görev mahallini terk saymıştı. İdare Mahkemesi, grev hakkının iç hukukta yasal olarak düzenlenmediğini ve kamu hizmetinin sürekliliğini gerekçe göstererek davayı reddetmişti.
Danıştay 12. Daire, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), bir günlük ulusal eyleme katıldıkları için öğretmenlere verilen uyarma cezasını çok küçük olmasına karşın sendika üyelerini meşru eylemlerden caydırabilecek nitelikte bulduğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmettiği kararına dayandı. Daire, sendikanın öncülüğünde yapılan eyleme katılmayı "kabul edilebilir bir mazeret" saydı, cezayı hukuka aykırı buldu ve İdare Mahkemesinin ret kararını oybirliğiyle bozdu.
Danıştay 12. Daire 20.01.2016 tarihli kararında da sendika şube başkanı sıfatıyla basın açıklaması yapan PTT dağıtıcısına verilen kınama cezasını, açıklama 125/B-m bendindeki yetkisiz basına demeç fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sendikal faaliyet sayılacağı için hukuka aykırı buldu; İdare Mahkemesinin ret kararını oyçokluğuyla bozdu.
9.2. Amire Yönelik Eleştiri ve Dilekçe Üslubu Nedeniyle Uyarma ya da Kınama: Eleştiri Sınırı
Eleştiri sınırı içinde kalan ifadeler nedeniyle Devlet memuru vakarına aykırılık gerekçesiyle verilen uyarma veya kınama cezası iptal edilebilir; ifadeler kurumu ve çalışanları itham eden, itibarsızlaştıran bir üsluba vardığında ise idare mahkemesi cezayı hukuka uygun bulabilir. Kararlarda ölçüt, ifadelerin eleştiri sınırını aşıp aşmadığıdır.
Danıştay 12. Daire'nin 14.01.2025 tarihli kararına (E. 2024/6209, K. 2025/69) konu olayda İdare Mahkemesi, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna bağlı işletmede sözleşmeli personel olarak çalışan davacının dilekçesindeki ifadelerin eleştiri sınırını aşarak kurumu ve çalışanları itham ettiğini, üslubun resmî yazışma kurallarına uymadığını kabul edip davayı reddetmişti. Bölge İdare Mahkemesi ise cezayı, uyarma için öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra başlatılan soruşturmaya dayandığı için kesin olarak iptal etti; Danıştay 12. Daire bu kesin karara yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin kararı onadı.
9.3. Uyarma ya da Kınama Cezasında Ölçülülük ve Fiil-Ceza Uyumu
Mahkeme, verilen cezanın fiille orantılı olup olmadığını denetler; yalnız uyarma gerektiren bir eyleme kınama cezası verilmesi orantısız bir yaptırımdır ve iptal edilebilir. Uyarma, 657 sayılı Kanun'da öngörülen en hafif disiplin cezasıdır; fiil uyarma bendine giriyorsa daha ağır ceza bu denetimde öne çıkar.
Bu denetimin sınırı Anayasa'nın 125. maddesindedir: yargı yetkisi idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır, hiçbir surette yerindelik denetimi biçiminde kullanılamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak nitelikte karar verilemez. Mahkeme bu nedenle cezanın bentle ve fiille uyumunu inceler.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi almış memur için 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi bir derece hafif ceza uygulanabileceğini öngörür. Bu imkânın değerlendirilip değerlendirilmediği de cezanın fiille uyumu bakımından davada ileri sürülebilir.
10. Uyarma ya da Kınama Cezası İptal Edilirse Ne Olur?
Mahkeme uyarma veya kınama cezasını iptal ederse ceza, hukuka aykırı bulunduğu gerekçe çerçevesinde hukuk düzeninden kalkar ve idare kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 28. maddesine göre bu süre, kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir durumda 30 günü geçemez.
