ÖZET
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 127 fıkra 1: uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında, fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
- Memurluktan çıkarma cezasında aynı tarihten itibaren 6 ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmalıdır.
- DMK madde 127 fıkra 2: fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar (7573 sayılı Kanunla değişik).
- Anayasa Mahkemesi bu sürelerin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen gözetileceğini, Danıştay İDDK uyulmasının zorunlu olduğunu belirtir.
- Süresi geçen cezaya karşı, tebliğden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılır (2577 sayılı Kanun madde 7).
İçindekiler
- 1. Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Nedir? 657 m.127 Süreleri ve Kısa Çerçeve: Ne Yapmalıyım?
- 2. Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Süreleri: Ceza Türüne Göre 1 Ay, 6 Ay ve 2 Yıl (m.127)
- 3. Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar? Öğrenme Tarihi ve Fiilin İşlendiği Tarih
- 4. Devam Eden ve Zincirleme Fiillerde Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
- 5. Zamanaşımı Durur mu, Kesilir mi? Ceza Davası Karşısında Disiplin Zamanaşımı
- 6. Zamanaşımında 2026 Değişikliği: 7573 Sayılı Kanun ve AYM Kararı
- 7. İptal Sonrası Yeniden Disiplin Cezası: Zamanaşımı Açısından Kısa Ayrım
- 8. Zamanaşımı Dolmuşsa Ne Olur? İşlemden Kaldırma, Sübut ve Cezanın İptali
- 9. Zamanaşımına Dayanan İptal Davası: Dilekçe, Dava Süresi ve Yürütmeyi Durdurma
- 9.1. Zamanaşımı İddiası Dava Dilekçesinde ve Savunmada Nasıl İleri Sürülür? Mahkemenin Resen İncelemesi
- 9.2. Zamanaşımına Dayanan İptal Davasında Dava Süresi ve Görevli İdare Mahkemesi
- 9.3. Zamanaşımına Dayanan Davada Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
- 9.4. Zamanaşımı İtirazını İçeren Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
- 10. Zamanaşımı Konusunda Danıştay Emsal Kararları: Tablo
- 11. Zamanaşımı ile Karıştırılan Süreler ve Başka Rejimler: Kısa Ayrım
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut durumunuz için dosyanız incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Disiplin cezalarında zamanaşımı, idarenin bir memura disiplin cezası verebilmek için uymak zorunda olduğu kanuni süreleri anlatır; halk arasında «cezanın süresi geçti» denilen durum budur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 127. maddesi iki ayrı süre koyar: birinci fıkra soruşturmaya başlama süresini, ikinci fıkra ceza verme süresini düzenler. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 32. maddesi aynı süreleri tekrarlar.
Anlatılan kurallar 657 sayılı Kanuna tabi devlet memurlarına ilişkindir. Kolluk personeli 7068 sayılı Kanunun 29. maddesine, hâkim ve savcılar 2802 sayılı Kanunun 72. maddesine tabidir; bu kurallar 657 sayılı Kanuna tabi devlet memurlarına ilişkin değildir. İptal edilen bir cezanın yeniden verilmesi ve bunun süresi ayrı bir konudur.
1. Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Nedir? 657 m.127 Süreleri ve Kısa Çerçeve: Ne Yapmalıyım?
Zamanaşımı, DMK madde 127'deki süreler geçtiğinde idarenin disiplin cezası verme yetkisinin sona ermesidir; idare bu süreler dışında disiplin cezası veremez. Temel kurallar şunlardır:
| Kural | Süre ve sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturmaya başlama (hafif cezalar) | Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay | DMK madde 127 fıkra 1 (a) |
| Kovuşturmaya başlama (çıkarma cezası) | Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay | DMK madde 127 fıkra 1 (b) |
| Ceza verme | Fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl | DMK madde 127 fıkra 2 |
| Sürelerin niteliği | Hak düşürücü ve kamu düzenine ilişkin; resen gözetilir | Doktrin (süreler hak düşürücü); AYM E. 2023/5, K. 2023/45 (kamu düzenine ilişkin, resen gözetilmesi zorunlu) |
| Süre dolarsa | Ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar | DMK madde 127 fıkra 1 ve 2 |
| Dava | Tebliği izleyen günden itibaren 60 gün, İdare Mahkemesi | 2577 sayılı İYUK madde 7 |
Süresi geçtikten sonra verilen cezaya karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 7 uyarınca cezanın tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz.
Hakkınızda soruşturma açıldıysa ya da ceza verildiyse şu adımları izleyin:
- Soruşturma onayında ya da ceza kararında fiilin işlendiği tarih olarak gösterilen günü not edin; iki yıllık süre bu tarihten işler.
- İdarenin fiili öğrendiği tarihi belgeleyin: tutanak, şikâyet dilekçesi, evrak giriş kaydı ve havale zinciri bu tarihin kanıtıdır.
- Soruşturmacı görevlendirme onayının tarihini öğrenin ve öğrenme tarihiyle karşılaştırın.
- Cezanın verildiği karar tarihini ve size tebliğ edildiği tarihi ayrı ayrı kontrol edin; iki yıllık süre karar tarihine, dava süresi tebliğe göre hesaplanır.
- Zamanaşımı iddiasını savunmanızda ve dava dilekçesinde tarihleriyle birlikte ileri sürün; Anayasa Mahkemesine göre idare ve yargı mercileri bu süreleri resen de gözetmek zorundadır.
1.1. Disiplin Zamanaşımı Nedir? Hak Düşürücü ve Kamu Düzenine İlişkin Süre
Disiplin zamanaşımı, kanunda belirlenen süre geçtiğinde idarenin soruşturma açma imkânını ya da ceza verme yetkisini ortadan kaldıran kurumdur. DMK madde 127'deki süreler hak düşürücüdür: süre geçtikten sonra soruşturma devam etse bile ceza verilemez.
Zamanaşımı süreleri aynı zamanda kamu düzenine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi, kolluk disiplin rejimini incelediği 09.03.2023 tarihli, K. 2023/45 sayılı kararında, bu sürelerin idari makamlar ve yargı mercileri tarafından resen gözetilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), 24.09.2020 tarihli kararında 657 sayılı Kanunun 127. maddesindeki sürelerin memura güvence sağladığını ve idarenin bu sürelere uymak zorunda olduğunu vurguladı; Kurul'a göre "ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olup, uyulması zorunlu sürelerdir."
Uygulamadaki sonucu şudur: Danıştay 2. Daire, 06.12.2023 ve 11.01.2024 tarihli kararlarında, bu süreler geçirildikten sonra yapılan soruşturmaya dayanılarak verilen disiplin cezalarının hukuka aykırı olacağını belirtti. İdare süreyi kaçırdığında cezanın iptalini isteyebilirsiniz.
1.2. İki Ayrı Zamanaşımı: Soruşturmaya Başlama ve Ceza Verme Yetkisi
DMK madde 127 birbirinden bağımsız iki zamanaşımı öngörür: birinci fıkradaki soruşturmaya başlama süresi (1 ay ya da 6 ay) öğrenme tarihinden, ikinci fıkradaki ceza verme süresi (2 yıl) fiilin işlendiği tarihten işler. İki süre birbirinin yerine geçmez; idare ikisine de ayrı ayrı uymak zorundadır. Anayasa Mahkemesi aynı ayrımı şöyle ifade eder:
“Disiplin hukukunda soruşturma zamanaşımı ve ceza zamanaşımı olmak üzere iki tür zamanaşımı söz konusudur.”
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/5, K. 2023/45, 09.03.2023
Soruşturma zamanaşımı, öğrenme tarihinden başlayan kanuni süre içinde soruşturma açılmamışsa soruşturmanın açılmasını engeller. Ceza zamanaşımı ise soruşturma zamanında açılmış olsa bile, fiilin işlendiği tarihten başlayan kanuni süre içinde ceza verilmemişse cezanın verilmesini engeller. İdare bir ay içinde soruşturmaya başlamış olsa da iki yıl dolmadan cezayı vermezse yetkisini yine kaybeder.
2. Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Süreleri: Ceza Türüne Göre 1 Ay, 6 Ay ve 2 Yıl (m.127)
Zamanaşımı süresi cezanın türüne göre değişir: hafif cezalarda soruşturmaya başlama süresi 1 ay, çıkarma cezasında kovuşturmaya başlama süresi 6 aydır; ceza verme süresi ise bütün cezalarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıldır.
| Ceza | Soruşturmaya başlama süresi | Başlangıç | Ceza verme süresi | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Uyarma | 1 ay | Öğrenme tarihi | 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten | DMK madde 127 fıkra 1 (a) ve fıkra 2 |
| Kınama | 1 ay | Öğrenme tarihi | 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten | DMK madde 127 fıkra 1 (a) ve fıkra 2 |
| Aylıktan kesme | 1 ay | Öğrenme tarihi | 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten | DMK madde 127 fıkra 1 (a) ve fıkra 2 |
| Kademe ilerlemesinin durdurulması | 1 ay | Öğrenme tarihi | 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten | DMK madde 127 fıkra 1 (a) ve fıkra 2 |
| Devlet memurluğundan çıkarma | 6 ay (kovuşturmaya başlama) | Öğrenme tarihi | 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten | DMK madde 127 fıkra 1 (b) ve fıkra 2 |
Kanun hafif cezalar için «disiplin soruşturması», çıkarma cezası için «disiplin kovuşturması» ifadesini kullanır. İki durumda da süre içinde başlanmazsa sonuç aynıdır ve ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
2.1. Soruşturmaya Başlama Zamanaşımı: Hafif Cezalarda 1 Ay, Çıkarmada 6 Ay
Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren bir fiilde idare, fiili öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlamak zorundadır. Çıkarma cezasını gerektiren fiilde bu süre altı aydır ve kanun burada disiplin kovuşturmasına başlanmasını arar.
Süre içinde soruşturmaya başlanmazsa DMK madde 127 fıkra 1, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını hükme bağlar; Yönetmelik madde 32 fıkra 1 aynı kuralı tekrarlar. İdari yargı yerleri de soruşturma zamanaşımı dolduktan sonra verilen cezaları hukuka aykırı bulmaktadır.
Bir aylık ya da altı aylık süreyi başlatan olay fiilin işlenmesi değil, idarenin onu öğrenmesidir; fiil aylar önce işlenmiş olsa da soruşturmaya başlama süresi öğrenme tarihinden işlemeye başlar. Öğrenme tarihi geç olsa bile iki yıllık ceza verme süresi fiilin işlendiği günden itibaren ayrıca işler.
Çıkarma cezasında altı aylık süre, disiplin kovuşturmasına başlanması için öngörülmüştür; bu süre içinde başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
2.2. Ceza Verme Zamanaşımı: Nihayet İki Yıllık Üst Süre
Ceza verme zamanaşımı, disiplin cezasının fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde verilmesini zorunlu kılar; bu süre ceza türüne bakılmaksızın bütün disiplin cezaları için geçerlidir. Kanun hükmü şöyledir:
“Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 127, fıkra 2
İki yıllık sürenin başlangıcı öğrenme tarihi değil, fiilin işlendiği tarihtir; idare fiili geç öğrense de süre fiilin işlendiği günden itibaren dolar. Süre hak düşürücü olduğundan soruşturma devam ederken iki yıl dolarsa ceza verilemez.
İki yıllık süre içinde cezanın verilmiş olması yeterlidir. Aktarılan Danıştay içtihadına göre süre, idarenin disiplin suçunu öğrenmesinden ilk cezanın verildiği ana kadar işler; cezanın verilmesinden sonraki itiraz ve onay (idari kesinleşme) aşamasında ve yargılama sırasında geçen süre hesaba katılmaz.
DMK madde 127'nin ikinci fıkrası 2026 yılında 7573 sayılı Kanunla değiştirildi; iki yıllık süre ve bu sürenin fiilin işlendiği tarihten başlaması kuralı korundu. Disiplin Yönetmeliği madde 32 fıkra 2 de aynı iki yıllık süreyi düzenler.
2.3. Zamanaşımı Süreleri Birlikte Nasıl İşler? Hesap Adımları
Zamanaşımını hesaplarken iki süreyi ayrı ayrı kontrol edersiniz: soruşturmaya başlama süresi öğrenme tarihinden, ceza verme süresi fiilin işlendiği tarihten sayılır ve ikisinden biri aşılmışsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır. En hafif cezada bile bir aylık süre ile iki yıllık süre birlikte değerlendirilir.
- Fiilin işlendiği tarihi belirleyin; devam eden ya da zincirleme fiilde bu tarih fiilin sona erdiği ya da son fiilin işlendiği gündür.
- İdarenin fiili öğrendiği tarihi belirleyin.
- Cezanın türüne göre öğrenme tarihine bir ay ya da altı ay ekleyin ve soruşturmaya başlama tarihiyle karşılaştırın.
- Fiilin işlendiği tarihe iki yıl ekleyin ve cezanın verildiği tarihle karşılaştırın.
- Cezanın tebliğ tarihini ayrıca not edin; itiraz ve dava süreleri bu tarihten işler.
Örneğin, bir aylık soruşturma süresine bağlı hafif bir cezayı gerektiren fiil 10.01.2025 tarihinde işlenmiş ve idare bunu 20.03.2025 tarihinde öğrenmiş olsun. Soruşturmaya en geç 20.04.2025 tarihine kadar başlanmalı, ceza da en geç 10.01.2027 tarihine kadar verilmelidir. Soruşturmacı 05.05.2025 tarihinde görevlendirilmişse bir aylık süre aşılmıştır; soruşturma zamanında başlamış ama ceza 15.02.2027 tarihinde verilmişse bu kez iki yıllık süre aşılmıştır.
3. Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar? Öğrenme Tarihi ve Fiilin İşlendiği Tarih
Soruşturmaya başlama süresi (1 ay ya da 6 ay) fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten, ceza verme süresi (2 yıl) ise fiilin işlendiği tarihten başlar. İki başlangıç tarihi çoğu dosyada birbirinden farklıdır; zamanaşımı iddiasında ilk iş her iki tarihi ayrı ayrı belgelemektir.
Kanun öğrenme tarihini fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih olarak anar, fakat fiili kimin öğrenmesi gerektiğini söylemez. Ceza verme süresinin başlangıcı da 657 sayılı Kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; bu konudaki duraksamalar yargı içtihadıyla giderilmiştir.
3.1. Zamanaşımında Öğrenme Tarihi Nedir? Yetkili Amirin Fiili ve Faili Öğrendiği An
Öğrenme tarihi, soruşturmaya başlama süresini başlatan gündür ve kanun lafzında fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih olarak geçer. DMK kimin öğrenmesinin esas alınacağını belirtmediği için iki görüş vardır: biri ihbar evrakının genel evrak kaydına girdiği tarihi, diğeri disiplin cezası vermeye yetkili amire bilgi verildiği tarihi esas alır.
Bir web kaynağına göre öğrenmeden söz edebilmek için disiplin amirinin ya da soruşturma açmaya yetkili makamın, fiili ve failini inceleme yapılabilecek ölçüde bilmesi gerekir; ilk ihbar çok genel ve fail belirsizse yeterli öğrenme oluşmayabilir, kurumdaki herhangi bir çalışanın söylentiyi duyması da her zaman süreyi başlatmaz. Öğrenme tarihini ispatlamada tutanak, şikâyet dilekçesi, evrak giriş kaydı ve havale zinciri belirleyicidir.
Kolluk personeli için 7068 sayılı Kanun, öğrenmeyi disiplin cezası vermeye yetkili ilk amir olan disiplin amirine bağlayarak bu duraksamayı gidermiştir; 657 sayılı Kanunda aynı açıklık yoktur.
3.2. Zamanaşımında Soruşturmaya Başlama Ne Demektir? Danıştay 12. Daire Kararı
Soruşturmacı görevlendirme onayı, disiplin soruşturmasına başlandığını gösteren temel işlemdir; daha önce çıkarılmış genel nitelikli bir denetim emri, belirli bir fiil bakımından soruşturmanın başlangıcı kabul edilmeyebilir. Süre, bu iradenin öğrenme tarihinden itibaren bir ay ya da altı ay içinde ortaya konmasıyla korunur.