Disiplin cezaları 657 sayılı Kanun'un 133. maddesi uyarınca memurun özlük dosyasına işlenir; iptal kararından sonra idare, cezanın bu dosyadaki kaydı ve cezaya bağlı işlemler bakımından kararın gereğini yapmalıdır. İptal edilmeyen uyarma ve kınama cezaları için ise memur, uygulamadan 5 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın silinmesini isteyebilir.
10.1. Kınama ya da Uyarma Cezası İptal Edilince İdare Ne Yapmak Zorundadır?
İptal kararı idareye tebliğ edildiğinde idare, kararın gerektirdiği işlemi kurmak ya da eylemi yapmak zorundadır; İYUK madde 28 bu yükümlülüğü esas hakkındaki kararlar kadar yürütmenin durdurulması kararları için de öngörür. Süre, tebliğden başlayarak 30 günü aşamaz.
Uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir; kınama ise memura kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir (657 sayılı Kanun madde 125). Bu cezalar maaştan kesinti sonucu doğurmaz, ancak özlük dosyasına işlenir. Kararın gereği bu nedenle cezanın özlük dosyasındaki kaydı ve cezaya dayanılarak yapılmış işlemler yönünden yerine getirilir.
10.2. İptal Edilen Uyarma ya da Kınama Yerine Yeniden Ceza Verilebilir mi? Kısa Not
İdare, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin 7573 sayılı Kanun'la değiştirilen ikinci fıkrası uyarınca, iptal kararının idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan süre içinde; kalan süre dolmuş ya da altı aydan az ise en geç altı ay içinde, karar gerekçesini dikkate alarak yeniden disiplin cezası verebilir.
Mahkemenin fiil için daha hafif bir cezayı yeterli gördüğü durumda idarenin aynı ya da daha ağır cezaya dönmesi, iptal kararının gerekçesine aykırı düşer. İptalden sonra verilen ceza yeni ve ayrı bir işlem olduğundan ona karşı da itiraz ve dava yolu açıktır.
10.3. Uyarma ve Kınama İptal Kararından Sonra Parasal Haklar ve Tazminat: Kısa Yönlendirme
Uyarma ve kınama maaştan kesinti sonucu doğurmadığından iptalleri çoğu durumda parasal bir iade gerektirmez; cezaya bağlı olarak ek ödeme veya ikramiye gibi bir ödeme kesilmişse, bu tutarların yasal faiziyle ödenmesi iptal davasıyla birlikte istenebilir.
İdare iptal kararını İYUK madde 28'deki süre içinde uygulamazsa idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
11. Uyarma Cezası ve Kınama Cezası Emsal Kararları: Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi
Uyarma ve kınama cezası iptal davalarında mahkemeler cezayı eksik soruşturma, yetkisiz amir, usule aykırı savunma ve zamanaşımı nedenleriyle iptal etmiş ya da ret kararını bozmuş, fiilin sübut bulduğu dosyada davanın reddini onamıştır; her karar kendi olayına bağlıdır ve tek başına yerleşik içtihat göstermez.
11.1. Uyarma Cezasına İlişkin Emsal Kararlar: Tablo
Aşağıdaki tabloda toplanan uyarma cezası kararlarında ceza; zamanaşımı, savunmanın usulüne uygun alınmaması, eksik soruşturma, yetki sorunu ya da sendika kararıyla yapılan eyleme katılımın kabul edilebilir mazeret sayılması nedeniyle iptal edilmiş ya da ret kararı bozulmuş, diyetisyenin hastaya cevap vermemesi gibi fiilin sübut bulduğu dosyada davanın reddi onanmıştır.
| Mahkeme ve künye | Fiil (657 sayılı Kanun madde 125/A) | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire, E. 2012/7240, K. 2015/6539, 07.12.2015 | (a) bendi: görevlendirildiği kursa mazeretsiz katılmamak; diğer isnatlar amirlerin öznel gözlemine dayanıyordu | Danıştay, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için davayı reddeden kararı bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2012/8899, K. 2016/358, 28.01.2016 | (f) bendi: diyetisyenin mesai saatinde oda kapısını kilitli tutup hastaya cevap vermemesi | Danıştay, itirazı reddeden il disiplin kurulu işlemine karşı açılan davanın reddini onadı |
| İzmir BİM 2. İdari Dava Dairesi, E. 2017/8165, K. 2017/8097, 13.12.2017 | (d) bendi: gelir uzmanının dilekçelerinin bir örneğini Gelir İdaresi Başkanlığına da göndermesi | BİM, soruşturmaya bir ay içinde başlanmadığı için işlemi kesin olarak ve oybirliğiyle iptal etti |
| Ankara BİM 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/2480, K. 2019/541, 15.03.2019 | (b) bendi: makine mühendisinin görev yerine geç ulaşması | BİM, savunmanın usulüne uygun alınmadığı gerekçesiyle istinafı kabul edip işlemi iptal etti |
| İzmir BİM 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/1402, K. 2020/1532, 17.11.2020 | Zabıta memurları arasında çıkan tartışma | BİM, aynı araçtaki tanık memur dinlenmeden verilen cezayı iptal eden karara karşı istinafı kesin olarak reddetti |
| Danıştay 12. Daire, E. 2012/11297, K. 2015/4815, 16.09.2015 | (b) bendi: hemşirenin sendika kararıyla basın açıklamasına katılıp çalışmaya ara vermesi | Danıştay, eylemi kabul edilebilir mazeret sayıp ret kararını oybirliğiyle bozdu |
| Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), 29.03.2021 | (g) bendi: kılık ve kıyafet (kot pantolon, sakal) | Ceza, disiplin amiri olmayan makamca verildiği için yetki yönünden iptal edilmişti; İDDK yönetmeliğe ilişkin kısmı oyçokluğuyla inceledi |
| Danıştay 8. Daire, E. 1998/2038, K. 1999/2990, 13.05.1999 | Gümrük memurunun denetimde görev yerinde bulunmaması | Danıştay, cezayı veren şube müdürü raporlu olduğundan yetki yönünden hukuka aykırılık bulup kararı oyçokluğuyla bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2024/6209, K. 2025/69, 14.01.2025 | (e) bendi: sözleşmeli personelin dilekçesindeki ifadeler | BİM işlemi bir aylık süre geçtikten sonra başlatılan soruşturma nedeniyle iptal etmişti; Danıştay davacının temyiz istemini oybirliğiyle reddetti |
11.2. Kınama Cezasına İlişkin Emsal Kararlar: Tablo
Aşağıdaki tabloda yer alan kararlarda sonucu etkileyen unsurlar arasında itirazı inceleyen disiplin kurulunda sendika temsilcisi bulunmaması ve sendikal faaliyetin cezaya konu edilmesi yer almaktadır.
| Mahkeme ve künye | Fiil ve ceza | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 2. Daire, E. 2021/13924, K. 2023/2600, 16.05.2023 | Görev mahallini terk fiilinin tekrarı nedeniyle verilen kınama; itirazı inceleyen kurulda sendika temsilcisi yoktu | Danıştay, karar düzeltme istemini kabul edip davayı reddeden Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) kararını oybirliğiyle bozdu |
| Danıştay 12. Daire, 20.01.2016 | 657 sayılı Kanun madde 125/B-m: PTT dağıtıcısının sendika şube başkanı sıfatıyla basın açıklaması | Danıştay, açıklamayı sendikal faaliyet sayıp ret kararını oyçokluğuyla bozdu |
| İstanbul BİM 7. İdari Dava Dairesi, 29.12.2020 | 2547 sayılı Kanun'a tabi araştırma görevlisi; daha ağır ceza yerine bir alt ceza olarak kınama | BİM, işlemi iptal eden idare mahkemesi kararına karşı istinafı reddetti |
11.3. Uyarma ya da Kınama Emsal Kararlarını Okurken Dikkat: Kesin, Oyçokluğu ve Eski Kararlar
Bir uyarma veya kınama kararını kendi dosyanıza emsal göstermeden önce kararın kesin olup olmadığına, oyçokluğuyla verilip verilmediğine ve tarihine bakın. Tabloda yer alan istinaf kararlarının dördü de (İzmir BİM 13.12.2017, Ankara BİM 15.03.2019, İzmir BİM 17.11.2020, İstanbul BİM 29.12.2020) oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. Bölge idare mahkemesi kararı yalnız kendi dosyasındaki sonucu gösterir, yüksek mahkemenin aynı yönde karar verdiği anlamına gelmez.