Danıştay 12. Daire'nin 29.03.2018 tarihli, E. 2016/7005, K. 2018/1353 sayılı kararına konu olayda bir hekime, 21.03.2014 tarihinde siyasi içerikli gazete dağıttığı iddiasıyla memurluğuna son veren çıkarma cezası verilmişti. Fiil için 31.03.2014 tarihinde tutanak düzenlenmiş ve tutanak aynı gün kurum kaydına girmişti. Ön incelemeci görevlendirilmesi için 11.04.2014 tarihli yazı yazılmış, 28.04.2014 tarihli olurla görevlendirme yapılmış, 12.06.2014 ve 25.06.2014 tarihlerinde de yazışmalar sürmüştü. Bursa 2. İdare Mahkemesi muhakkikin 24.10.2014 tarihinde görevlendirildiğini ve altı aylık sürenin geçtiğini kabul ederek cezayı iptal etti. Danıştay 12. Daire bu kararı bozdu ve öğrenme tarihini şöyle belirledi:
“tutanağın aynı gün (31.03.2014) kurum kaydına girmesi ile idarenin 31.03.2014 tarihinde davacının fiiliden haberdar olduğu, idare davacının fiilinden haberdar olduktan sonra altı ay içerisinde olayın disiplin yönünden incelenmesine ilişkin yukarıda belirtilen yazışmaları yaparak soruşturma başlatılmasına ilişkin iradesini ortaya koyduğu”
Danıştay 12. Daire, E. 2016/7005, K. 2018/1353, 29.03.2018
Öğrenme tarihi kurum kaydıyla belgelenebilir; o olayda muhakkikin görevlendirildiği tarih tek ölçüt sayılmamış, Danıştay 12. Daire süre içinde yapılan inceleme yazışmalarını da soruşturma başlatma iradesi olarak kabul etmiştir. Daire, altı aylık sürenin düzenleyici bir süre olmadığını ve süre geçtikten sonra disiplin soruşturmasına başlanamayacağını da belirtti.
3.3. Ceza Verme Zamanaşımı Hangi Tarihten İşler? Fiilin İşlendiği Tarih ve Başlangıç Duraksaması
İki yıllık ceza verme süresi fiilin işlendiği tarihten işler: fiil bir anda tamamlanmışsa o gün, devam eden fiilde fiilin sona erdiği gün, zincirleme fiilde son fiilin işlendiği gün başlangıçtır. 657 sayılı Kanun bu ayrımı yazılı olarak düzenlemez; duraksama yargı içtihadıyla giderilmiştir.
Bir anda tamamlanan (ani) fiilde süre fiilin gerçekleştiği gün başlar; görev başında alkol almak, göreve gelmemek ya da amire fiili saldırıda bulunmak bu türdendir. Sonucun uzun süre devam etmesi fiili devam eden fiil yapmaz: amirini yüzünden yaralayan memurun fiili, yaranın oluştuğu anda tamamlanmıştır.
Devam eden fiil, bir anda sona ermeyip zaman içinde süren fiildir; kamuya ait bir taşıtı bir hafta boyunca özel işinde kullanan memur için süre aracı iade ettiği tarihten başlar. Zincirleme fiilde, aynı kişiye karşı defalarca işlenen fiillerde olduğu gibi, süre son fiilin işlendiği tarihten itibaren işler.
4. Devam Eden ve Zincirleme Fiillerde Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Devam eden fiilde ceza verme zamanaşımı fiilin sona erdiği tarihten, zincirleme fiilde son fiilin işlendiği tarihten başlar; tek seferde tamamlanan fiilde süre fiilin işlendiği gün işler.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi iki yıllık ceza verme zamanaşımını «fiil ve hallerin işlendiği tarih» ile bağlar, fakat bir fiilin hangi anda işlenmiş sayılacağını ayrıca düzenlemez. Bu boşluk yargı içtihadıyla doldurulmuştur. Genel kolluk personeli için 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesinin (3) numaralı fıkrası tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiil ayrımını açıkça kanuna yazmıştır; bu hüküm kolluk rejimine aittir.
Tamamlanmış (ani) fiil, icrası bir anda biten ve sonucu zaman içinde sürmeyen fiildir. Görev başında alkol almak, göreve gelmemek ya da amire fiilen saldırmak bu türdendir ve zamanaşımı fiilin gerçekleştiği gün başlar. Fiilin etkisinin uzun sürmesi onu devam eden fiile dönüştürmez; amirini yüzünden yaralayan kişinin fiili, yaranın oluştuğu anda tamamlanmış sayılır.
Devam eden (mütemadi) fiil, disipline aykırı bir davranışın bir anda bitmeyip zaman içinde sürmesidir. Kamuya ait taşıtı bir hafta boyunca özel işinde kullanan memurun fiili, taşıtı iade ettiği gün tamamlanır ve süre o tarihten başlar.
Dosyanızda ilk yapılacak iş, isnat edilen fiilin bu üç türden hangisine girdiğini belirlemektir; iki yıllık sürenin başlangıç günü buna göre değişir.
4.1. Fiil Kesintisiz Sürüyorsa Zamanaşımı Kesintinin Bittiği Tarihten İşler: Sahte Diploma Örneği
Kesintisiz süren fiilde iki yıllık ceza verme zamanaşımı fiilin başladığı günden değil, fiilin sona erdiği tarihten işler; fiil sürdükçe süre dolmaz. Danıştay 12. Daire bu kuralı, idareye sunulan gerçeğe aykırı bir lise diploması olayında uyguladı.
Olayda diploma, memurun bir belediyeye açıktan atandığı 01.02.2016 tarihinde özlük dosyasına girmiş, memurluktan çıkarma işlemi ise 01.03.2018 tarihinde tesis edilmişti. Bölge İdare Mahkemesi, işlemin fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra tesis edildiği görüşündeydi. Danıştay 12. Daire, E. 2021/2798, K. 2024/2873 sayılı ve 04.06.2024 tarihli kararıyla Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu; diplomanın idareye sunulmasını devam eden fiil saydı ve 127. maddedeki sürelerin dolmadığını belirtti.
Danıştay, fiilin sona ermediği sürece zamanaşımının işlemeye başlamadığını olaya şöyle uyguladı:
“söz konusu diplomanın idareye sunulması fiilinin, mütemadi suç niteliğinde olduğu, eylemin devam ettiği ve temadinin sona ermediği, bu yönüyle 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi kapsamında zamanaşımı sürelerinin dolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2798, K. 2024/2873, 04.06.2024
Sizin için sonuç şudur: idareye sunulmuş bir belge nedeniyle disiplin işlemi yapıldığında süre, belgenin sunulduğu günden değil, fiilin sona erdiği tarihten hesaplanabilir. Danıştay bu nitelendirmeyi belge sunma fiiline uyguladı; her fiil için aynı sonuca varılmaz, fiilin niteliği dosyada ayrıca tartışılmalıdır.
4.2. Zincirleme Fiillerde Süre Son Fiilden mi İşler? Birden Fazla Fiilde Zamanaşımı
Zincirleme fiilde ceza verme zamanaşımı son fiilin işlendiği tarihten başlar; birbirinden bağımsız birden fazla fiil varsa zamanaşımı her fiil için ayrıca değerlendirilir ve süresi geçmiş fiil diğerleriyle birleştirilerek cezalandırılamaz.
Zincirleme fiil, tek bir fiili işleme kararıyla aynı kuralı farklı zamanlarda tekrar tekrar ihlal etmektir; bu durumda ihlallerin tümü tek fiil sayılır. Kurum kasasındaki paranın tamamını almayı planlayıp bunu haftalara bölen veznedar ya da ihtiyaç duydukça kendi aracına kurumun benzinini dolduran şoför bu duruma örnektir. Aynı kişiye defalarca tacizde bulunan görevlide süre son tacizin bitirildiği tarihten işler. Amire art arda atılan yumruklar ise zincirleme değil, tek bir fiildir.