Danıştay 12. Dairesinin 20.01.2016 tarihli kınama kararı ve İDDK'nin 29.03.2021 tarihli kararı oyçokluğuyla verilmiştir; 20.01.2016 tarihli kararın azlık oyu, idare mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğu görüşüyle yetinir. Danıştay 8. Dairesinin 1998 ve 1999 tarihli kararları o dönemin mevzuatına göre verilmiştir; bu kararlara dayanırken bugünkü kanun ve yönetmelik metnini ayrıca karşılaştırın.
12. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
Uyarma veya kınama cezasına karşı dava dilekçesinde idare mahkemesinin adı, davacı ve davalı idare, ceza işleminin tarih ve sayısı, tebliğ tarihi, itiraz yapıldıysa sonucu, iptal gerekçeleri, deliller ve iptal istemi yer alır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 14 uyarınca dilekçeler ilk incelemeden geçer; kanuna aykırılık görülürse durum görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir, tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için ise rapor düzenlenmez.
12.1. Uyarma ve Kınama Davasında Dilekçenin Zorunlu Unsurları: Taraflar, Ceza Yazısı, İstem
Uyarma ve kınama davasında dilekçenin başında görevli idare mahkemesi, taraflar ve dava konusu işlem açıkça yazılır; mahkemenin ilk incelemesi bu bilgilere dayanır. Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezalarına ilişkin davalarda yetkili mahkeme, İYUK madde 33 uyarınca ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.
Dilekçede şu bölümler bulunur:
- Mahkeme: görev yerinizdeki idare mahkemesi başkanlığı.
- Davacı ve davalı: adınız, kimlik ve adres bilgileriniz, varsa vekiliniz; davalı olarak cezayı veren idare.
- Dava konusu: ceza işleminin tarih ve sayısı. İtiraz reddedildiyse itirazı reddeden kurul kararı da yazılır; Danıştay 12. Dairesinin 28.01.2016 tarihli ve İzmir BİM'in 13.12.2017 tarihli kararlarında dava konusu işlem, itirazın reddine ilişkin kurul işlemiydi.
- Tebliğ tarihi: ceza yazısının size bildirildiği gün.
- Açıklamalar: görev yeriniz, isnat edilen fiil, soruşturma ve itiraz süreci, numaralı maddeler hâlinde.
- Sonuç ve istem: işlemin iptali ve yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılması.
12.2. Uyarma ya da Kınama Dilekçesinde İleri Sürülebilecek İptal Gerekçeleri
Uyarma veya kınama dilekçesinde ileri sürülebilecek başlıca iptal gerekçeleri usul, yetki ve esas yönündendir: soruşturmanın usulüne uygun yürütülmesi, savunmanın alınması, cezanın dayandığı bendin açıkça gösterilmesi, zamanaşımı, fiilin gerçekten işlenip işlenmediği ve fiil ile ceza arasındaki ölçülülük.
- Fiil kanıtlanmamışsa: Danıştay 12. Dairesinin 07.12.2015 tarihli kararına konu dosyada idare mahkemesi, somut tutanakla saptanmayan ve amirlerin öznel gözlemine dayanan isnatları sübuta ermiş saymamıştı.
- Soruşturma eksikse: İzmir BİM 2. İdari Dava Dairesinin 17.11.2020 tarihli kararında, olayın tanığı olan diğer zabıta memurunun ifadesi alınmadan ve lehe ve aleyhe deliller toplanmadan hazırlanan soruşturma raporuna dayanan uyarma cezasını iptal eden idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilmiştir.