Bağımsız fiillerde durum farklıdır. Danıştay 12. Daire, E. 2012/8803, K. 2015/6562 sayılı ve 07.12.2015 tarihli kararında, üç ayrı fiil için tek bir disiplin cezası verilen bir anestezi teknisyeninin dosyasını inceledi. Fiillerden biri 24.06.2010 tarihinde işlenmiş ve disiplin amirince aynı gün öğrenilmiş, buna ilişkin olur ise 09.03.2011 tarihinde verilmişti. İdare Mahkemesi işlemi eksik inceleme gerekçesiyle iptal etmişti; Danıştay 12. Daire bu kararı, 24.06.2010 tarihli fiil yönünden bir aylık sürenin geçtiği gerekçesini ekleyerek onadı.
“Yukarıda metnine yer verilen düzenlemede öngörülen süreler geçtikten sonra, diğer bir ifadeyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramış bir fiile ilişkin olarak, disiplin işlemine esas inceleme/soruşturma yapılması ya da zamanaşımına uğramamış başkaca fiillere ilişkin olarak yürütülen bir inceleme/soruşturma kapsamına dahil edilmesi hukuken mümkün olmadığından, dava konusu işlemin 24.06.2010 tarihli isnada ilişkin kısmında bu nedenle hukuka uyarlık görülmemiştir.”
Danıştay 12. Daire, E. 2012/8803, K. 2015/6562, 07.12.2015
Hakkınızda birden fazla fiil için tek bir ceza verildiyse, her fiilin öğrenme tarihini ve işlendiği tarihi ayrı ayrı çıkarın; süresi geçmiş tek bir fiil bile cezanın o fiile ilişkin kısmını hukuka aykırı kılar.
5. Zamanaşımı Durur mu, Kesilir mi? Ceza Davası Karşısında Disiplin Zamanaşımı
657 sayılı Kanun'a tabi memur için disiplin zamanaşımını durduran ya da kesen bir hüküm yoktur; aynı olaydan ceza kovuşturması başlamış olması da disiplin kovuşturmasını geciktiremez.
Disiplin zamanaşımı bakımından iki hüküm birlikte okunur. 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi sürelerin uzunluğunu ve başlangıcını belirler; 131. maddesi ise ceza mahkemesindeki kovuşturmanın disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini öngörür. Bu düzen içinde ceza davasının sürmesi, bir ay, altı ay ve iki yıllık sürelerin işlemesini kendiliğinden askıya almaz.
Hakkınızda aynı olay nedeniyle ceza davası sürerken idare disiplin sürecini bekletmişse, beklemede geçen zaman zamanaşımı hesabından düşülmez. Cezanın tarihi fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yılı aşıyorsa, zamanaşımı iddiasını dava dilekçesinde açıkça ileri sürebilirsiniz.
5.1. Zamanaşımının Durması ya da Kesilmesi 657 m.127'de Düzenlenmemiştir
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi zamanaşımının hangi olayla duracağını ya da kesilip yeniden başlayacağını düzenlemez; madde sürelerin uzunluğunu ve başlangıcını, ikinci fıkranın ikinci cümlesiyle de yargı kararıyla iptal edilen cezanın yeniden verilebileceği süreyi belirler.
Maddedeki bir aylık ve altı aylık soruşturmaya başlama süreleri ile iki yıllık ceza verme süresi için hiçbir bekleme, erteleme ya da yeniden başlama nedeni sayılmamıştır. Aynı boşluk genel kolluk personeline ilişkin 7068 sayılı Kanun'da da bulunur.
657 sayılı Kanun'un 127. maddesine göre iki yıllık sürenin belirlenmesinde, disiplin amiri veya kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarih dikkate alınır; cezanın kesinleştiği tarih esas alınmaz.
5.2. Aynı Fiilden Ceza Davası Sürerken Disiplin Zamanaşımı İşler mi? DMK m.131
Aynı fiilden ceza davası sürerken de disiplin zamanaşımı işlemeye devam eder; 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi ceza mahkemesindeki kovuşturmanın disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini açıkça hükme bağlar.
- maddenin birinci fıkrası, aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturma başlamasını disiplin kovuşturmasını ertelemek için gerekçe saymaz. İkinci fıkra, memurun ceza kanununa göre mahkûm olup olmamasının disiplin cezası uygulanmasını ayrıca engellemediğini belirtir. İki fıkra, disiplin sürecinin ceza yargılamasını beklemeden yürütüleceğini gösterir.
Bekletici mesele, bir kararın başka bir yargılamanın sonucuna bağlı olduğu durumda o sonucun beklenmesidir. 657 sayılı Kanun'da ceza yargılamasını bekletici mesele sayan ve bu beklemenin sürdüğü dönemde disiplin zamanaşımını askıya alan bir hüküm yer almaz.
Ceza davası sürerken disiplin süreciyle karşılaşan memur için kontrol adımları şunlardır:
- Fiilin işlendiği tarihi ve disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihi belgelerle saptayın.
- Soruşturmanın öğrenme tarihinden itibaren bir ay, memurluktan çıkarmada altı ay içinde başlayıp başlamadığını kontrol edin.
- Cezanın fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde verilip verilmediğini hesaplayın; ceza davasında geçen süre bu hesaptan çıkarılmaz.
- Süre aşılmışsa zamanaşımı iddiasını dava dilekçesinde açıkça ileri sürün.
6. Zamanaşımında 2026 Değişikliği: 7573 Sayılı Kanun ve AYM Kararı
2026 değişikliği bir ay, altı ay ve iki yıllık zamanaşımı sürelerini değiştirmedi; yalnız yargı kararıyla iptal edilen cezanın hangi süre içinde tekrar verilebileceğine dair bir kural ekledi.
23.01.2026 tarihli 7573 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin ikinci fıkrasını değiştirdi; 7573 sayılı Kanun 29 Ocak 2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Birinci fıkradaki bir aylık ve altı aylık soruşturmaya başlama süreleri ile ikinci fıkranın ilk cümlesindeki iki yıllık ceza verme süresi aynen korundu.
Değişiklik, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 127. maddenin ikinci fıkrasını «kınama» yönünden iptal eden 2025 tarihli kararından sonra yapıldı. AYM, sürelerin uzunluğunu değil, iptal kararından sonra tekrar verilecek cezada uyulacak sürenin kanunda bulunmamasını sorun saymıştı.
7573 sayılı Kanun'un geçiş hükmü bu rehberde incelenmemiştir. Değişiklikten önce başlamış bir disiplin süreciniz varsa, yeni ikinci fıkranın o sürece etkisini dosyanın tarihleriyle birlikte ayrıca değerlendirmeniz gerekir.
6.1. Güncel m.127(2) Metni: Hangi Zamanaşımı Süreleri Aynı Kaldı?
Güncel metinde değişmeyen üç zamanaşımı süresi vardır: memurluktan çıkarma dışındaki cezalarda öğrenme tarihinden itibaren bir ay, memurluktan çıkarmada öğrenme tarihinden itibaren altı ay ve bütün cezalarda fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl.
| Zamanaşımı | Süre | Başladığı tarih | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Soruşturmaya başlama (memurluktan çıkarma dışındaki cezalar) | 1 ay | Fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih | 657 sayılı Kanun madde 127 fıkra 1 (a) |
| Kovuşturmaya başlama (memurluktan çıkarma) | 6 ay | Öğrenme tarihi | 657 sayılı Kanun madde 127 fıkra 1 (b) |
| Ceza verme | nihayet 2 yıl | Fiilin işlendiği tarih | 657 sayılı Kanun madde 127 fıkra 2 birinci cümle |
| İptal kararından sonra tekrar ceza | kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuş ya da altı aydan az kalmışsa en geç 6 ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak | Kararın idareye ulaştığı tarih | 657 sayılı Kanun madde 127 fıkra 2 ikinci cümle (2026) |
İkinci fıkranın ilk cümlesi, fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını öngören metnini 2026 değişikliğinden sonra da aynen korur; kanun hükmü yukarıda ceza verme zamanaşımı bölümünde alıntılanmıştır.
Bu sürenin başlangıcı fiilin işlendiği tarihtir; öğrenme tarihi yalnız bir aylık ve altı aylık soruşturmaya başlama süreleri için önem taşır. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 32. maddesi aynı üç süreyi tekrarlar; iptal kararından sonraki süreye ilişkin ikinci cümle Yönetmelik metninde yer almaz. 2026 öncesi tarihli Danıştay kararlarında uygulanan bir aylık ve iki yıllık süreler bugün de geçerlidir.
6.2. Anayasa Mahkemesi E.2025/13 Kararı: m.127 İkinci Fıkra «Kınama Cezası» Yönünden Neden İptal Edildi?
Anayasa Mahkemesi, E. 2025/13, K. 2025/89 sayılı ve 27.03.2025 tarihli kararıyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin ikinci fıkrasını «kınama» yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bularak iptal etti. Gerekçe, iptal edilen cezanın tekrar verilmesinde uyulacak sürenin kuralda düzenlenmemiş olmasıydı. Karar oybirliğiyle verildi ve 26.06.2025 tarihli, 32938 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
İtiraz yoluna, iptal edilen bir disiplin cezasının ardından aynı olay için tekrar tesis edilen cezaya karşı açılan davaya bakan Rize İdare Mahkemesi başvurdu ve kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığını ileri sürdü. AYM, öğrenme tarihinden işleyen birinci fıkra için davada uygulanma imkânı bulunmadığından yetkisizlik kararı verdi; ikinci fıkrayı ise bakılan davadaki ceza türüyle sınırlı olarak Anayasa'nın 2. maddesi yönünden inceledi.
AYM'ye göre disiplin zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra ceza vermekte kamu yararı kalmadığı ve kamu görevlisinin süresiz ceza tehdidi altında tutulmaması için tanınan bir güvencedir. Kuralda iptal kararından sonra idarenin hangi süre içinde tekrar ceza verebileceği belirlenmediğinden, kamu yararı ile bu güvence arasında adil dengeyi koruyacak bir düzen kurulmamıştı.
AYM, iptal hükmünün yürürlüğünü, doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi nedeniyle, Resmî Gazete'de yayımından dokuz ay sonraya erteledi.
Sizin için sonuç şudur: iptal yalnız ikinci fıkrayla ve «kınama» yönüyle sınırlıydı, birinci fıkradaki bir aylık ve altı aylık süreler bu karardan etkilenmedi. İptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 7573 sayılı Kanun ikinci fıkrayı değiştirdi. AYM aynı ölçütü daha önce kolluk personeline ilişkin 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesinin (4) numaralı fıkrasını K. 2023/45 sayılı kararıyla iptal ederken kullanmıştı.
7. İptal Sonrası Yeniden Disiplin Cezası: Zamanaşımı Açısından Kısa Ayrım
Yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezası, güncel 127. maddenin ikinci fıkrasına göre kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde tekrar verilebilir; süre dolmuş ya da altı aydan az kalmışsa bu imkân en geç altı ay içinde, iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak kullanılabilir.
İlk ceza için öngörülen 2 yıllık sınır kaldırılmamıştır; iptal kararından sonraki süre, ikinci fıkranın ikinci cümlesindeki özel kurala bağlanmıştır. Her iptal kararı tekrar cezaya imkân vermez; hangi gerekçenin buna kapı açtığı ve sürenin somut hesabı İptal Edilen Disiplin Cezası Yeniden Verilebilir mi? başlıklı rehberin konusudur.
Size iptal kararından sonra yeni bir ceza tebliğ edildiyse, iptal kararının idareye ulaştığı tarihi ve yeni cezanın tarihini belgeyle saptayın; iki tarih arasındaki süre ikinci fıkranın ikinci cümlesine göre denetlenir.
8. Zamanaşımı Dolmuşsa Ne Olur? İşlemden Kaldırma, Sübut ve Cezanın İptali
Zamanaşımı dolmuşsa idare, iptal sonrası yeniden ceza verilmesine ilişkin istisna dışında artık disiplin cezası veremez; süre geçtikten sonra verilen ceza hukuka aykırıdır ve iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) madde 127, süreler aşıldığında "ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar" der.
İşlemden kaldırma, zamanaşımı dolan fiil için disiplin kurulunun ceza vermeden dosyayı sonlandırmasıdır. Sübut ise fiilin işlenip işlenmediğinin, işlenmişse hangi tarihte işlendiğinin saptanmasıdır. Zamanaşımı dolmuş bir dosyada sizi ilgilendiren üç sonuç vardır: verilen ceza iptal edilebilir, Danıştay 12. Daire'nin K. 2016/1407 sayılı kararına göre kurulun zamanaşımı gerekçeli ret kararı atamaya yetkili amiri bağlar ve kararda fiilin sabit olduğu yazılmışsa bu tespit ayrıca tartışılabilir.
Bu bölümde anılan Danıştay kararlarının çoğu emniyet personeline ilişkindir; uyuşmazlıklar 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uygulanarak çözülmüştür ve burada yalnız bu maddenin yorumu aktarılır. Kolluk personelinin kendi disiplin düzenlemesi ayrı bir rejimdir.
8.1. Zamanaşımı Dolduktan Sonra Verilen Disiplin Cezası Hukuka Aykırıdır: Kamu Düzeni
Zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkindir; disiplin amirleri bu sürelere uymak zorundadır ve süre aşıldıktan sonra yürütülen soruşturmaya dayanan disiplin cezası hukuka aykırıdır. Bu süreler hak düşürücüdür: iki yıllık süre dolduktan sonra soruşturma sürse bile ceza verilemez. Hak düşürücü süre, dolmasıyla idarenin ceza verme yetkisini sona erdiren süredir.
Danıştay 2. Daire, 06.12.2023 tarihli kararında zamanaşımı sürelerini memur için bir güvence olarak nitelendirdi. Kamu düzeninden kaynaklandıkları için soruşturmayı açmaya yetkili amirleri bağladıklarını, sürelerin geçirilmesinden sonra yapılan soruşturmaya dayanarak verilen cezaların hukuka aykırı olacağını belirtti.
Sizin için sonuç şudur: idarenin fiili öğrendiği tarih ile soruşturmanın başladığı tarih arasında bir ay (çıkarma cezasında altı ay), fiilin işlendiği tarih ile cezanın verildiği tarih arasında iki yıl aşılmışsa ceza, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra verilmiştir. Bu tarihleri belgeyle saptamak, iptal davasındaki zamanaşımı iddiasının temelidir.
8.2. Zamanaşımına Uğrayan Fiilde Sübut Araştırılır mı? Kural, İstisna ve İDDK Yaklaşımı
Danıştay 2. Daire'ye göre kural olarak araştırılmaz: zamanaşımı saptanınca sübut tartışılmadan dosya işlemden kaldırılır. Zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım bağlanmışsa önce sübut, sonra zamanaşımı incelenir.
Danıştay 2. Daire'nin 06.12.2023 tarihli kararına konu olayda disiplin kurulu, komiser yardımcısı hakkında meslekten çıkarma cezası gerektiğini yazmış, ancak 127. maddedeki ceza verme süresi dolduğu için dosyayı işlemden kaldırmıştı. Davacı, kurul kararındaki «meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de» ibaresinin iptalini istedi; idare mahkemesi davayı, bölge idare mahkemesi de başvuruyu reddetti. Danıştay 2. Daire, zamanaşımı varsa sübutun kural olarak tartışılmayacağını, ayrıca idari yaptırım öngörülmüşse önce sübutun ortaya konulacağını belirterek bölge idare mahkemesinin kararını bozdu ve dosyayı yeniden karar için gönderdi. Karar oyçokluğuyla verildi; karşı oylar kararın sonucunu oluşturmaz.
Aynı kural, Danıştay 2. Daire'nin emniyet müdürüne ilişkin 07.03.2024 tarihli kararında şöyle yer alır:
“Kural olarak, zaman aşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zaman aşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zaman aşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zaman aşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir.”