- Cezayı yetkisiz amir verdiyse: uyarma ve kınama cezalarını 657 sayılı Kanun madde 126 uyarınca disiplin amirleri verir; raporlu amirin ya da disiplin amiri olmayan makamın verdiği ceza yetki yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.
- Savunma alınmadıysa: 657 sayılı Kanun madde 130 ve Anayasa madde 129 uyarınca savunması alınmadan memura disiplin cezası verilemez.
- Soruşturmaya geç başlandıysa: fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmamışsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar (657 sayılı Kanun madde 127).
- Ceza sendikal faaliyete dayanıyorsa: sendikanın öncülüğündeki eyleme katılım ve sendika yöneticisinin sendikal faaliyet kapsamındaki basın açıklaması ceza gerekçesi sayılmamıştır.
Her gerekçe için ceza yazısı, soruşturma raporu, savunma yazısı, itiraz dilekçesi, kurul kararı ve tanık beyanları delil olarak gösterilir; dilekçede gerekçeler birlikte ileri sürülebilir.
12.3. Kınama Cezası İptal Davası İçin Kısa Dava Dilekçesi Metni
Kınama cezasının iptali için kısa dava dilekçesi; mahkeme, taraflar, dava konusu, tebliğ tarihi, açıklamalar, hukuki sebepler, deliller ve sonuç-istem bölümlerinden oluşur. Köşeli parantezli alanları kendi dosyanıza göre doldurun; itiraz etmediyseniz üçüncü maddeyi çıkarın.
[Görev Yeri] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
1. [Kurum ve unvan] olarak görev yapmaktayım.
2. Hakkımda [fiil özeti] iddiasıyla soruşturma yürütülmüş ve [tarih] tarihinde kınama cezası verilmiştir.
3. Cezaya [tarih] tarihinde itiraz ettim; itirazım [tarih] tarihinde reddedildi.
4. İsnat edilen fiil somut delille kanıtlanmamış, [tanık veya belge] değerlendirilmeden karar verilmiştir.
5. [Varsa yetki, savunma, zamanaşımı ya da sendikal faaliyet itirazı.]
6. Hukuka aykırı işlemin iptali gerekmektedir.
[Tarih]
DAVACI [Ad Soyad] [İmza]
13. Uyarma ve Kınama Cezası Davasının Komşu Davalardan Ayrımı
Uyarma ve kınama cezası iptal davası, yalnız 657 sayılı Kanun madde 125'in (A) bendindeki uyarma ve (B) bendindeki kınama cezasına karşı açılan davadır. Aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma, aynı maddenin ayrı bentlerinde düzenlenen daha ağır cezalardır ve her biri ayrı bir davanın konusudur.
Savunmanın alınması, zamanaşımı, itiraz yollarının genel düzeni ve cezanın kayıttan kaldırılması da ayrı konulardır; uyarma ve kınama davasında bunların yalnız bu iki cezaya özgü sonucu önem taşır. 2547 sayılı Kanun'a tabi araştırma görevlilerine o Kanun'un disiplin hükümleri de uygulandığından, emsal tablolardaki araştırma görevlisi kararı genel memur dosyalarına doğrudan taşınmaz.
14. Uyarma ve Kınama Cezası İptal Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
İptal davası bakımından uyarma ile kınama arasındaki en önemli sonuç farkı nedir?
Uyarma ile kınama arasındaki temel fark, 657 sayılı Kanun madde 125'e göre memura bildirilen kusurun derecesidir. Ayrıntı için Kınama Cezası Nedir? makalesine bakın.
Uyarma ya da kınama cezasına karşı doğrudan dava açılabilir mi?
Uyarma veya kınama cezasına karşı itiraz etmeden de idare mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. 657 sayılı Kanun madde 135 bu cezalara karşı kurula itiraz edilebileceğini düzenler ve disiplin cezalarına karşı idari yargı yolunu ayrıca açık tutar; Anayasa madde 129 da disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağını öngörür. İtiraz, dava açmanın zorunlu ön aşaması değildir. Tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmeyen ceza kesinleşir; bu nedenle hangi yolu seçeceğinize tebliğ tarihinden itibaren hemen karar verin.