Danıştay 2. Daire, E. 2021/2339, K. 2024/1485, 07.03.2024
Bu yaklaşıma göre zamanaşımı dolmuş bir dosyada idarenin fiili ayrıca tartışması kural değil, istisnadır. İstisnanın örneği 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesidir: hüküm, zamanaşımı yüzünden cezalandırılamayan emniyet mensuplarının başka kurumlara nakledilmesini öngörür. Danıştay 2. Daire, 11.01.2024 tarihli kararında bu hüküm kapsamındaki olayda önce fiilin sübutunun, sonra fiil tarihine göre zamanaşımının incelenmesi gerektiğini belirterek idare mahkemesi kararını bozdu.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) farklı bir sıra izler. İDDK, 25.12.2019 tarihli kararında, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyada önce fiilin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlendiyse hangi tarihte işlendiğinin ve hangi cezayı gerektirdiğinin saptanmasını, ardından fiil tarihine göre zamanaşımının değerlendirilmesini istedi. Sübutu irdelemeden doğrudan zamanaşımı gerekçesiyle dosyanın kapatılması gerektiğini söyleyen idare mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görmeyerek kararı bozdu. Israr kararı, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uymayıp ilk kararını sürdürmesidir.
İDDK, 24.09.2020 tarihli kararında da altı ay kısa süreli durdurma gerektiren bir fiilde aynı gerekçeyle idare mahkemesinin ısrar kararını bozdu. Kararında fiilin sabit olduğu yazılan bir işlemden kaldırma kararı aldıysanız, bu ibareye karşı dava açıp açmayacağınızı 2. Daire ile İDDK yaklaşımları arasındaki farkı gözeterek değerlendirin.
8.3. Kurulun Zamanaşımı Gerekçesiyle Ret Kararı Disiplin Amirini Bağlar mı?
Bağlar: disiplin kurulu fiilin tarihine göre ceza verme süresinin geçtiğini saptayıp ceza teklifini reddederse, atamaya yetkili amir aynı fiil için başka bir disiplin cezası veremez. 657 sayılı Kanun'un 126. maddesi, kurul teklifi reddettiğinde amire 15 gün içinde başka bir disiplin cezası verme serbestisi tanır; Danıştay 12. Daire, ret gerekçesi zamanaşımı olduğunda bu serbestinin kullanılamayacağını şu sözlerle belirtti:
“disiplin kurulunun soruşturmaya konu fiilin tarihi itibarıyla ceza verme zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu değerlendirmesini yaparak teklifin reddine karar vermesi halinde atamaya yetkili amirin aynı fiili esas alarak yetkisi dahilinde bulunan bir başka disiplin cezasını vermesine hukuki olanak bulunmamaktadır.”
Danıştay 12. Daire, E. 2014/518, K. 2016/1407, 16.03.2016
Alıntıladığımız karardaki olayda il disiplin kurulu, fiillerin iki yıl önce işlendiğini ve 127. madde gereği zamanaşımına uğradığını belirterek teklif edilen cezayı 04.03.2008 tarihinde reddetmiş, ardından amir uzman doktora başka bir disiplin cezası vermişti. İlk karar onanmış, karar düzeltme aşamasında onama kaldırılarak bozma yoluna gidilmiştir. Sizin için anlamı şudur: kurul ret kararının gerekçesinde zamanaşımı yer alıyorsa, aynı fiile dayanan sonraki amir cezasına karşı açacağınız davada bu kurul kararını dosyaya sunun.
9. Zamanaşımına Dayanan İptal Davası: Dilekçe, Dava Süresi ve Yürütmeyi Durdurma
Zamanaşımı dolduktan sonra verilen disiplin cezasına karşı, cezanın yazılı bildirimini izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz; zamanaşımını dilekçede iptal sebebi olarak gösterirsiniz.
Mahkeme zamanaşımını kamu düzeni gereği kendiliğinden gözetir, ancak tarihleri gösteren belgeleri dosyaya koymak sizin işinizdir. Dava açmak cezanın uygulanmasını durdurmaz; bunun için yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemeniz gerekir. Disiplin cezasına itiraz yolu ayrı bir rehberin konusudur; bu bölüm doğrudan iptal davasına odaklanır.
9.1. Zamanaşımı İddiası Dava Dilekçesinde ve Savunmada Nasıl İleri Sürülür? Mahkemenin Resen İncelemesi
Zamanaşımını hem soruşturmadaki savunmanızda hem dava dilekçesinde yazılı olarak ve tarihleriyle birlikte ileri sürün. Mahkeme bu iddiayı kamu düzeni gereği kendiliğinden de inceler; tarihler belgeyle gösterildiğinde inceleme kolaylaşır.
Anayasa Mahkemesi'ne göre soruşturmaya başlama ve ceza verme süreleri kamu düzenine ilişkindir ve idari makamlar ile yargı mercilerince resen gözetilmesi zorunludur.
Bu ilke, zamanaşımını savunmada dile getirmemiş olsanız bile mahkemenin konuyu kendiliğinden incelemekle yükümlü olduğu anlamına gelir. Yine de iddiayı soruşturma aşamasında yazılı olarak ileri sürmek, tarihlerin dosyaya erken girmesini sağlar.
Savunmada ve dava dilekçesinde zamanaşımı iddiası şu unsurları taşımalıdır:
- Fiilin işlendiği tarih ve bunu gösteren belge,
- İdarenin fiili öğrendiği tarih (tutanak, kurum kaydı, yazışma),
- Soruşturmanın başladığı ya da soruşturmacının görevlendirildiği tarih ve öğrenme tarihinden itibaren bir aylık (çıkarma cezasında altı aylık) sürenin aşılıp aşılmadığı,
- Cezanın verildiği tarih ve fiil tarihinden itibaren iki yıllık sürenin aşılıp aşılmadığı.
9.2. Zamanaşımına Dayanan İptal Davasında Dava Süresi ve Görevli İdare Mahkemesi
Dava süresi altmış gündür ve cezanın yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden işler. Görevle ilişkinizi kesmeyen disiplin cezalarında dava, görevli bulunduğunuz yerdeki idare mahkemesinde açılır.
DMK madde 127'deki bir ay, altı ay ve iki yıllık süreler idarenin ceza verme yetkisini sınırlar; İYUK madde 7'deki altmış günlük süre ise yazılı bildirimi izleyen günden işleyen dava açma süresidir ve bu iki süre birbirinden ayrıdır.
Dava açmadan önce cezanın kaldırılmasını ya da değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava süresi içinde isteyebilirsiniz. Bu başvuru zorunlu değildir; yapılırsa işlemeye başlamış dava süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava süresi, başvuruya kadar geçen kısım da hesaba katılarak yeniden işler.
Görevinize son verilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme, son görev yaptığınız yer idare mahkemesidir. Bu ayrım 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 33'ün ikinci ve üçüncü fıkralarına dayanır.
Örneğin, disiplin cezası size 10.03.2026 tarihinde yazılı olarak bildirildiyse altmış günlük dava süresi 11.03.2026 tarihinde işlemeye başlar.
9.3. Zamanaşımına Dayanan Davada Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
İstenebilir: dava açmak cezanın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Telafisi güç veya imkânsız zarar ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte gerçekleşirse mahkeme gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.
Zamanaşımı iddiasında açık hukuka aykırılık şartı dosyadaki tarihlerle gösterilir; fiil, öğrenme, soruşturmaya başlama ve ceza tarihlerini gösteren belgeleri yürütmenin durdurulması isteminize ekleyin. Zararın telafisinin güç olacağını da somut olarak açıklayın; iki şarttan yalnız birinin gösterilmesi yetmez.
İYUK madde 28/1'e göre idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez, ancak maddede disiplin hükümlerinin saklı tutulduğu kaydı da bulunur.
9.4. Zamanaşımı İtirazını İçeren Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
Dilekçede tarafları, dava konusu cezayı ve tebliğ tarihini, zamanaşımı hesabını gösteren tarihleri, DMK madde 127 ile aynı süreleri tekrarlayan Disiplin Yönetmeliği hükmüne dayanan hukuki sebebi, yürütmenin durdurulması ve iptal istemini açıkça yazın. Aşağıdaki iskelet yer tutucularla hazırlanmıştır; köşeli parantezleri kendi bilgilerinizle doldurun.
[...] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR
1. Hakkımda [fiil] iddiasıyla disiplin soruşturması yürütülmüş ve [tarih] tarihli işlemle [ceza türü] cezası verilmiştir.
2. İsnat edilen fiil [gg.aa.yyyy] tarihinde işlenmiş, idare fiili [gg.aa.yyyy] tarihinde öğrenmiş, soruşturma [gg.aa.yyyy] tarihinde başlatılmıştır.
3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre öğrenme tarihinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmadığından ve/veya fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediğinden ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
4. Zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkindir ve resen gözetilmelidir.
5. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaktır; işlem açıkça hukuka aykırıdır.
[Tarih]
Davacı [Ad Soyad] [İmza]
Dilekçeye cezanın tebliğ belgesini ve tarihleri gösteren belgeleri ekleyin; dava süresi bu tebliğ tarihini izleyen günden hesaplanır. Çıkarma cezasında soruşturmaya başlama süresi bir ay değil altı aydır; dilekçenin üçüncü maddesini cezanıza göre düzenleyin.
10. Zamanaşımı Konusunda Danıştay Emsal Kararları: Tablo
Zamanaşımı uyuşmazlıklarında yol gösteren Danıştay kararları iki soruda toplanır: süre hangi tarihten başlar ve süre dolmuş dosyada kurul ile mahkeme ne yapmalıdır.
10.1. Zamanaşımı Başlangıcı: Öğrenme Tarihi ve Devam Eden Fiil Kararları
Zamanaşımının başlangıcında iki ayrı tarih belirleyicidir: bir ay ve altı aylık soruşturmaya başlama süresi için öğrenme tarihi, nihayet iki yıllık ceza verme süresi için fiilin işlendiği tarih (657 sayılı Kanun madde 127). Öğrenme tarihi, fiilin işlendiğinin idarece öğrenildiği gündür; devam eden fiil ise bir anda sona ermeyip zaman içinde süren fiildir.
| Künye | Olay | Zamanaşımı yönünden sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire, E. 2016/7005, K. 2018/1353, 29.03.2018 | Diş hekimi hakkında Devlet memurluğundan çıkarma; olay tutanağı 31.03.2014'te kurum kaydına girdi, idare altı ay içinde yazışmalarla soruşturma iradesini ortaya koydu | Danıştay, idare tutanağın kayda girdiği gün haberdar olduğu ve süre içinde soruşturmaya başlandığı için zamanaşımı bulunmadığını belirterek idare mahkemesinin iptal kararını bozdu |
| Danıştay 12. Daire, E. 2012/8803, K. 2015/6562, 07.12.2015 | Üç ayrı fiil için tek disiplin cezası; 24.06.2010 tarihli fiil aynı gün öğrenildi, olur 09.03.2011'de verildi | Danıştay, bir aylık süre geçen fiilin zamanaşımına uğramamış fiillerin soruşturmasına katılamayacağını belirterek iptal kararını gerekçe ekleyerek onadı |
| Danıştay 12. Daire, E. 2021/2798, K. 2024/2873, 04.06.2024 | Sahte lise diplomasıyla 01.02.2016'da atanan memur hakkında 01.03.2018'de işlem; bölge idare mahkemesi iki yılın geçtiğini kabul etmişti | Danıştay, diplomanın idareye sunulmasını devam eden fiil sayıp sürenin temadinin sona erdiği tarihten başlayacağını, zamanaşımının dolmadığını belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu |
Danıştay 12. Daire'nin 2018 tarihli kararında sonucu, tutanağın kurum kaydına girdiği gün ile sonraki yazışma tarihleri belirlemiştir; dosyanızdaki kayıt, tutanak ve yazışma tarihlerini bu nedenle eksiksiz toplayın.
10.2. Zamanaşımı Dolan Dosyada Sübut ve İptal Kararları
Süre geçtikten sonra yapılan soruşturmaya dayanılarak verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır; tartışma, kurulun dosyayı işlemden kaldırırken fiilin sübutunu inceleyip inceleyemeyeceği üzerindedir. Sübut, fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin saptanmasıdır; işlemden kaldırma ise zamanaşımı nedeniyle ceza verilmeden dosyanın kapatılmasıdır.
Danıştay 2. Daire'nin 2023-2025 tarihli kararlarında kural, zamanaşımı tespit edilince sübut tartışılmadan dosyanın işlemden kaldırılmasıdır; zamanaşımına uğrayan fiile ayrıca bir idari yaptırım bağlanmışsa önce sübut incelenir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 2019 ve 2020 tarihli kararlarında önce fiilin işlenip işlenmediğinin ve tarihinin saptanmasını, zamanaşımının bu tarihe göre değerlendirilmesini istemiştir. Emsallerin çoğu emniyet personeline ilişkindir ve 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin yorumunu taşır.
| Künye | Olay | Zamanaşımı yönünden sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 2. Daire, 06.12.2023 | Komiser yardımcısı; kurul zamanaşımı nedeniyle dosyayı işlemden kaldırırken ceza gerektiği kanaatine de yer verdi | Danıştay, süre geçtikten sonraki cezanın hukuka aykırı olacağını, kural olarak sübut tartışılmadan işlemden kaldırma, ayrıca idari yaptırım varsa önce sübut incelemesi gerektiğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozdu (oyçokluğu) |
| Danıştay 2. Daire, 11.01.2024 | Komiser; dinleme talebinde gerçeğe aykırı rapor isnadı; idare mahkemesi fiilin sübuta ermediği görüşüyle iptal etmişti | Danıştay, fiile 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesiyle ayrıca idari yaptırım bağlandığı için önce sübutun, sonra fiil tarihine göre zamanaşımının incelenmesi gerektiğini belirterek idare mahkemesi kararını bozdu |
| Danıştay 2. Daire, E. 2021/2339, K. 2024/1485, 07.03.2024 | 4. sınıf emniyet müdürü; 16 ay uzun süreli durdurma gerekirken dosya zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırıldı | Danıştay, ayrıca idari yaptırım bulunmadığından yargı denetiminin zamanaşımı tespitiyle sınırlı olduğunu belirterek idare mahkemesi kararını bozdu (oyçokluğu) |
| Danıştay 2. Daire, 25.03.2025 | 1. sınıf emniyet müdürü; 6 ay kısa süreli durdurma gerekirken dosyanın ilgili bölümü işlemden kaldırıldı ve sübut kanaati yazıldı | Danıştay, zamanaşımı dolmuşsa sübut tartışılmadan dosyanın kaldırılması gerektiğini belirterek kurul kararını iptal etti (oyçokluğu) |
| Danıştay 2. Daire, 28.03.2025 | 1. sınıf emniyet müdürü; 4 ay kısa süreli durdurma gerekirken aynı biçimde işlemden kaldırma ve sübut kanaati | Danıştay aynı gerekçeyle kurul kararını iptal etti (oyçokluğu) |
| Danıştay İDDK, 25.12.2019 | Komiser; fiil sabit görülüp dosya zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırıldı; idare mahkemesi sübut tespitini hukuka aykırı bulup ısrar etti | İDDK, önce fiilin işlenip işlenmediğinin, hangi tarihte işlendiğinin ve hangi cezayı gerektirdiğinin saptanması gerektiğini belirterek ısrar kararını bozdu (oyçokluğu) |
| Danıştay İDDK, 24.09.2020 | 3. sınıf emniyet müdürü; 6 ay kısa süreli durdurma gerekirken dosya zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırıldı | İDDK, disiplin cezası için önce kusurlu hâlin tespiti gerektiğini belirterek sübut irdelenmeden kaldırmayı arayan ısrar kararını bozdu (oyçokluğu) |
| Danıştay 12. Daire, E. 2014/518, K. 2016/1407, 16.03.2016 | Disiplin kurulu teklifi, fiillerin iki yıl önce işlendiği gerekçesiyle reddetti; amir aynı fiil için başka bir ceza verdi | Danıştay, karar düzeltme üzerine, kurulun zamanaşımı gerekçeli reddinden sonra aynı fiile başka ceza verilemeyeceğini belirterek idare mahkemesi kararını bozdu |
Danıştay 12. Daire, K. 2016/1407 sayılı kararında, disiplin kurulunun fiil tarihi itibarıyla ceza verme zamanaşımının geçtiği değerlendirmesiyle teklifi reddetmesi hâlinde atamaya yetkili amirin aynı fiili esas alarak başka bir disiplin cezası vermesine hukuki olanak bulunmadığı belirtilmiştir.