İptal davası bakımından yazılı uyarı ile uyarma cezası aynı şey midir?
Uyarma cezası 657 sayılı Kanun madde 125'te sayılan bir disiplin cezasıdır; disiplin cezası niteliği taşımayan yazılı uyarı ise kanunda ayrıca düzenlenmemiş bir işlemdir ve uyarma cezasıyla karıştırılmamalıdır. Ayrıntı için Uyarma Cezası Nedir? makalesine bakın.
İptal davası bakımından uyarma cezası verilmeden doğrudan kınama cezası verilebilir mi?
Kınama cezası verilebilmesi için önce uyarma cezası verilmiş olması gerekmez; 657 sayılı Kanun madde 125 her cezayı kendi fiil ve hâllerine bağlar ve fiil kınama bendine giriyorsa doğrudan kınama verilir. Ayrıntı için Kınama Cezası Nedir? makalesine bakın.
İptal davası bakımından amire verilen dilekçedeki sert ifadeler nedeniyle ceza verilebilir mi?
Amire verilen dilekçedeki ifadeler eleştiri sınırını aşıyorsa uyarma cezasına konu olabilir; eleştiri sınırı içinde kalan ifadeler nedeniyle verilen ceza ise mahkemece iptal edilebilir. Ayrıntı için Uyarma Cezası Nedir? makalesine bakın.
İptal davası bakımından sendikal eyleme ya da basın açıklamasına katılan memura uyarma veya kınama verilebilir mi?
Sendikal faaliyet kapsamında kalan eyleme ya da basın açıklamasına katılım, Danıştay kararlarında uyarma veya kınama cezası için hukuka uygun gerekçe sayılmamıştır. Ayrıntı için Kınama Cezası Nedir? makalesine bakın.
Ceza davasında beraat edilmesi uyarma veya kınama cezasını kaldırır mı?
Ceza mahkemesinde beraat etmeniz, uyarma veya kınama cezasını kendiliğinden kaldırmaz. 657 sayılı Kanun madde 131'e göre aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturma başlamış olması disiplin kovuşturmasını geciktirmez; ceza yargılamasında mahkûmiyet çıkıp çıkmaması da disiplin cezasının uygulanmasını engellemez. Kınama cezası, ceza yargılamasını beklemeden verilebilir. İptal davasında ceza mahkemesi kararını sunmakla yetinmeyip disiplin dosyasındaki delil ve usul eksikliklerini ayrıca ileri sürün.
DAYANAK VE KAYNAKÇA
Mevzuat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125, 129/3
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 124, 125/2, 125/4, 126/2, 126/4, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 8, 11, 14, 27, 28, 33, 45
Kararlar
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2018/2480, K. 2019/541, 15.03.2019
- Danıştay 12. Daire, E. 2012/11297, K. 2015/4815, 16.09.2015
- Danıştay 12. Daire, E. 2012/7240, K. 2015/6539, 07.12.2015
- Danıştay 12. Daire, E. 2012/8899, K. 2016/358, 28.01.2016
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/5807, K. 2022/942
- Danıştay 12. Daire, E. 2024/6209, K. 2025/69, 14.01.2025
- Danıştay 2. Daire, E. 2021/13924, K. 2023/2600, 16.05.2023
- Danıştay 8. Daire, E. 1996/1380, K. 1998/4372
- Danıştay 8. Daire, E. 1998/2038, K. 1999/2990, 13.05.1999
- Danıştay 8. Daire, E. 1998/4700, K. 1998/4143
- İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2017/8165, K. 2017/8097, 13.12.2017
- İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2020/1402, K. 2020/1532, 17.11.2020
DEĞERLENDİRME
Somut olayınız farklıdır. Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Disiplin cezası yazınızı, savunmanızı ve tebliğ tarihini iletin; 60 günlük süre dolmadan dosyanızı birlikte değerlendirelim.