11. Zamanaşımı ile Karıştırılan Süreler ve Başka Rejimler: Kısa Ayrım
Disiplin dosyasındaki her süre zamanaşımı değildir; savunma, karar ve dava süreleri ile başka meslek gruplarının kuralları 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinden ayrıdır.
11.1. Memurluktan Çıkarma Cezasında Zamanaşımı ve Yüksek Disiplin Kurulu
Devlet memurluğundan çıkarma gerektiren fiilde idare, öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlamalıdır (657 sayılı Kanun madde 127). Ceza, memurun bağlı olduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir (madde 126). Kurulun işleyişi devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali davası konusunun parçasıdır.
11.2. Savunma, Karar Verme ve Dava Süreleri Zamanaşımı Süresi Değildir
Savunma için verilen süre 7 günden az olamaz ve süresinde savunma yapmayan memur bu haktan vazgeçmiş sayılır (657 sayılı Kanun madde 130); ayrıntı disiplin soruşturmasında savunma hakkı konusundadır. 128. maddedeki karar süreleri de ayrıdır. Cezaya karşı dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gündür (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 7).
11.3. Kolluk, Akademik Personel ve Silahlı Kuvvetler Mensuplarında Zamanaşımı
Genel kolluk personeli 7068 sayılı Kanun madde 29'a, hâkim ve savcılar 2802 sayılı Kanun madde 72'ye tabidir. Öğretim elemanlarına ve silahlı kuvvetler mensuplarına ilişkin kurallar bu rehberde incelenmemiştir.
12. Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Zamanaşımı mahkemece resen gözetilir mi?
Zamanaşımı, ilgili ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Soruşturma zamanaşımı ile ceza zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkindir; idari makamlar ile yargı mercilerince kendiliğinden dikkate alınmaları ve uyulmaları zorunludur. Yine de zamanaşımını soruşturma aşamasında ve dava dilekçesinde, öğrenme ve fiil tarihlerini gösteren belgelerle açıkça ileri sürün; itirazın ilk kez dava aşamasında dile getirilmesi, idarenin sonradan ürettiği açıklamalarla karşılaşma ihtimalini artırır.
Ceza davası sürerken disiplin zamanaşımı işler mi?
657 sayılı Kanun'a tabi memur için ceza yargılamasının sürmesi, disiplin zamanaşımını durduran bir sebep olarak düzenlenmemiştir. 127. maddede zamanaşımının durmasına ya da kesilmesine ilişkin bir hüküm yoktur; 131. madde ise aynı olaydan ceza mahkemesinde kovuşturma başlamasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini, memurun mahkûm olup olmamasının da disiplin cezasının ayrıca uygulanmasına engel olmadığını öngörür. Öğretim elemanları için 2547 sayılı Kanun'da, ceza kovuşturmasının bekletici mesele yapılması hâlinde sürelerin duracağına ilişkin ayrı bir kural bulunur.
Soruşturma izni süreci zamanaşımını durdurur mu?
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi zamanaşımının durmasını ya da kesilmesini düzenlemez; soruşturma izni süreci için de bu maddede disiplin zamanaşımını durduran özel bir kural bulunmaz. Aynı olaydan ceza mahkemesinde kovuşturma başlamış olması bile disiplin kovuşturmasını geciktiremediğinden (madde 131), disiplin amirinin bir ay ya da altı aylık süreler içinde disiplin soruşturmasına başlaması gerekir.
İki yıllık ceza verme süresi fiilin işlendiği tarihten mi, öğrenme tarihinden mi başlar?
İki yıllık ceza verme süresi fiilin işlendiği tarihten başlar; öğrenme tarihi yalnız bir aylık ve altı aylık soruşturmaya başlama süreleri için önem taşır (657 sayılı Kanun madde 127). İki süre ayrı ayrı denetlenir ve biri diğerinin yerine geçmez: idare süresinde soruşturmaya başlamış olsa bile fiil tarihinden itibaren iki yıl dolmuşsa disiplin cezası verilemez. Fiil bir anda bitmeyip devam ediyorsa süre, temadinin sona erdiği tarihten başlar.
Zamanaşımına uğramış fiil hakkında dosya sübut incelenmeden mi kapatılır?
Sonuç, fiile ayrıca bir idari yaptırım bağlanıp bağlanmadığına ve Danıştay'ın hangi yaklaşımının uygulandığına göre değişir. Kurulun zamanaşımı tespitiyle birlikte fiilin sübuta erdiği kanaatini yazması 2025 tarihli bazı kararlarda hukuka aykırı bulunmuştur; başka bir yaklaşım ise disiplin cezası için önce kusurlu hâlin tespitini, fiilin işlenip işlenmediğinin ve tarihinin ortaya konulmasını aramıştır. Kurul kararınızda hangi sırayla değerlendirme yapıldığını ve fiile ayrıca bir yaptırım bağlanıp bağlanmadığını dava açmadan önce kontrol edin.
2026 yılında disiplin zamanaşımında ne değişti?
2026 değişikliği 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkindir: 29.01.2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7573 sayılı Kanun'un 3. maddesi bu fıkrayı yeniden düzenlemiştir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık süre korunmuş, cezanın yargı kararıyla iptali hâlinde yeniden ceza verilebilecek süre eklenmiştir; birinci fıkradaki bir ay ve altı aylık süreler değişmemiştir. Daha önce Anayasa Mahkemesi, K. 2025/89 sayılı kararıyla ikinci fıkrayı «kınama cezası» yönünden iptal etmiş ve iptalin Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermişti. Değişiklikten önce başlamış süreçlerde yeni fıkranın etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Disiplin zamanaşımı yalnız 657 sayılı Kanuna tabi memurlar için mi geçerlidir?
127. maddedeki zamanaşımı kuralı 657 sayılı Kanun'a tabi memurlar içindir; başka meslek grupları kendi kanunlarındaki sürelere tabidir. Hâkim ve savcılarda 2802 sayılı Kanun madde 72, meslekten çıkarma ve yer değiştirme gerektirenler dışındaki eylemlerde işlenmeden itibaren üç yıl geçmişse disiplin soruşturması açılamayacağını, eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmişse disiplin cezası verilemeyeceğini öngörür. Yükseköğretim kurumlarında çalışan memurlar hakkında ise 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi uygulanır.
Disiplin amirinin karar verme süresini aşması zamanaşımı mıdır?
Karar verme süresinin aşılması zamanaşımı değildir; 657 sayılı Kanun'un 128. maddesindeki karar süreleri ile 127. maddedeki zamanaşımı süreleri ayrı kurumlardır. 128. madde, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını disiplin amirinin soruşturmanın bittiği günden başlayarak 15 gün içinde vermesini; kademe ilerlemesinin durdurulmasında disiplin kurulunun dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde, memurluktan çıkarmada yüksek disiplin kurulunun dosyanın tevdiinden itibaren azami altı ay içinde karar vermesini öngörür. Ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ise soruşturmaya başlama sürelerine ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık sınıra göre belirlenir.
DAYANAK VE KAYNAKÇA
Mevzuat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 126, 127/2, 128, 130, 131
- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, m. 53
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 8, 11, 27, 28, 33
- 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, m. 72
- 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, m. 29
- Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği, m. 32
Kararlar
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/5, K. 2023/45, 09.03.2023
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/13, K. 2025/89
- Danıştay 12. Daire, E. 2012/8803, K. 2015/6562, 07.12.2015
- Danıştay 12. Daire, E. 2014/518, K. 2016/1407, 16.03.2016
- Danıştay 12. Daire, E. 2016/7005, K. 2018/1353, 29.03.2018
- Danıştay 12. Daire, E. 2021/2798, K. 2024/2873, 04.06.2024
- Danıştay 2. Daire, E. 2021/2339, K. 2024/1485, 07.03.2024
DEĞERLENDİRME
Somut olayınız farklıdır. Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Disiplin cezasının tebliğ tarihini ve fiilin öğrenildiği tarihi iletin; zamanaşımı ve dava süresi dolmadan dosyanızı birlikte değerlendirelim.